

Türkiye'nin yerli ve milli imkanlarla geliştirdiği hızlı tren projesinde kritik bir eşik aşıldı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye Raylı Sistem Araçları Sanayii AŞ (TÜRASAŞ) tarafından yürütülen çalışmalara ilişkin yaptığı yazılı açıklamada, ilk milli hızlı tren setinin test süreçlerinin başarıyla devam ettiğini ve ikinci setin üretimine başlandığını duyurdu. Böylece Türkiye, raylı sistemler tarihinde ilk kez hızlı tren setlerinde seri üretim aşamasına geçmiş oldu.
Bakan Uraloğlu'nun verdiği bilgilere göre, saatte 225 kilometre işletme hızına sahip ilk milli hızlı tren seti, dinamik seyir emniyeti testleri kapsamında saatte 250 kilometre hıza ulaştı. Bu testler, trenin yüksek hızlarda güvenli seyir kabiliyetini ve dinamik stabilitesini doğrulamayı amaçlıyor. İlk setin testleri başarıyla sürerken, ikinci setin üretimine geçilmesi projenin takvimine uygun ilerlediğini gösteriyor.
Uraloğlu, milli hızlı tren üretiminin belirlenen program doğrultusunda süreceğini belirterek, 2027'de 7 ve 2028'de 7 olmak üzere iki yılda toplam 14 milli elektrikli hızlı tren seti üretmeyi hedeflediklerini açıkladı. Her bir set 8 araçtan oluşuyor ve 577 yolcu kapasitesine sahip. Tren setleri, yerli mühendislik kabiliyetleriyle geliştiriliyor. Projenin en kritik bileşenlerinden Tren Kontrol ve Yönetim Sistemi ile Cer Sistemi, ASELSAN işbirliğiyle yerli ve milli olarak tasarlanıp üretiliyor. Bu işbirliği, Türkiye'nin raylı sistemlerde dışa bağımlılığını azaltma hedefinin somut bir adımı olarak öne çıkıyor.
Seri üretimin, Türkiye'nin ilk hızlı tren fabrikasının devreye alınmasıyla birlikte yeni tesiste süreceğini vurgulayan Uraloğlu, 18 bin metrekarelik alanda inşa edilen fabrikada yüzde 90 seviyesine gelindiğini kaydetti. Fabrika tamamlandığında milli hızlı tren setlerinin üretim, montaj ve test süreçleri tek çatı altında gerçekleştirilecek. Yeni tesis, ayda bir hızlı tren üretebilme kapasitesine sahip olacak. Bu kapasite, Türkiye'nin hızlı tren filosunu kısa sürede büyütmesine olanak tanıyacak.
Milli hızlı tren projesi, Türkiye'nin ulaşım altyapısında dışa bağımlılığı azaltma ve yüksek katma değerli üretim hedefleri açısından kritik bir yere sahip. Yerli mühendislik kabiliyetleriyle geliştirilen setler, hem ekonomik hem de teknolojik bağımsızlık açısından önemli bir kazanım olarak değerlendiriliyor. ASELSAN gibi savunma sanayii kökenli bir şirketin kritik alt sistemlerde rol alması, projenin teknoloji transferi ve yerli ekosistem oluşturma potansiyelini güçlendiriyor. Seri üretimle birlikte maliyetlerin düşmesi ve ihracat fırsatlarının doğması da uzun vadeli hedefler arasında.
Bakan Uraloğlu'nun açıklamalarına göre, ilk setin testleri devam ediyor ve seri üretim 2027-2028 döneminde planlanıyor. Dolayısıyla milli hızlı trenlerin yolcu taşımacılığında hizmete girmesi için önümüzdeki yılları beklemek gerekiyor. Şu an için trenlerin hangi hatlarda kullanılacağına dair resmi bir açıklama bulunmuyor. Ancak projenin tamamlanmasıyla birlikte Türkiye'nin mevcut YHT hatlarında yerli setlerin de yer alması bekleniyor. Fiyatlandırma veya bilet tarifelerine ilişkin bir bilgi ise henüz paylaşılmadı.
Türkiye'nin ilk hızlı tren fabrikasının tamamlanması ve seri üretimin başlaması, ülkenin raylı sistemler alanındaki iddiasını ortaya koyuyor. Önümüzdeki süreçte fabrikanın devreye girmesiyle birlikte üretim hızının artması ve milli trenlerin raylara inmesi bekleniyor.
Jeopolitik gerilimler ve iklim krizi, elektrikli ve hidrojenli ulaşım çözümlerine yönelimi hızlandırıyor.
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
E-posta adresiniz yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar (*) ile işaretlenmiştir.



