Dev bir yayın stüdyosu grubu olan Nexstar ile Tegna arasındaki olasıleşen büyük konsolidasyon süreci, mahkeme emri kapsamında yeni ve kritik bir hukuki soru işareti yarattı. Birbirinden farklı medyanın devleri olarak görülen iki şirket arasında gerçekleştiği iddia edilen bu beklenen satın alma sonrası doğan gerilim, şirketin üst düzey yöneticilerinin kurumsal yönetimdeki rolleriyle ilgili ciddi eleştirilerle hararetli bir tartışmaya dönüştü.
Bu hukuki mücadelede, eyalet başsavcıları ile DirecTV gibi taraflardan oluşan bir koalisyon, federal mahkemeye başvurarakNexstar’ın mevcut veya yakın zamanda görev yapmış eski çalışanlarını ya da üst düzey yöneticilerini Tegna yönetimine atamasının yasa dışı olduğunu savunuyor.
Gelişen süreçte öncelikle dikkate alınması gereken husus, Troy Nunley'nin ABD Bölge Mahkemesi Yargıcı tarafından Nisan ayında verilen ve bir ara emri (preliminary injunction) niteliği taşıyan karardır. Bu karar, medya devlerinin satın alma işlemini geçici olarak durdurmuştur. Nexstar bu satışı tamamlamış olsa da, mahkeme işlemlerin taraflar arasında ayrı tutulması için operasyonel ayrılık talep etmiştir.
Savcılıkların ve davanın tarafı olan eyaletlerin dosyaları incelendiğinde temel dayanağı şuydu: Nexstar’ın Tegna işine ilişkin çalışmalarının tamamen bağımsız bir işletme gibi yönetilmesi gerekmektedir. Ayrıca,Nexstar'ın kurumsal prosedürler dahilinde rekabet avantajını sağlayacak hassas bilgilerin paylaşılamamasını sağlaması zorunluluktur.
Haklı olduğu öne sürülen iddia ise bu emrin ihlal edilmiş olabileceğidir ve eleştiriler doğrudan Nexstar CEO’su Perry Sook ile diğer üst düzey yöneticilerinin Tegna yönetimine dahil olması üzerinden yöneltilmektedir. Davacı taraf, Nexstar yöneticilerinin halihazırda Tegna'nın stratejisini belirleme süreçlerine aktif olarak katıldığını ileri sürmektedir.
Savcılıklar;Nexstar yönetiminin paylaştığı ve rekabetçi gücü ortaya çıkaracak hassas bilgileri içeren bütçe tahminlerinin hazırlanmasına dahil olduğunu belirtmişlerdir. Bu tür bilgiler, şirketler bağımsız rakiplerken kesinlikle paylaşılmaması gereken iç verilerdir. Dahası Perry Sook'un Tegna’yı açıkça bir Nexstar iştiraki olarak tanımlaması nedeniyle, üst düzey yönetimin ve yönetim kurulunun bu yönde hareket etmek zorunda kalması gerektiği iddiasını da dile getirmiştir.
Nexstar cephesinden gelen resmi yanıt ise son derece net. Şirket, mahkemenin talep ettiği operasyonel ayrılık düzenlemelerine eksiksiz uymakla yükümlü olduğunu belirtmektedir. Nexstar’ın Tegna'nın yeniden yayın onayı görüşmeleri, içerik kararları veya günlük iş süreçleri üzerinde hiçbir doğrudan etkisi bulunmamaktadır. Şirket, yönetim kurulundaki yöneticilerin varlığının sadece finansal raporlama yükümlülüklerini yerine getirmesine yardımcı olduğu ve bu durumun mahkemenin emriyle tamamen uyumlu olduğunu savunmaktadır.
Bu hukuki çekişme arka planda önemli bir antitröst (tekel yasa) tartışmasını gündeme getirmektedir. Davacı taraf, şirketlerin üst düzey yöneticilerinin rakip firmaların yönetim kurullarında yer almasının, şirketin rakiplerini etkilemesine ve gizli bilgilerine ulaşmasına olanak tanıyarak rekabeti kısıtlayabileceği iddiasındadır. Böyle bir durumun kesinlikle önlenmesi gerekmektedir.
Hukuki süreci derinleştiren talep ise Nexstar'dan düzenli uyum raporları sunması yönündedir. Bu raporlar kapsamında, Tegna yönetim kurulunun hangi tür bilgileri incelediğine dair detaylı cevapların verilmesini istemektedir. Nexstar şu an ön karar emrine karşı bir temyiz yoluna gitmiş olsa da Ninth Devresi bu konuda henüz sözlü savunma tarihi belirlememiştir.
Sektör açısından bakıldığında, Nexstar’ın başarılı olması durumunda şirketin ülke genelinde toplam yaklaşık 260 yayın istasyonunu yöneterek ülkedeki stüdyo grupları arasında en büyük paya ulaşacağı öngörülmektedir. Bu olası devleşme, televizyon ve medya pazarının geleceği üzerinde dramatik etkiler yaratma potansiyeli taşımaktadır.