İngiltere ve Galler'de destekli ölüm uygulamasının yasallaşması durumunda ortaya çıkabilecek tabloya ilişkin yeni bir değerlendirme yayımlandı. Sağlık ve Sosyal Bakım Bakanlığı'nın güncellediği hesaplamalar, uygulamanın ilk 10 yılında beklenen ölüm sayısının önceki merkezi tahminin neredeyse iki katına çıkabileceğini gösteriyor. Hükümet yetkilileri, merkezi tahmini yaklaşık 13 bin 500'den 25 binin üzerine çıkarırken, en yüksek senaryo da 28 bin 300'den 47 bin 300'ün üzerine revize edildi.
- İlk 10 yılda beklenen destekli ölüm sayısı merkezi tahminle 25 bini aşacak.
- Yeni Zelanda verileri baz alındığında 10 yıllık toplam 81 bin 524'e ulaşabilir.
- Parlamento, yasa tasarısını gelecek hafta oylayacak; uygulamanın Nisan 2031'de başlaması planlanıyor.
Yeni Zelanda senaryosu ne söylüyor?
Yeni değerlendirmede dikkat çeken en çarpıcı senaryo, başvuru oranlarının Yeni Zelanda'daki seviyelere ulaşması halinde ortaya çıkıyor. Bu durumda ilk 10 yılda 81 bin 524 destekli ölüm gerçekleşebileceği, yalnızca 10. yılda ise bu sayının 9 bin 810'a ulaşabileceği öngörülüyor. Yetkililer, önceki hesaplamalarda yalnızca ABD'nin Oregon eyaletinden elde edilen verilerin kullanıldığını, ancak tek bir yargı bölgesine dayanmanın yeterli kanıt sağlamadığını belirtti. Bu nedenle yeni modele Yeni Zelanda verileri de dahil edildi.
Hesaplama yöntemi neden değiştirildi?
Bakanlık raporunda, önceki hesaplamalarda kullanılan en az beş yıllık deneyim şartının iki yıla indirildiği açıklandı. Bu değişiklik, uygulamanın ilk yıllarındaki verilerin de modele dahil edilmesine olanak tanıdı. Ayrıca, farklı ülkelerdeki uygulama oranlarının karşılaştırılmasıyla daha kapsamlı bir analiz yapıldığı ifade edildi. Yeni yöntem, yalnızca Oregon verilerine dayanan önceki tahminlerin eksik kalabileceği endişesini de ortadan kaldırmayı hedefliyor.
Yasa tasarısı ne zaman oylanacak?
Parlamento, Ölümcül Hastalığı Bulunan Yetişkinler (Yaşamın Sonu) Yasa Tasarısı'nı gelecek hafta oylayacak. Düzenleme, yaşam beklentisi altı ay veya daha az olan yetişkinlerin destekli ölüm talebinde bulunmasına imkan tanıyacak. Başvuruların iki doktor ve çok disiplinli bir kurul tarafından onaylanması gerekecek. Tasarının Nisan 2031'de yürürlüğe girmesi bekleniyor. Bu süreç, hem sağlık sisteminin hazırlanması hem de etik tartışmaların netleştirilmesi için bir geçiş dönemi sağlayacak.
Maliyet hesabı nasıl değişti?
Yetkililerin hesaplarına göre, destekli ölüm hizmetinin yıllık maliyeti uygulamanın 10. yılında 46,6 milyon sterline ulaşacak. Başvuru başına ortalama maliyetin ise yaklaşık 4 bin 470 sterlin olması bekleniyor. Değerlendirmede bazı maliyetlerin hesaplamaya dahil edilmediği de belirtildi. Bunun yanında, sağlık, sosyal bakım, emekli maaşı ve yardımlar kapsamında kullanılmayacak kaynakların yıllık değerinin 155,6 milyon sterline ulaşabileceği tahmin ediliyor. Ancak yetkililer, bu rakamın doğrudan bütçe tasarrufu olarak değerlendirilmemesi gerektiğini, NHS ve yerel yönetimlerde ortaya çıkabilecek kapasitenin başka hastalara yönlendirilebileceğini vurguladı.
Eşitsizlik ve savunmasız gruplar için endişeler neler?
Raporda, yoksulluk ve başka koşulların etnik azınlıklara mensup bazı kişileri maddi sıkıntılardan veya istismardan kaçış amacıyla destekli ölüme yöneltebileceği uyarısı yapıldı. Bu durum, uygulamanın güvenli ve eşitlikçi bir şekilde hayata geçirilmesi için ek önlemler alınması gerektiğini ortaya koyuyor. Uzmanlar, özellikle savunmasız grupların korunması için bağımsız denetim mekanizmalarının ve psikososyal destek hizmetlerinin kritik önemde olduğunu belirtiyor.
Türkiye'de durum ne?
Türkiye'de destekli ölüm uygulaması yasal değil ve bu konuda kamuoyunda geniş bir tartışma yürütülmüyor. İngiltere'deki gelişmeler, özellikle sağlık etiği ve yaşam hakkı tartışmaları açısından yakından izleniyor. Türkiye'deki sağlık otoriteleri ve sivil toplum kuruluşları, bu tür düzenlemelerin ülke gündemine gelmesi durumunda benzer etik ve hukuki tartışmaların yaşanabileceğini öngörüyor. Ancak şu an için Türkiye'de böyle bir yasal düzenleme çalışması bulunmuyor.