
Teknoloji
Veri Merkezlerinde Çin Teknolojisi Yasaklı: ABD’den Büyük Darbe
ABD federal iletişim komisyonu optik transcievers dahil Çin menşeli kritik bileşenlerin ithalatına kısıtlama getirme yolunda kararlar alıyor.
Hexcore
3 dk
5 Ağustos 2026

ABD federal iletişim komisyonu FCC, veri merkezlerinin kalbindeki kritik bir bileşenin ithalatına yönelik radikal bir düzenleme üzerinde çalışıyor. Bu kapsamda, Çin menşeli optik geçiş cihazlarının (optik transcievers) kullanımının yasaklanması planlanıyor. Bu cihazlar, elektrik sinyallerini ışık enerjisine dönüştürerek ve tam tersi işleyerek verilerin veri merkezlerinde kesintisiz bir şekilde aktarılmasını sağlıyor.
Veri merkezi mimarlarından Divyansh Kaushik gibi uzmanlar bu teknoloji üzerindeki riskin çok ciddi olduğunu belirtiyor. Yapay zeka odaklı yeni nesil veri merkezlerinin yaygınlaşmasıyla birlikte, tedarik zincirinin başlangıç aşamasında dahi sağlam ve güvenli olması gerekiyor. ABD yönetimi ise bu tür bileşenlerin siber tehditlere açık olduğu endişesi taşıyor; potansiyel olarak verilerin çalınabileceği, zararlı yazılımların sisteme yerleştirilebileceği veya veri merkezi operasyonlarında ciddi kesintilere yol açabileceği korkusu hakim.
Optik transcievers geleneksel bakır kablolara kıyasla çok daha az elektrik enerjisi tüketir ve inanılmaz derecede yüksek veri transfer hızları sunar. Modern bulut mimarisinin verimlili için bu cihazlar hayati öneme sahiptir. Ancak küresel pazardaki büyük payına sahip olan Çinli oyuncular, Amerikan piyasasında baskı altında. Sektörde Lumentum gibi Amerika merkezli üreticiler bulunmasına rağmen, global pazarın yüzde 27'sinde söz sahibi olan Innolight gibi lider firmaların kapasitesi ve ölçeği ABD’deki rakiplerinin yanına yaklaşamıyor.
Bu durum, FCC tarafından son aylarda uygulanan ve Çin merkezli şirketleri veya Çin ile ilişkili kuruluşları hedef alan seride bir adım olarak görülüyor. Zaten 2019 yılından itibaren Huawei ürünlerine yönelik ambargo uygulanıyordu ancak liste genişledi. Geçtiğimiz dönemlerde yurt dışından üretilen drone'ların yasaklanması, sonra yabancı kaynaklı router ve hatta belirli ağırlık ve hız limitlerini aşan robotik cihazlara getirilen kısıtlamalar bu süreci gösteriyor.
Bu yasaklar sadece büyük kurumsal isimleri değil, son kullanıcıyı da etkileyen geniş bir yelpazeyi kapsamaktadır. Örneğin ABD pazarında lider olan iRobot, Xiaomi gibi önde gelen robotik ve elektrikli temizlik markalarının sahipliğinin Çin merkezli varlıklara ait olması nedeniyle Temmuz ayındaki düzenlemeler bu şirketleri de doğrudan hedef aldı.
Gözleme değer ki, ABD yönetiminin asıl stratejisi, potansiyel bir sorunun önceden engellenmesi. Huawei vakası da bunu kanıtladı; bir kere sisteme o kadar derinden yerleşti ki yasaklandığında her bileşenin sistemlerden çıkarılıp yenileriyle değiştirilmesi yıllara mal olan maliyetli ve sancılı bir süreç oldu.
Peki bu kurallara esneklik tanınıyor mu? Evet, şartlı onay mekanizması mevcut. Netgear ve Amazon gibi şirketler, belirli tarihe kadar (örneğin Ekim 2027'ye kadar) yabancı menşeli modellerini piyasada tutabilmek için özel istisnalar alabiliyor.
Buna karşın Çin hükümeti de bu hamlelere karşı sert uyarıda bulundu. Washington büyükelçiliği, ABD'nin ticari toplumlara uygun ve rasyonel bir dil kullanmasını talep ediyor; Aksi takdirde ekonomik çıkarlarına zarar verecek herhangi bir aksiyon alındığında gerekli adımları atacaklarını belirtti. Geçtiğimiz yıl ise Washington’ın Yazılım İhracat Kontrolü (EDA) yasa tasarısına karşılık Çin, nadir toprak elementleri ihracına ambargo getirerek ABD yönetimini geri adım atmaya zorlamıştı.
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
E-posta adresiniz yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar (*) ile işaretlenmiştir.