Dijital çağın en büyük güçleri, yapay zeka (YZ) ve veri merkezi altyapısı alanında muazzam yatırımlar yapıyor. Ancak yeni bir rapor bu devlerin bilançolarının çok ötesinde, yaklaşık 165 trilyon dolar gibi tahmin edilen 'gizli borçlarla' karşı karşıya olduğunu ortaya koydu.
Wagon üstünde taşınan ve resmi finansal tablolarında yer almayan bu miktarın, şu an için kamuoyuna yansıyan bilançolardaki toplam borcu %122 oranından fazla olduğu belirtiliyor. Bu durum, yatırımcılar devreye girdiğinde oldukça şaşkına dönmelerine neden olabilir.
Veri Merkezi Sözleşmeleri Borca Nasıl Dönüşüyor?
Bu karmaşık yapı ilk bakışta tuhaf gelebilir; zira buradaki 'gizli borç' kavramı, aslında muhasebe uygulamalarının bir sonucu olarak ortaya çıkıyor. Yapay zeka yarışında küresel teknoloji devleri (hiper ölçekli bulut hizmeti sunan şirketler) veri merkezi işletmecileriyle uzun vadeli sözleşmeler imzalıyor.
Bu anlaşmalarda, projeler faaliyete geçtiğinde oluşacak hesaplama kapasitesi (compute) karşılığında büyük ödemeler vaat ediliyor. Ancak Veri Merkezi henüz çalışmaya başlamadığı için bu taahhütler anlık olarak bilançolara işlenemiyor; yani resmi olarak borç listelenmiyor.
Ancak Nikkei Asia gibi finansal kaynakların bildirdiği üzere, tüm yapay zeka projeleri operasyonel hale geldiğinde bu sözleşmeler yürürlüğe girecek ve teknoloji devleri satış yapılsa bile yüksek maliyetli hesaplama hizmeti (compute) için ödemek zorunda kalacaklar.