
Sinema
Dustin Hoffman, The Graduate Çekimlerini 'Berbat Bir Deneyim' Olarak Nitelendirdi
Dustin Hoffman, hayatını değiştiren The Graduate filminin çekimlerini 'berbat bir deneyim' olarak nitelendirdi.
Hexcore
3 dk
Veri Ağına Aktar

Dustin Hoffman, 1967 yapımı The Graduate (Aşk Mevsimi) filminde Benjamin Braddock karakterini canlandırarak kariyerinin dönüm noktasını yaşadı. Ancak oyuncu, hayatını değiştiren bu filmin çekim sürecinin kendisi için hiç de kolay geçmediğini açıkladı. The New Yorker için kaleme aldığı denemede Hoffman, Mike Nichols yönetmenliğindeki filmin setinde yaşadıklarını "berbat bir deneyim" olarak tanımladı.
Oyuncu, yazısının başında sete adım attığı ilk andan itibaren kendini rahatsız ve değersiz hissettiğini söylüyor. Dönemin en gözde yönetmenlerinden biriyle başrol oynuyor olmasına rağmen, orada bulunmaya hakkı olmadığı duygusuna kapıldığını dile getiriyor. Bu kaygının büyük bölümü, Nichols'ın kendisine kızgın olduğunu düşünmesinden kaynaklanıyordu: Ya bir şeyi yanlış yapıyordu ya da yönetmen, herkesin bildiği bir gerçeği nihayet fark etmişti; başrolü yanlış seçmişti.
Hoffman, ajansının Mike Nichols'ın kendisiyle ilgilendiğini söylediği anda bile rol için deneme çekimine girmek istemediğini itiraf ediyor. Charles Webb'in uyarlanan romanını okuduğunda Benjamin karakterine tamamen uygun olmadığını düşünmüş. Atletizm yıldızı, derslerinde başarılı bir öğrenci, münazara takımının başkanı; varlıklı, tam bir Amerikan genci ve soyadı Braddock. Hoffman, kendi etnik görünümüyle bu 'kusursuz Wasp' tipini canlandırmanın hiçbir mantığı olmadığını savunuyor. Yine de ajansının ikna etmesiyle deneme çekimine girdi ve rolü kazandı.
Hoffman'ın yazdıklarına göre asıl sarsıntı, yönetmenin provalardaki kişiliğiyle setteki hali arasındaki uçurumdan kaynaklanıyordu. Nichols sette sık sık asık suratlıydı; bu durum oyuncu için 'şoke edici ve dengesini bozucu' bir değişimdi. Hoffman, sık sık kovulmak üzere olduğunu hissettiğini belirtiyor. Filmin en ünlü sahnelerinden bazıları çekilirken, 'Ne yaptığım hakkında en ufak bir fikrim yok' diye düşündüğünü hatırlıyor.
Oyuncu, yönetmenin herkese karşı sinirli olduğunu kabul etmekle birlikte, yalnızca kendisine yönelik bir tür 'sadizm'in devreye girdiğini öne sürüyor. Bu iddiasını somut bir örnekle destekliyor: Katharine Ross'un kendisine tokat atması gereken sahnede Nichols, çekimi 27 kez tekrarlatmış. Sahnede Benjamin, yağmurda sırılsıklam Elaine'in odasına girerek yaşlı bir kadınla ilişki yaşadığını itiraf ediyor; Elaine ise kısa süre içinde o kadının annesi olduğunu anlıyor. Nichols, Ross'a sürekli daha sert vurmasını söylemiş. Ross oyuncuyu incitmekten çekinince Hoffman ona 'Ben iyiyim, sadece kulağıma vurma' demiş.
The Graduate, 1967'de vizyona girdiğinde hem gişede büyük başarı elde etti hem de kuşaklar arası yabancılaşmayı anlatan kült bir yapıt haline geldi. Hoffman'ın açıklamaları, filmin parlak kariyer hikâyesinin arkasında yoğun bir özgüven krizi ve zorlu bir set atmosferi bulunduğunu gösteriyor. Oyuncunun anlatımı, dönemin yönetmen-oyuncu ilişkilerine ve Hollywood'da 'doğru tip' algısına dair çarpıcı bir kesit sunuyor.
Hoffman'ın denemesi, bir yandan kişisel bir hesaplaşma, diğer yandan da bir başyapıtın görünmeyen yüzünü belgeleyen bir tanıklık niteliği taşıyor. Filmin Türkiye'deki gösterimi ve sinema tarihindeki yeri değişmiyor; ancak bu itiraf, The Graduate'i yeniden izlerken sahnelere farklı bir gözle bakılmasına yol açacak gibi görünüyor.
SCAD Savannah Film Festivali'ndeki Kostüm Tasarımı Yuvarlak Masası'nda Molly Rogers, Ellen Mirojnick, Marci Rodgers ve Arianne Phillips gibi deneyimli tasarımcılar, güncel kostümün alışverişten ibaret olmadığını vurguladı.
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
E-posta adresiniz yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar (*) ile işaretlenmiştir.



