Odysseia'nın Modern Yorumu
Christopher Nolan, bilim kurgu ve gerilimdeki başarılarının ardından klasik Edebiyat eserlerinden yeniden uyarlamalar yaparak dikkatleri üzerine çekti. Özellikle Homeros’un destansı eseri Odysseia için hazırladığı yeni yapımıyla sinema dünyasında fırtınalar estirdi. Filmin ilk çekim görüntüleri henüz yayıldığında, kaynak metne sadık kalması gereken birçok eleştirmen bu uyarlamanın hatalardan yakındı. Ancak her iki görüş de tartışmalı: Homeros’un destanı tarih boyunca sözlü gelenekle zenginleştirilmiş ve farklı şekillerde genişletilmiştir.
Görsel sanatlar ve edebi uyarlamalar alanında sanatsal özgürlüğün tamamen kısıtlanması, eserin ruhuna ihanet etmek anlamına gelebilir. Bu bağlamda Nolan’ın, 600 sayfalık o destansı hikâyeyi üç saatlik bir sinema formatına sığdırırken kendi imzasını atmak için yaratıcı tercihler yapmasının mantıklı olduğu bir gerçek.
Filmin baş kahramanı Odysseia (Matt Damon), Truva Savaşı’nın travmalarından muzdarip, eski hatıraları ile günümüz arasında kaybolmuş bir adam. Afton (Zendaya) rehberliğinde tanrıların oyunlarını aşıyor; Şarkıcılara, devlere, Sikelalar’a ve Tek Gözlü Deveye karşı on yıllık eve dönüş yolculuğunu sürdürüyor. Karayiçesi olan evine döndüğünde ise sadık eşi Penelope (Anne Hathaway) ile genç oğlu Telemahos'un (Tom Holland), canavarlar için kurgulanan bir tehlike altında feryat çığlıklarını engellemeye çalıştığı Tosba'nın kontrolü için saldıran zalim konukların tehdidiyle karşılaşıyor. Bu olayların merkezinde ise Penelope’nin sadakatini ve Odysseia’nın tahtına göz diken, kanlı lider Antinous (Robert Pattinson) yer alıyor.
Ana Karakterlerde Yaşanan Dönüşümler
Nolan'ın Homeros’un baş kahramanlarına yaptığı en çarpıcı değişikliklerden biri Odysseia ve oğlu Telemahos üzerinedir. Orijinal destanda bu ikili arasındaki ilişkide, genç Telemahos oldukça küçümseyici bir tavır sergiler. Annesinden şarkı isteyip sonra onun odayla dönmesini emrederek evin tüm sorumluluğu kendisinde olduğunu söyler. Bu durum Dönemin ataerkil baskısını yansıtan eleştirilere yol açmıştır.

Filmde ise bu roller tam tersine çevrilir. Penelope (Anne Hathaway), oğlunun olgunluk eksikliğinden sıkça onu azarlar ve dürüstlüğünü savunur. Filmin sunduğu daha özgüvenli, kendi kararlarını veren bir Penelope karakteri izleyici karşısına çıkıyor.
Sinifik İsimler ve Olayların Yeniden Yorumlanması
Nolan’ın hikâyeye kattığı bazı figürlerin kökenleri destansı kaynaklar arasında değişiklik gösterir. Örneğin, Truva atını kurgulayan Yunan askerü Sinifik karakteri Homeros'un eserlerinde geçmemektedir; bu isim Virgil’in Aeneidinden alınmıştır. Filmin Elliot Page tarafından canlandırılan bu karakteri ise Odysseia’nın bir nevi yörük çocuğu olarak yeniden yorumlanmış ve görevleri, Antinous adına kurgulanarak trajik sonunu yaşamıştır.
Destandaki Helen Truva ve Clytemnestra gibi figürler de Nolan'ın dünyasında farklı yönler kazanmıştır. Filmde kardeş olan bu iki karakter, destanda akraba olmalarına rağmen fiziksel özellikleri daha çarpıcı hale getirilmiş; Truva’yı yakan on bin geminin şerefi nedeniyle Helen yüzünde belirgin bir sakatlık olarak resmedilmiştir.

Göçmenlerin ve Tehlikelerin Tanımı
Hunger odaklı devler olan Laestrygonlar, Homeros'un destanında gerçekten var değildi. Aşk Odysseia ekibiyle çatışan bu canavarlar aslında Poseidon’dan türeyen insan yiyici bir ırktı. Destanda bu Laestrygonlar büyük kayalarla gemilere saldırarak dizlerinin on ikisi arasındakilerden eğilmesini sağlardı. Ancak Nolan, bu devleri ormanları manipüle ederek yakalanmış ve kafeslere hapsedilmiş dev zırhlı şövaleler şeklinde tasvir etti ve Odysseia’nın üç gemisinden ikisini yok etmeyi başardı.
Dahası filmde Phaeacia halkı ile yaşanan bir kesişme, hikâyenin özüne ulaşması nedeniyle çıkarılmıştır. Orijinal metinde deniz yolculukları sırasında Odysseia ekibi, güçlü tekneleriyle ünlü Phaeacia’lar ve ardından evine dönmeyi unutarak lotus çiçeklerini tüketen 'Lotus Yiyicileri' ile karşılaşırdı. Bu önemli bölümler filmde yer almaz; bu boşluğu doldurmak için Filmin baş kahramanı Odysseia’ya eve gitme arzusunu unutturan Lotus çiçeğini Calypso (Charlize Theron) sunar.
Odysseia'nın en zekice çıkış hikâyesi olan Tek Gözlü Deve Polyphemus ile yaşanan olay da yeniden kurgulanır. Destanda Odysseia’nın kendisini 'Kimse' olarak tanıtarak kör etmesi ve ardından kurtulması anlatılırken, filmde bu klasik hayatta kalma mücadelesi modern bir sinematik dille yeniden uyarlanmıştır.