ABD Merkez Bankası Fed'in üç yıllık anket verilerine göre, 2022-2025 döneminde ülke ekonomisi yıllık ortalama yüzde 2,5 büyüdü. Ancak bu büyüme, hanehalklarının finansal sağlığına eşit yansımadı. İşsizlik oranı yüzde 3,7'den yüzde 4,2'ye yükselirken, tüketici enflasyonu ortalama yüzde 3,6 oldu. Gelir dağılımının alt kesimlerinde kazançlar sınırlı artarken, üst gelir gruplarında gerileme kaydedildi.
- Reel medyan aile geliri yüzde 7 artışla 82 bin 200 dolara çıktı.
- Reel ortalama aile geliri yüzde 6 düşüşle 145 bin 200 dolara indi.
- Borç servisi yükü yüksek ailelerin oranı yüzde 6,5'ten yüzde 8,6'ya fırladı.
Medyan ve ortalama gelir neden ayrıştı?
Fed'in verileri, medyan ve ortalama gelir arasındaki makasın açıldığını gösteriyor. Reel medyan aile geliri yüzde 7 artarak 82 bin 200 dolara ulaşırken, reel ortalama aile geliri yüzde 6 azalarak 145 bin 200 dolara geriledi. Bu ayrışma, yüksek gelirli grupların kazançlarındaki düşüşün ortalamayı aşağı çekmesinden kaynaklanıyor. Medyan gelirdeki artış ise orta ve alt gelir gruplarının durumunun kısmen iyileştiğine işaret ediyor.
Servet tarafında ise farklı bir tablo var. Medyan aile net serveti reel olarak yüzde 2 artışla 215 bin 900 dolara yükselirken, ortalama net servet yüzde 7 artışla 1,24 milyon dolara ulaştı. Bu durum, servet birikiminin üst gelir gruplarında daha hızlı arttığını ortaya koyuyor.
Borsa ve emeklilik birikimleri nasıl etkilendi?
Sermaye piyasalarına doğrudan ve dolaylı katılım oranı yüzde 58'den yüzde 56'ya geriledi. Buna karşın portföyünde hisse senedi bulunduran ailelerin medyan varlık değeri yüzde 36 artışla 77 bin 400 dolara çıktı. Emeklilik planlarına katılım oranı yüzde 65'e yükselirken, bu hesaplarda biriken ortalama ve medyan tutarlar da arttı. Bu veriler, piyasalara katılım azalsa bile mevcut yatırımcıların varlıklarının değer kazandığını gösteriyor.
Borç yükü neden alarm veriyor?
Toplumsal ölçekte herhangi bir borcu bulunan ailelerin oranı yüzde 77'de yatay seyrederken, borç stokunun medyan ve ortalama büyüklüklerinde kayda değer bir değişim gözlenmedi. Ancak borç servisi ödemeleri toplam gelirinin yüzde 40'ını aşan hanehalklarının oranı yüzde 6,5'ten yüzde 8,6'ya yükseldi. Bu oran en son 2013 yılında bu seviyelerde kaydedilmişti. Yani gelir artışına rağmen borç geri ödeme yükü, bazı aileler için ciddi bir risk oluşturuyor.
Gayrimenkul servetin ana bileşeni olmayı sürdürüyor mu?
Ülke genelinde ev sahipliği oranı yüzde 66 ile dengeli görünümünü korudu. Mülk sahibi olan ailelerin medyan net konut değeri 218 bin 900 dolardan 230 bin dolara yükseldi. Bu, gayrimenkulün haneler için en önemli servet bileşeni olma niteliğini sürdürdüğünü teyit ediyor. Özellikle orta gelirli aileler için konut, finansal varlıklardan daha istikrarlı bir birikim aracı olarak öne çıkıyor.
Türkiye için ne anlama geliyor?
Fed'in bu raporu, küresel ekonomide benzer eğilimlerin yaşanabileceğine dair sinyaller veriyor. Türkiye'de hanehalkı borçluluğu ve gelir dağılımı yakından izleniyor. Ancak bu veriler doğrudan Türkiye'yi kapsamıyor; Fed'in anketi yalnızca ABD'deki ailelerin finansal durumunu yansıtıyor. Yine de borç servis yükünün artması, enflasyon ve faiz ortamında benzer risklerin diğer ülkelerde de görülebileceğine işaret ediyor.