Hop Aero adlı şirket, Kaliforniya merkezli altı kişilik ve Y Combinator ağına bağlı bir teknoloji girişimi olarak adlandırmış olduğu 'Rook' isimli otonom kargo roketinin ilk teknik detaylarını kamuoyuyla paylaştı. Şirket tarafından tanıtılan bu dev cihazın, standart 40 fit uzunluğundaki bir taşımacılık konteynerinden fırlayabileceği, 550 libre (yaklaşık 250 kilogram) ağırlığındaki yükleri yaklaşık 15 dakikada 750 kilometre mesafeye taşıyabileceği ve herhangi bir pist veya sabit altyapıya ihtiyaç duymadan hazırlanmış zemin üzerine inebileceği iddia ediliyor.
Rook'un tanıtımı yapılırken, bu otuz beş dakikalık görev referans olarak Okinawa’dan Tayvan'a yönlendiriliyordu. Ancak Hop Aero aynı zamanda Rook projesini, savaş alanlarında otonom insansız sistemlerden oluşan sürüler halinde lojistik gücü hızla konuşulabilecek bir yöntem olarak da sunuyor. Şirketin bu yenilikçi sistemi henüz uçuş testi yapmamış durumda ve şu ana kadar sahip olduğu tek devlet finansmanı, Ekim ayında sona erecek 1.25 milyon dolarlık ABD Hava Kuvvetleri tarafından sağlanan bir sözdür.
İddia Edilen Performanslar Arasındaki Gerçekler
Rook’un gerçekleştireceği minimum enerji gerektiren balistik yolculuk arkının yaklaşık 750 kilometrelik mesafeyi kat etmesi için yakma anında saniyede 2,64 kilometre hızına ulaşması ve yaklaşık 181 kilometrede zirve yapması gerekiyor. Bu tür hızlı hesaplamalara göre Rook, uzay sınırını aşan 100 kilometrenin üzerindeki Kármán hattının oldukça yukarısında seyredecek. Balistik uçu gerçekleştiği varsayılan süre alone yaklaşık altı ila yedi dakika sürecek. Böylece iddia edilen toplam on beş dakikalık süre içerisindeki geri kalan sekiz dakikanın itme, yeniden giriş ve iniş aşamalarına ayrıldığı hesaplanıyor.
Yük taşıma kapasitesi açısından bakıldığında standart 40 fit ISO konteyner yaklaşık 12.03 metre iç uzunluğa ve 2.35 metre genişliğe sahip bir alan sunuyor; bu boyutlar, roket aracının fiziksel sınırlarını belirliyor. Bu hızlı lojistik arayışında sektördeki diğer oyuncular da kendi çözümlerini getirmiş durumda.
Rakip Çözümler ve Sektörel Gelişmeler
Hava Kuvvetleri Araştırma Laboratuvarı, Haziran 2021'de Roket Kargo’yu (Rocket Cargo) bir öncü program ilan etmişti. Bu kapsamda SpaceX şirketine Starship teknolojisiyle bu konsept üzerinde çalışması için Ocak 2022’de 102 milyon dolar ödül verilmişti. Aradan geçen süre zarfında bu dev roketin on üçüncü test uçuşunu gerçekleştirmesi gibi büyük adımlar atılmıştı.
Hava Kuvvetleri, mali yıl 2025 bütçe talebindeki ‘Noktadan Noktaya Teslimat’ (Point-to-Point Delivery) kavramı için dört milyon dolar talep ediyor. Ancak Johnston Atoll bölgesindeki yıllık on geri dönüş aracı inişi gibi çevresel incelemeler Temmuz 2025 itibarıyla askıya alınmış durumda. Bu tip operasyonların karşılanması amacıyla Deniz Kuvvetleri ise siber savaş ve tedarik zinciri sorunlarına yenilikçi bir cevap olarak dağıtım noktalarında yedek parçaları üç boyutlu baskı teknolojisiyle üretmeyi gündeme almıştı.
Şirket co-kurucularından Jacob Balaj, daha önceki işinde 18 yıl boyunca Masten Space Systems'in sahibi olduğu ve 600'den fazla dikey inişli kalkış gerçekleştirdiği bir firmada görev yapmıştı. Bu firma bünyesinde geliştirilen Xogdor aracı da noktasaldan noktaya yük taşımacılığı için tasarlanıyordu.
Rook gibi yeni oyuncuların ortaya çıkması beklenirken, sektördeki diğer Y Combinator girişimi olan Inversion Space şirketi de 44 milyon dolarlık Seri A yatırımını almış ve yaklaşık 60 personeli ile sektöre yön vermeye çalışıyor. Bununla birlikte bu şirket tarafından geliştirilen Ray adı verilen deneme modeli ilk testini gerçekleştirememiş olsa da, Hop Aero'nun Oklahoma uzay limanındaki küçük ölçekli bir prototip testi de başarılı bir şekilde tamamlanmış oluyor.