

Almanya'da özel sektör faaliyetleri eylül ayında beklenmedik bir ivme kazanarak son 11 ayın en güçlü büyümesini kaydetti. S&P Global tarafından açıklanan öncü bileşik Satın Alma Yöneticileri Endeksi (PMI), ağustos ayındaki 51,8 seviyesinden 53,8'e yükselerek ekonomik toparlanmanın sinyalini verdi. Bu artış, Avrupa'nın en büyük ekonomisinin resesyon endişelerinden uzaklaşmaya başladığına dair önemli bir gösterge olarak yorumlandı.
Hizmet sektörü iş aktivitesi endeksi, ağustos ayındaki 49,7 seviyesinden 52,9'a yükselerek yedi ayın en yüksek düzeyine ulaştı. Böylece sektör, beş aylık daralma dönemini sonlandırmış oldu. Bu toparlanmada mal ve hizmet talebindeki artış etkili oldu. Yeni siparişler üst üste üçüncü ayında da yükselirken, artış hızı Şubat 2022'den bu yana en güçlü seviyeye ulaştı. Hizmet sektöründeki yeni işler yaklaşık bir yılın en hızlı artışını kaydederken, imalat siparişleri de güçlü seyrini korudu.
İmalat tarafında ise üretim endeksi 56,6'dan 55,9'a, imalat PMI ise 54,3'ten 53,8'e geriledi. Ancak her iki gösterge de 50 eşik değerinin üzerinde kalarak büyüme bölgesindeki yerini korudu. Bu durum, imalat sektörünün hız kesmekle birlikte halen genişleme patikasında olduğunu gösteriyor.
Eylül ayı verileri, iş gücü piyasasında da dikkat çekici bir iyileşmeye işaret etti. İş birikimleri ikinci kez artarken, birikim hızı Mayıs 2022'den bu yana en yüksek düzeye çıktı. Özel sektör istihdamı üst üste ikinci ay yükseldi ve artış üç yılı aşkın sürenin en güçlü seviyesine ulaştı. İstihdam artışı ağırlıklı olarak hizmet sektöründen gelirken, imalatta çalışan sayısındaki düşüş Eylül 2023'ten bu yana en sınırlı seviyede gerçekleşti. Bu tablo, işverenlerin talep artışına yanıt olarak daha fazla personel almaya başladığını gösteriyor.
Eylül öncü verileri, maliyet baskılarının yeniden arttığına işaret etti. Girdi maliyetleri dört ayın en hızlı artışını kaydederken, şirketler özellikle yakıt ve enerji fiyatlarındaki yükselişi öne çıkardı. Mal ve hizmet satış fiyatlarındaki artış da mayıstan bu yana en yüksek hızına ulaştı. Bu gelişme, Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) faiz politikası üzerinde yeni bir baskı unsuru oluşturabilir. Zira ECB, enflasyonu hedefe çekmek için uzun süredir sıkı para politikası izliyor.
Şirketlerin gelecek 12 aya ilişkin büyüme beklentileri ağustos ayına göre değişmedi ve Orta Doğu'daki savaşın başladığı şubat ayından hemen önce görülen seviyeden bu yana en yüksek düzeyde kalmayı sürdürdü. Bu durum, iş dünyasının jeopolitik risklere rağmen uzun vadeli görünüme ilişkin kötümser olmadığını gösteriyor.
Almanya ekonomisi, imalat sektöründeki zayıflık ve ihracat pazarlarındaki durgunluk nedeniyle son bir yıldır baskı altındaydı. Eylül ayı PMI verileri, hizmet sektörünün lokomotif görevi görmesiyle ekonominin yeniden rayına girebileceğine dair umutları artırdı. Ancak enflasyon baskılarının yeniden güçlenmesi, toparlanmanın sürdürülebilirliği açısından risk oluşturuyor.
Almanya, Türkiye'nin en büyük ihracat pazarı konumunda. Alman ekonomisindeki canlanma, Türk ihracatçıları için talep artışı anlamına geliyor. Özellikle otomotiv, tekstil ve makine sektörlerinde Almanya'ya yapılan satışların artması beklenebilir. Ancak enflasyon baskıları ve ECB'nin olası faiz hamleleri, euro/dolar paritesi üzerinden dolaylı olarak Türkiye'yi etkileyebilir. Şimdilik piyasalarda temkinli bir iyimserlik hakim.
Önümüzdeki aylarda açıklanacak nihai PMI verileri, Almanya'nın ekonomik performansına dair daha net bir tablo çizecek. Yatırımcılar, ECB'nin faiz kararlarını ve küresel ticaret dinamiklerini yakından takip etmeye devam edecek.
Euro Bölgesi'nde özel sektör faaliyeti üçüncü ay üst üste büyüdü ve Mayıs 2022'den bu yana en yüksek seviyeye ulaştı.
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
E-posta adresiniz yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar (*) ile işaretlenmiştir.



