Hazine ve Maliye Bakanlığı, Tera Yatırım'ın hâkim hissedarı Emre Tezmen ile Bakan arasında şahsi bir ilişki olduğu iddialarına sert bir yanıt verdi. Bakanlık, yazılı açıklamasında söz konusu iddiaların gerçek dışı olduğunu ve Bakan'ın adının bir kişi tarafından itibar kazanmak amacıyla kullanıldığını belirtti.
- Bakanlık, Bakan ile Emre Tezmen arasında hiçbir iş ilişkisi, ortaklık veya ticari bağ bulunmadığını açıkladı.
- Bakan'ın 2000-2007 yılları arasında Merrill Lynch'te çalıştığı, bu görevin ticari ilişki kurma yetkisi içermediği vurgulandı.
- Bakanlık, gerçek dışı iddialara karşı hukuki haklarının saklı olduğunu duyurdu.
Tartışma, Cumhuriyet gazetesi yazarı Barış Terkoğlu'nun bugünkü köşe yazısıyla alevlendi. Terkoğlu, MASAK eski Başkan Yardımcısı Ramazan Başak'ın Tera Yatırım hakkında savcılığa yaptığı suç duyurusunda yer alan ifadeleri paylaştı. Başak'ın 30 Temmuz 2025'te CİMER'e, 5 Ocak 2026'da ise İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvurduğu öne sürüldü.
İddiaların merkezinde ne var?
Terkoğlu'nun aktardığına göre Başak, dilekçesinde Tera Yatırım'ın ve grup şirketlerinin korunduğunu düşündüğünü belirterek, Emre Tezmen'in birçok konuşmasında Hazine ve Maliye Bakanı ile çok yakın arkadaş olduğunu, İngiltere'de birlikte işleri bulunduğunu söylediğini iddia etti. Bu iddialar, fon krizi yaşanmadan 14 ay önce yapılan bir başvuruya dayandırıldı.
Bakanlık ise bu iddiaları kesin bir dille reddetti. Açıklamada, "Sayın Bakanımızın adı geçen aracı kurumla ya da bu kurumun sahip ve yöneticileriyle, İngiltere'de veya başka herhangi bir yerde, kamu görevi öncesinde ya da sonrasında hiçbir iş ilişkisi, ortaklığı veya ticari bağı olmamıştır" denildi.
Bakanlık hangi savunmayı yaptı?
Bakanlık, Bakan'ın 2000-2007 yılları arasında Merrill Lynch'in araştırma biriminde görev yaptığını hatırlatarak, bu görevin herhangi bir kurumla ticari ilişki kurma veya iş verme yetkisi içermediğini vurguladı. Merrill Lynch gibi küresel bir bankanın Türkiye'deki birçok aracı kurumla kurumsal düzeyde çalışmış olmasının, Bakan ile herhangi bir kişi arasında iş ilişkisi bulunduğu anlamına gelmeyeceği belirtildi.
Açıklamada ayrıca, "Bir kişinin kendine itibar ya da nüfuz izlenimi kazandırmak için Sayın Bakanımızın adını kullandığı iddiası, Bakanımızla herhangi bir ilişki bulunduğunu göstermez. Böyle bir durum söz konusuysa sorumluluğu o kişiye aittir" ifadelerine yer verildi. Bakanlık, gerçek dışı iddialara karşı hukuki haklarının saklı olduğunu da ekledi.
Piyasalar ve kamuoyu nasıl etkilendi?
Tera Yatırım ve grup şirketlerine yönelik iddialar, sermaye piyasalarında yakından takip ediliyor. MASAK eski Başkan Yardımcısı gibi kritik bir ismin suç duyurusu, denetim mekanizmalarının işleyişi açısından da dikkat çekiyor. Bakanlığın açıklaması, kamu görevlilerinin adının ticari ilişkilerde kullanılmasına karşı net bir duruş sergiliyor.
Türkiye bağlamında ne anlama geliyor?
Türkiye'de finansal piyasaların şeffaflığı ve düzenleyici kurumların bağımsızlığı sıkça tartışılan konular arasında. Bu tür iddialar, yatırımcı güvenini ve piyasa istikrarını doğrudan etkileyebiliyor. Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın hızlı açıklaması, kamuoyundaki spekülasyonları önlemeye yönelik bir adım olarak yorumlanıyor. Ancak iddiaların yargıya taşınması ve sürecin nasıl ilerleyeceği merak konusu.
Bakanlık açıklamasının tam metninde, "Bugün bir gazetede yayımlanan köşe yazısında, bir şahsın dilekçesinde başka bir kişiye atfettiği sözlerden hareketle Sayın Bakanımız hakkında gerçek dışı imalarda bulunulmuştur" ifadesi kullanıldı. Açıklama, 24 Eylül 2026 tarihli basın duyurusu olarak paylaşıldı.
Sürecin hukuki boyutu ve olası yansımaları, önümüzdeki günlerde atılacak adımlarla netlik kazanacak. Kamuoyu, hem iddiaların hem de Bakanlık savunmasının takipçisi konumunda.