Julia Loktev, beş saatlik ilk filmi My Undesirable Friends: Part I – Last Air in Moscow ile Rusya'daki bağımsız gazetecilerin hikayesini anlatmıştı. Şimdi ise yönetmen, devam filmi My Undesirable Friends: Part II – Exile ile bu kez sürgüne zorlanan muhabirlerin dünyanın dört bir yanına dağılmış yaşamlarına odaklanıyor. 355 dakikalık bu belgesel, beş bölümden oluşuyor ve izleyiciyi Varşova'dan İstanbul'a, Prag'dan Tel Aviv'e uzanan bir yolculuğa çıkarıyor.
- Film, 2022 Şubat'ında Rusya'nın Ukrayna'yı işgalinin ardından ülkeyi terk etmek zorunda kalan gazetecilerin hikayesini anlatıyor.
- Loktev, çekimlere iPhone X ile başladı ve süreç onu öngörülemez bir noktaya taşıdı.
- Belgesel, sürgündeki muhabirlerin etik ikilemlerini ve yeni ülkelerdeki geçicilik hissini derinlemesine işliyor.
Belgeselin hikayesi nerede başlıyor?
Film, ilk bölümdeki olayların beş dakikalık hızlı bir özetiyle açılıyor. Bu özet, hem izleyicinin karakterleri yeniden tanımasını sağlıyor hem de filme anında bir gerilim katıyor. TV RAIN gibi bağımsız kuruluşlarda çalışan genç gazeteciler, savaş suçlarını haberleştirdikleri için yabancı ajan ilan edilmişti. Şubat 2022'deki işgalin ardından ellerinde sadece küçük bavulları ve üzerlerindeki kıyafetlerle Moskova'dan kaçmak zorunda kaldılar.
Bu gazeteciler, kendilerine geçici sığınak sağlayan her ülkeye gidiyor. Ancak her yeni ülkenin politikaları, onların kendi ülkeleriyle karşılaştırıldığında farklı etik soruları beraberinde getiriyor. Loktev, bu süreçte karakterlerin inançlarının mikroskop altına alındığı bir anlatı kuruyor. Ukrayna ve Rusya arasındaki bölünmüşlükte, hem filmdeki özneler hem de eleştirmenler bu inançları sorguluyor.
Sürgündeki gazeteciler hangi zorluklarla karşılaşıyor?
Letonya'dan yayın yapmaya başlayan bazı muhabirler için her etkileşim artık bir geçicilik hissi taşıyor. Yazarlar, muhabirler ve podcast yapımcıları, söyledikleri her kelimenin etkisini düşünmek zorunda. Kendi ülkelerinin eylemlerindeki olası suç ortaklıklarını sorgulayan bu kişiler, çizginin dışına adım attıklarında daha fazla sınır dışı edilme riskiyle karşı karşıya. Güçlülere gerçeği söylemek artık hiç olmadığı kadar riskli.
Loktev ve yardımcı editör Michael Taylor, bu zorlu hikayeyi sohbet havasında bir epik olarak kurgulamış. Her dönemeçte büyük riskler barındıran bu anlatı, izleyiciyi karakterlerin yaşamlarına dahil ediyor. İlk filmdeki öznelerin yanı sıra yeni katılanlar da bu karmaşık insan mozaiğinin parçası. Canlı, tuhaf, kararlı, güzel ve aşık olan bu insanlar, imkansız kişisel ve profesyonel kilitlenmelerin içinde sıkışmış durumda.
Film neden bu kadar uzun ve bu süre gerekli mi?
355 dakikalık süre, ilk bakışta göz korkutucu görünebilir. Ancak Loktev'in anlatımı, her sahnenin devasa risklerle dolu olduğu bir atmosfer yaratıyor. İlk film yalnızca altı aylık bir dönemi kapsarken, devam filmi sürgün sürecinin çok daha geniş bir zaman dilimini ele alıyor. Bu geniş zaman aralığı, karakterlerin dönüşümünü ve yeni hayatlarına uyum süreçlerini daha derinlemesine gözlemleme fırsatı sunuyor.
Belgesel, Rusya'daki otoriterleşmenin medya üzerindeki etkisini gözler önüne sererken, aynı zamanda göçmen belirsizliğinin psikolojik yükünü de taşıyor. Her karakter, kendi etik sınırları ile yeni ülkelerinin politik gerçekleri arasında sıkışmış durumda. Bu durum, filme hem politik hem de kişisel bir derinlik kazandırıyor.
Türkiye'de gösterim ne zaman?
Filmin Türkiye'deki gösterim tarihi henüz açıklanmadı. Ancak belgeselin festival yolculuğu, uluslararası platformlarda gösterim şansını artırabilir. Türkiye'deki bağımsız sinema salonları ve festivaller, bu tür yapımlara ev sahipliği yapmasıyla biliniyor. İstanbul'un filmdeki konumu ise, Türk izleyiciler için ayrı bir bağ kurma noktası oluşturabilir.
My Undesirable Friends: Part II – Exile, sadece bir belgesel değil; aynı zamanda modern gazeteciliğin karşı karşıya olduğu varoluşsal krizin çarpıcı bir portresi. Loktev, iPhone X ile başladığı bu yolculukta, dijital çağda gerçeğin peşinde koşmanın bedelini tüm çıplaklığıyla gösteriyor.