New York borsası, haftanın ilk işlem gününe yükselişle başladı. Açılışta Dow Jones endeksi 250 puanın üzerinde değer kazanarak yüzde 0,48 artışla 52.301,92 puana çıktı. S&P 500 endeksi yüzde 0,07 artışla 7.770,81 puana, Nasdaq endeksi ise yüzde 0,14 yükselişle 27.161,19 puana ulaştı. Piyasalardaki pozitif seyrin arkasında ise ABD ile İran arasında olası bir diplomatik temasın yarattığı iyimserlik var.

Diplomatik temas neden piyasaları hareketlendirdi?

ABD Başkanı Donald Trump'ın, bu hafta Birleşmiş Milletler Genel Kurulu için New York'ta bulunması beklenen İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile görüşmeye açık olduğunu belirtmesi, Orta Doğu'daki gerilimin azalabileceğine ilişkin beklentileri artırdı. Bu açıklama, pay piyasalarında açılışta pozitif bir seyir izlenmesine neden oldu. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio da NBC News'e verdiği röportajda, Başkan Trump'ın genel olarak "herkesle" görüşmeye açık olduğunu ve planlanmış bir görüşme olmasa da İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile de görüşmeye açık olduğunu söyledi. Rubio'nun bu sözleri, diplomatik kanalların açık olduğu yönündeki algıyı güçlendirdi.

Hürmüz Boğazı iddiası petrolü nasıl etkiledi?

Öte yandan uluslararası basında, İran'ın, ABD'nin deniz ablukasını kaldırması ve diplomasiye dönmesi halinde Hürmüz Boğazı'nı 7 gün içinde yeniden açmaya hazır olduğunu Washington'a ilettiği iddia edildi. Bu haber, küresel enerji piyasalarında önemli bir rahatlama yarattı. ABD ile İran arasında diplomatik temas ihtimalinin petrol fiyatlarını aşağı yönlü etkilemesiyle Brent petrolün varil fiyatı 100 doların altına geriledi. Petrol fiyatlarındaki düşüş, enflasyon baskılarını hafifleterek hisse senedi piyasalarına destek verdi.

Tahvil faizleri ve borsa arasındaki denge ne durumda?

ABD'nin 10 yıllık Hazine tahvili faizi yüzde 5'in altında seyrini sürdürdü. Tahvil faizlerindeki bu seyir, risk iştahını destekleyerek borsalardaki yükselişi pekiştirdi. Yatırımcılar, jeopolitik risklerin azalmasıyla birlikte daha riskli varlıklara yönelirken, tahvil talebindeki dengeli seyir faizlerin kontrol altında kalmasını sağladı.

Piyasa uzmanları ne bekliyor?

Analistler, önümüzdeki günlerde ABD-İran arasındaki olası görüşmelerin seyrinin piyasalar için belirleyici olacağını vurguluyor. Diplomatik temasların somut bir anlaşmaya dönüşmesi halinde petrol fiyatlarında daha fazla düşüş ve borsalarda ek yükseliş görülebileceği belirtiliyor. Ancak görüşmelerin başarısız olması durumunda jeopolitik risklerin yeniden artabileceği ve piyasalarda dalgalanmanın yaşanabileceği ifade ediliyor.

Türkiye piyasaları bu gelişmelerden nasıl etkilenir?

Küresel piyasalardaki iyimserlik, gelişmekte olan ülke borsaları için de olumlu bir zemin oluşturuyor. Brent petrolün 100 doların altına gerilemesi, Türkiye'nin enerji ithalat maliyetlerini düşürerek cari açık üzerindeki baskıyı hafifletebilir. Ayrıca ABD 10 yıllık tahvil faizinin yüzde 5'in altında kalması, Türkiye gibi yüksek getirili varlıklara olan talebi artırabilir. Borsa İstanbul'da jeopolitik risklerin azalmasıyla bankacılık ve enerji hisselerinde hareketlilik görülebilir. Ancak uzmanlar, İran ile ABD arasındaki görüşmelerin henüz kesinleşmediğini ve piyasaların haber akışına duyarlı olmaya devam edeceğini hatırlatıyor.

New York borsasındaki yükseliş, küresel risk algısındaki iyileşmenin bir yansıması olarak öne çıkıyor. Diplomatik açıklamalar ve Hürmüz Boğazı'na ilişkin iddialar, enerji fiyatları üzerinden piyasalara yön verirken, yatırımcılar gözlerini Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'ndaki olası temaslara çevirmiş durumda.