Ünlü yönetmen Wes Anderson, filmlerinin onlarca yıllık müzik mirasını kutlamak için bu Cumartesi gece Los Angeles Hollywood Bowl'da onurlandırıldı. Beck’ten Jackson Browne ve Jenny Lewis gibi alanında tanınan birçok sanatçının katıldığı etkinlikte, L.A. Filarmoni Orkestrası eşliğinde Anderson'ın sevileni filmografisinden şarkılar icra edildi. Ortaya konulan bu seçki hem dinleyicileri güldüren hem de derin düşündüren parçalar içeriyordu.
Konserin açılışında sahneye çıkan sunucu Bill Murray, seyirciye bir Steve Zissouvari kırmızı şapka takarak ‘Burası size hem sevdiklerinizin hatırlayacağı neşeli anlar yaşatacak, hem de düşündürecek müzikler çalacak’ sözleriyle açılışı yaptı.
Konuşmasıyla sahne alan ve Anderson'ın uzun süredir müziklerini parlayan Mark Mothersbaugh ile rock grubu Devo kısa bir setle araya girdi. Bu girişten hemen önce Devo, ‘Gut Feeling’ (A Life Aquatic With Steve Zissou için seçilen parça) çalmadan önce konuğuna Wes Anderson hakkında şu sözleri söyledi: “Wes ile çalışmak, buradaki bu grup gibi; özünde fikirlerin hayata geçirilmesi üzerine kurulu bir süreçti.”
Tören, Justin Meldal-Johnsen'in müzik yönetmenliğinde gerçekleşti. Programda Mothersbaugh ve Anderson'ın eski iş arkadaşı Alexandre Desplat tarafından yazılan orkestral bestelerle birlikte seçilen şarkılar (needle drop) dengeli bir şekilde sergilendi. Bu yapı, Anderson’ın imza nitelendirilebilen tuhaf ve masalsı filmlerinde ilham aldığı çok geniş müzikal havzayı gözler önüne seriyordu.
Sahneye performans için çıkan pek çok farklı isim vardı. Kaoru Wantanabe ile taiko davullarıyla Isle of Dogs'un vurucu film müziği çalındı. Ami Dang ve Aakash Pujara ise Darjeeling Limited temalı “Charu’s Theme” ve “Arrival in Benares” gibi parçalarda flüt ve sitar çaldılar.
My Morning Jacket grubunun solisti Jim James, Darjeeling Limited'te yer alan The Kinks'in ‘Strangers’ şarkısına sadık bir cover sundu. Rushmore filminden gelen en etkileyici anlardan biri olan Cat Stevens'ın ‘The Wind’ parçasını da seslendirdi. Karen Elson ise Moonrise Kingdom filminden Françoise Hardy’nin “Les Temps De L’amour” şarkısını okudu.
Rushmore filminin Soundtrack’iyle özdeşleşmiş müzikler de geceye damga vurdu. Spoon grubundan Britt Daniel, film müziği ‘Making Time’ parçasının hareketli versiyonunu yorumladı. Murray, Lewis ve Beck ise Zorro Is Back şarkısını yüksek enerjili bir performansı ile canlandı.
Jackson Browne: Geceye Damga Vuran İsim
Gecenin en çarpıcı anları arasında kesinlikle Jackson Browne'un performansları yer aldı. Bu isim, Anderson'ın pek çok eserinin ruhuna dokunan şarkılarından ‘The Fairest of the Seasons’ ve ‘These Days’ gibi parçaları sahneledi. 'These Days' yazan bu sanatçı, 16 yaşındayken kaydettiği versiyonun Alman solisti Nico tarafından seslendirilip daha sonra Anderson’ı ilham vermesiyle filmi 'The Royal Tenenbaums' (Kraliyet Tenedbaumları) yaratma yoluna gittiğini aktardı.
Wes Anderson, Jackson Browne ile sahneye çıkmadan önce neden bu şarkıyı özellikle seçtiğine dair duygularını dile getirdi. ‘These Days’ parçasının kendisini çok doğrudan etkilediğini belirten yönetmen; “Bu parça imkansız bir şekilde 16 yaşında yazılmış” diye ekledi. Daha da fazlasını söyleyen Anderson, “ Belki evrenin iyi niyetli bir düzenine dair en azından bir yanılsamasını bana hatırlatacak özel bir sanatçıya ve sese ihtiyacım vardı,” diyerek Browne'a teşekkür etti.
Wes Anderson’ın kendisini bu şarkıyı kullanarak nasıl yeni filmlere yönelttiğini anlatırken, Jackson Browne da kariyeri boyunca farkında olmadan eserlerinin o yönetmenin hayal gücüne ilham verdiğini duygularıyla paylaştı. Bu özel anlar ve müzikal miras, Hollywood Bowl’da uzun bir kutlamaya dönüştü.