İçeriğe atla
Hexcore Logo

Yeni Nesil Medyanın
Kaynak Kodu.

İletişimhello@hexcore.com.tr

Ağımız

  • Gündem
  • Yapay Zeka
  • Teknoloji
  • Bilim
  • Donanım
  • Mobil
  • Oyun & Geek
  • Yazılım & Uygulama
  • Sinema
  • Dizi

İncelemeler

  • Tümü
  • Donanım
  • Ürün
  • Oyun
  • Film
  • Dizi
  • Anime

Kurumsal

  • Hakkımızda
  • Yazarlar
  • Kariyer
  • İletişim
  • Yayın İlkeleri
© 2026 HEXCORE MEDIA.|DESIGN BY Monolith Works
Gizlilik PolitikasıÇerez PolitikasıKullanım Koşulları
HEXCORE
Hexcore LogoHEXCORE
GündemYapay ZekaTeknolojiBilimDonanımMobilOyun & GeekYazılım & UygulamaSinemaDiziİNCELEMEÜRÜN KARŞILAŞTIRMA
Giriş Yap
GündemYapay ZekaTeknolojiBilimDonanımMobilOyun & GeekYazılım & UygulamaSinemaDizi
Yükleniyor...
Zamanın Sırları: Ağrı Dağı'nda Tarihin Buz İçindeki Kanıtları Peşinde — Hexcore
Zamanın Sırları: Ağrı Dağı'nda Tarihin Buz İçindeki Kanıtları Peşinde
Bilim

Zamanın Sırları: Ağrı Dağı'nda Tarihin Buz İçindeki Kanıtları Peşinde

Türk ve Alman bilim insanları Ağrı Dağı'nda jeofizik yöntemlerle buz örtüsünü haritalandırıyor.

Yazar

YAZAR

Hexcore

2 Ağustos 2026
3 dakika okuma

PAYLAŞ

Veri Ağına Aktar
Hexcore
3 dk
2 Ağustos 2026
Veri Ağına Aktar

Türk ve Alman bilim insanlarının eşsiz bir işbirliğiyle Türkiye’nin en yüksek zirvesi olan Ağrı Dağı üzerindeki araştırma, yalnızca dağın jeolojik yapısını değil aynı zamanda binlerce yıllık iklim değişimlerini de anlamayı amaçlıyor. Zorlu hava koşullarının hüküm sürdüğü 5000 metrenin üzerindeki bu bölgede ekip, geçmişten bugüne uzanan kesintisiz bir kayıt arayışında.

Araştırmacılar, Ağrı Dağı'nın buz örtüsü üzerine jeofizik yöntemler kullanarak detaylı tarımlar gerçekleştirdi. Bu kapsamda iki haftalık yoğun saha çalışması yapıldı. Amaç; gelecekte yapılacak ilk uzun ve kesintisiz buz çekirdeği (ice core) alımına en uygun sondaj noktasını belirlemek oldu.

Radar ve Sismikle Buz Haritalanıyor

Saha çalışmalarında bilim insanları iki ana teknoloji kullandı: Yeryüzü tabanlı radyo yankı ölçümü ve aktif sismik yöntemler. Bu teknolojiler, buzun içine gönderilen elektromanyetik dalgaların veya kontrollü titreşimlerin ne şekilde yansıdığını ölçerek çalışıyor.

Radyo sistemi sayesinde, buzun farklı katmanlarının kalınlığı ile zeminin yapısı net bir şekilde analiz edilebiliyor. Aktif sismik yöntem ise kontrol edilen ses dalgalarının buz ve altındaki kaya tabakalarından nasıl geri döndüğünü inceleyerek haritalanmasını sağlıyor. Bu iki yöntemin verileri birleştirildiğinde, doğrudan sonradan sondaj yapılmadan da buz örtüsünün altında derinliklere inen ayrıntılı bir veri katmanı oluşturuluyor.

İnsanlık ve Buz Arasındaki Bağlantı

Bu projenin en heyecan verici yönlerinden biri bilim dünyasının yavaş yavaş 'doğal arşiv' olarak tanımladığı bu buzulların arkeolojik potansiyelidir. Protestan Üniversitesi'nden Dr. Achim Lichtenberger liderliindeki ekip, buz tabakalarının sadece iklim kayıtları taşımadığını vurguluyor.

