
Teknoloji
Yapay Zeka Nude Krizi: Okul Sessiz Kaldı mı?
Pennsylvania'da YZ ile oluşturulan 'nude' görsellerin 59 kıza yapılması olayında, okul yönetimi yasal boşluklar öne sürerek sessiz kalmadığını savunuyor.
Hexcore
3 dk
1 Ağustos 2026

Pek çok genç için teknoloji, bir gelişim aracı olsa da yapay zeka (YZ) teknolojisinin bazı kötüye kullanımları okul ortamlarında ciddi krize neden oluyor. Pennsylvania'daki Lancaster Country Day School gibi okullarda öğrencilerin kendi yaptıkları YZ ile kız arkadaşlarına ait 'nude' (çıplaklık içeren) görseller oluşturma eylemleri, toplumsal bir tartışmayı beraberinde getirdi.
Yüzlerce öğrencinin hedef alındığı bu dijital taciz vakasında okul yönetimi büyük tepki çekiyor. Mağdurlardan gelen hukuk mücadelesi ise okulun olayları aylarca örtbas ettiği iddiaları üzerine yoğunlaşıyor. Ancak okulu savunan taraf, sessiz kalmadığını ve yasal süreçlere uyduğunu öne sürerek dava açan öğrencilerin taleplerini reddeden bir dilekçe sunduğunu belirtiyor.
Okula karşı açılan davada Lancaster Country Day School (LCDS), olayların polise bildirilmediği yönündeki iddiaları yalanlıyor. Okulu destekleyen savunma, ilk bilgiyi Pennsylvania Adalet Bakanlığı'nın bir kolluk kuvveti olarak kendilerine ulaştığını ve bu uyarıya karşılık hemen harekete geçtiğini söylüyor.
Savunma ekibine göre okulun bilgilendirildiği kaynak spesifik isimler içermiyordu ve YZ görsellerinin hedef aldığı öğrencileri tam olarak tanımlıyordu. Okul, 'öğretmen eğitimi çerçevesinde yapabileceği en iyi araştırmayı' yaptığını belirtiyor; ancak sadece bir kötü niyetli öğrenci hakkında bilgi aldıkları için kapsamlı bir incelemeye geçmeleri gerekmediğini savunuyor.
Okulun bu tür dijital içeriği hiç görmediğini ve tüm YZ ile ilgili faaliyetlerin okul dışındaki alanda gerçekleştiğini vurgulayan hukukçular, sadece suç işlediği iddia edilen öğrenciyi ve annesini dinlediklerini belirtiyor. Bu süreç sonunda yapılan soruşturmanın sonuçlarını Adalet Bakanlığı'na paylaştıklarını ancak herhangi bir geri dönüş alamadıklarını ifade ediyor.
Okul, yerel polise gerekli bildirim yükümlülüğünün olmadığını savunuyor. Kuruluşun yürüttüğü süreçte sadece gerçek çocuk istismarı (child abuse) vakalarını rapor etme zorunluluğunun olduğunu ve YZ ile oluşturulan görsellerin henüz eyalet yasalarına göre bu tanıma girmediğini iddia ediyor. Okul avukatları, kolluk kuvvetleri kendilerine bir ihbar sunduğu sürece, okulun yasal olarak görevini yerine getirdiğini ve bu süreçte sessiz kalmadığını öne sürüyor.

Gelişmeler doğrultusunda YZ ile oluşturulan görüntülerin raporlanması için adli makamlardan ziyade okulların daha hızlı hareket etmesi gerektiği görüşü ön plana çıkıyor. Hatta aynı eyaletteki başka bir okulda da benzer olay yaşanmasına rağmen, durumun iç soruşturma tamamlandıktan sonra polise bildirildiği görülüyor ve bu durum bazı çevrelerce tepki topluyor.
Maddelerce etkilenen 59 kız öğrencisi temsil eden mağdurlar ise okul tarafından yaşananlara 'uzun süreli ve yıkıcı bir kurumsal başarısızlık' olduğunu belirtiyor. İddialarına göre, okul yönetimi YZ ile üretilmiş çıplak görsellerin okulu içinden dolaşması nedeniyle öğrenciler psikolojik tacize maruz kalırken hiçbir eylemde bulunmadı.
Özellikle Üstokul Asistan Müdürü Lindsay Deibler-Wallace'ın bu durumu 'erkek çocuklarının erkekliğidir' (boys will be boys) diyerek geçiştirmesi büyük tepki çekti. Mağdurlar, okulun olası bir kriz anında dahi öğrencileri polise gitmekten caydırdığını ve ebeveynlere doğru bilgileri vermekten kaçındığını iddia ediyor.
Şu ana kadar iki erkek öğrenci suçlu bulunarak 59 ayrı çocuk istismarı ifadesiyle bu davada hüküm giydi. Ancak mağdurlar, okulun yalnızca yasal zorunluluklar değil, aynı zamanda 'makul kurumsal uygulama' gereği de polise bildirim yapması gerektiğini savunuyor. Bu olayla birleşen Title IX (Başlık Dokuz) ihlali iddiaları da, okul yönetiminin cinsel tacizlere karşı kasıtlı olarak kayıtsız kaldığını ileri sürüyor.
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
E-posta adresiniz yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar (*) ile işaretlenmiştir.