

X Files evreninin en çok beklenen başlıklarından biri olan The X-Files: I Want to Believe, yıllar sonra izleyiciler karşısına çıkacak yepyeni bir yüzle geri dönüyor. Başlangıçta 20 yıl önce sinema salonlarında beyaz perdeden veda etmiş olan bu yapım, şimdi çok daha iddialı ve korku unsurları derinleştirilmiş bir kurgu ile gündemde.
Sadece birkaç sahneyi eklemek yerine filmin ruhunu değiştirmeyi hedefleyen yeni düzenlemelerle gelen The X-Files: I Want to Believe - Vrach Frankenshteyn, sadece eski hayranları değil, bu türün derinliklerine inmek isteyen geniş bir izleyici kitlesini de sarmayı vadediyor. Hazırlayan isim Chris Carter'ın ilk vizyonlarının aksine, stüdyo baskısı altında yumuşatılan korku öğeleri artık geri dönüyor.
Bu yeniden yapılandırma süreciyle ortaya çıkan The X-Files: I Want to Believe - Vrach Frankenshteyn versiyonunun resmi gösterim tarihi 14 Ağustos olarak belirlendi. Film, yayınlanacağı platformda tamamen yeni bir yapıda izleyiciye ulaşacak ve içeriği ile yaş sınırı konusunda önemli değişiklikler içerecek. Bu durum, filmin başlangıçta yansıtmaya çalıştığı yoğun korku atmosferini ve bilimsel gizemlerle harmanladığı karanlık havayı koruyarak daha yetişkinlere yönelik (R dereceli) bir deneyim sunacak.
Yönetmen tarafından kurgulmaya devam eden bu projede, filmin ana tema kaynağını oluşturduğu iddia edilen Vrach Frankenshteyn başlığı, Rusça’da Victor Frankenstein anlamına gelerek eserin tıbbi korku ve karanlık bilimsel unsurlar barındırdığını önceden işaret ediyor. Bu yeniden canlandırma çabası, uzun yıllar önce elden kaçan bir fikri hayata döndürme adına önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.
Hikâye, emekli olmuş federal ajanlar Fox Mulder ile Dana Scully’nin beklenmedik sebeplerle yeniden yolları kesişmesiyle başlıyor. İkiliyi harekete geçiren tek ipucu; kaçırılan kadınlarla ilgili rahatsız edici ve doğaüstü psişik görüntüler gören gözden düşmüş bir din adamı olan Father Joe’nun ifadeleridir. Bu dini figür üzerinden ilerleyen soruşturma, basit bir kayıp vakasının çok daha karmaşık sırlar içerdiğini ortaya çıkarıyor.
Yine el ele yürüyen ajanlar, yavaş yavaş organize bir insan kaçakçılığı ağının ardına saklanmış devasa tıbbi korku unsurlarını barındıran karanlık ve tehlikeli bir komployla karşılaşıyor. İzleyiciyi içine çeken bu başyapıtın yeni kurgusunda bilimsel mantık ile doğaüstü fenomenlerin kesiştiği o alışılagelmiş 'X' dosyası dinlemeler yeniden başlıyor.
Yıllar önce sinemaya uyarlanan 2008 yapımı film, ne maalesef hem gişe başarısını hem de eleştirmenlerden beklenen ilgiyi toplayamamıştı. Başrollerinde David Duchovny ve Gillian Anderson'ı paylaşan yapıya Billy Connolly gibi deneyimli isimler ile Amanda Peet, Mitch Pileggi ve Callum Keith Rennie katılıyor. Yeni versiyonun bu eksikliği kapatıp klasikleşmiş X-Files ruhunu yansıtıp yansıtamayacağı merak konusu olsa da ilk fragmanlar, filmin beklenen ürkütücü tonu yakaladığı izlenimini veriyor.
Yeni kurgunun en dikkat çekici yönü, Chris Carter'ın yıllar önce stüdyo baskıları nedeniyle zayıf bırakmak zorunda kaldığı özgün ve karanlık vizyonun tam olarak izleyiciyle buluşması. Esasen bu proje, bir devam filmi olmaktan çok, eksik kalan orijinal ruhu tamamlamak amacıyla hayata geçen bağımsız bir deneme olarak kabul ediliyor. Dizi döneminin kült statüsündeki X-Files formatını alıp modern korku sineması anlayışına taşıma çabası oldukça iddialı bulunuyor.
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
E-posta adresiniz yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar (*) ile işaretlenmiştir.