![](https://image. hurimg. com/i/hurriyet/90/770x0/6a6df7d5e46f292010584ebb. jpg)

Buzun içinde geçmiş medeniyetlere ait insan izleri bulunma ihtimali üzerinde duruluyor. Arkeoloji genellikle karasal yapı ve eşyalara odaklanırken; bu yeni çalışma, insanların atmosferine bıraktığı eserleri inceleme imkanı sunabilir. Özellikle antik çağlarda maden eritme fırınlarından yükselen küçü metal parçacıkları veya erken tarım toplumlarının yaptığı yakma faaliyetlerinden geride kalan kömür izleri buz tabakalarında korunmuş olabilir.

Küresel İklim Değişikliğinin İzinde Kaybolan Veriler

Ağrı Dağı, Anadolu ile Mezopotamya’nın ve Kafkaslar’ın kesişim noktasında bulunması sebebiyle küresel iklim çalışmaları açısından kritik bir öneme sahip. Buz çekirdekleri; geçmişteki sıcaklık değişimlerini, yağış paternlerini ve hatta o dönemdeki atmosferin bileşimini içeren toz parçacıklarını barındırabilir.

Projenin yöneticilerinden Dr. Coen Hofstede’nin belirttiği gibi, verilerin doğru şekilde toplanması kritik önem taşıyor çünkü bu doğal arşiv hızla eriyor. Küresel ısınmanın etkisiyle buz örtüsü giderek küçülürken her yıl tarihe ait değerli katmanlar geri dönüşü olmayacak biçimde yok oluyor. Daha önceki bilimsel çalışmalara göre dağın yüzey alanında ciddi bir azalma gözlemlendi.

Söz konusu yeni sondaj, sadece eski iklim koşullarını değil; Anadolu’dan Kafkasya’ya kadar uzanan insan faaliyetlerinin binlerce yıllık gelişimini yansıtan metal, toz ve bitki izlerini de günümüze taşıyabilecek dev bir keşif olma potansiyeline sahip. Bu çalışma, bölgenin hem arkeolojisi hem de iklim bilimi açısından yeni ufuklar açması bekleniyor.

SIRADAKİ HABER·Bilim

Kuzey Ege'de Deniz Üstü Rüzgâr Potansiyeli 4,5 GW'a Ulaştı: İlk YEKA Yarışması 2027'de

Kuzey Ege'de Bozcaada, Gökçeada, Edremit ve Saros açıklarında yürütülen çalışmalar 3,5-4,5 GW deniz üstü rüzgâr potansiyeli ortaya koydu.

Topluluk Nabzı

0 Toplam Oy

Yorumlar 0

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar (*) ile işaretlenmiştir.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

27 Eylül 2026

Kuzey Ege'de Deniz Üstü Rüzgâr Potansiyeli 4,5 GW'a Ulaştı: İlk YEKA Yarışması 2027'de

22 Eylül 2026

Çin Uzayda Tempo Yükseltti: 45 Saatte Dört Roket, 30 Uydu Yörüngede

16 Eylül 2026

Starship 22 Eylül'de ilk kez yörüngeye çıkıyor: Starlink V3 uyduları da taşınacak

Bilim
11 Eylül 2026

Google'ın Sinek Beyni Doom, Beat Saber ve Nişancı Oyunlarını Oynuyor

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

27 Eylül 2026

Kuzey Ege'de Deniz Üstü Rüzgâr Potansiyeli 4,5 GW'a Ulaştı: İlk YEKA Yarışması 2027'de

22 Eylül 2026

Çin Uzayda Tempo Yükseltti: 45 Saatte Dört Roket, 30 Uydu Yörüngede

16 Eylül 2026

Starship 22 Eylül'de ilk kez yörüngeye çıkıyor: Starlink V3 uyduları da taşınacak

Bilim

11 Eylül 2026

Google'ın Sinek Beyni Doom, Beat Saber ve Nişancı Oyunlarını Oynuyor

7 Eylül 2026

BBC Spikeri Maryam Moshiri'nin Kan Kanseri Teşhisi Gündemde

Tüm Bilim Haberleri