İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü Üsküdar Belediyesi'ndeki yapı ve iskan ruhsatı usulsüzlükleri soruşturmasında yeni bir aşamaya gelindi. Soruşturma kapsamında daha önce gözaltına alınan Belediye Başkan Yardımcısı Çelik ile birlikte, Ruhsat Denetim Müdürü Burak Aydın ve işletmeci Erdem Koyunyerli de emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Savcılıkta ifadeleri alınan üç şüpheli, tutuklama talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine gönderildi.
Soruşturmanın odak noktasında, Üsküdar Belediyesi'nde ruhsat süreçlerinin usulsüz şekilde yürütüldüğü ve bu süreçte "rüşvet" ile "irtikap" suçlarının işlendiği iddiası yer alıyor. İddianameye esas teşkil eden deliller, belediye içindeki organize yapıyı gözler önüne seriyor.
- Üç şüpheli (Belediye Başkan Yardımcısı Çelik, Ruhsat Denetim Müdürü Burak Aydın ve işletmeci Erdem Koyunyerli) tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildi.
- Soruşturma, Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş hakkında "rüşvet", "irtikap" ve "suç işlemek amacıyla örgüt kurma" suçlarından yürütülüyor.
- MASAK verilerine göre, paravan danışmanlık sözleşmeleriyle müteahhitlerden 361 milyon liraya yakın gayriresmi gelir elde edildiği tespit edildi.
Soruşturma nasıl başladı?
Başsavcılık, Üsküdar Belediyesi'nde yapı ve iskan ruhsatı verilme süreçlerinde usulsüzlük yapıldığına dair ihbarlar üzerine harekete geçti. Mağdur beyanları ve bazı şüphelilerin ifadeleri doğrultusunda, Belediye Başkanı Sinem Dedetaş hakkında "rüşvet", "irtikap" ve "suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme" suçlarından soruşturma başlatıldı. Soruşturma kapsamında, Belediye Başkan Yardımcısı F. D, Başkan Danışmanı U. M, Özel Kalem A. K, Kent AŞ Genel Müdürü N. A ve ilgili birim amirleri ile personelin de aralarında bulunduğu çok sayıda kişi hakkında işlem yapıldı.
Kriptolu e-posta ağı ve Excel talimatları ne anlama geliyor?
Soruşturma dosyasındaki en dikkat çekici bulgulardan biri, belediye iştiraki Kent AŞ görevlilerinin kullandığı gizli iletişim yöntemi. Yapı ruhsatı verilmesi sürecinde hiçbir yetkisi olmamasına rağmen, Kent AŞ çalışanlarının kriptolu ve kapalı devre e-posta üzerinden oluşturdukları iletişim ağı ile ada parsel bazlı renklendirmeler yaparak hazırladıkları Excel tablolarıyla belediye personelini yönlendirdiği belirlendi. Bu yöntemle ruhsat süreçlerinin belediye dışından, ancak belediye içindeki bir yapı tarafından koordine edildiği ortaya çıktı.
MASAK raporunda hangi rakamlar yer alıyor?
MASAK verileri, suç örgütünün mali boyutunu net biçimde ortaya koyuyor. Kent AŞ ile müteahhitler arasında toplamda 1 milyon 78 bin 870 lira bedelli çok sayıda paravan nitelikte "danışmanlık hizmeti" sözleşmesi imzalandığı tespit edildi. Bu sözleşmeler kapsamında, 361 milyon 392 bin 264 liranın Üsküdar Belediyesi ve iştiraki Kent AŞ içerisindeki çıkar amaçlı suç örgütünün faaliyetleri çerçevesinde, yapı ruhsatı almak isteyen müteahhitlerden icbar suretiyle elde edildiği kayıtlara geçti.
Rüşvet nasıl alınıyordu?
Soruşturma dosyasındaki ifadeler ve teknik veriler, rüşvet mekanizmasının işleyişini de gözler önüne seriyor. Toplam inşaat hacminin büyük olduğu projelerde, Belediye Başkanı Dedetaş'ın danışmanı U. M ve Kent AŞ Genel Müdürü N. A koordinasyonunda müteahhitlerden elden dolar üzerinden rüşvet alındığı belirlendi. Rüşvet karşılığında, mevzuata aykırı olmasına rağmen iskan ruhsatlarının verildiği, paranın ise Üsküdar Belediye binasında danışman U. M'ye parça parça teslim edildiği HTS kayıtları, baz istasyonu verileri ve şüpheli ifadeleriyle doğrulandı.
Gözaltılar ve adli süreç nasıl ilerliyor?
Yapılan tespitlerin ardından 29 Temmuz'da 11 adrese eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda gözaltına alınan 6 şüpheli, İstanbul Anadolu Adliyesi'ne sevk edilmişti. Soruşturma kapsamında gözaltına alınan Belediye Başkan Yardımcısı Çelik, Ruhsat Denetim Müdürü Burak Aydın ve işletmeci Erdem Koyunyerli'nin emniyetteki işlemleri tamamlandı. Üç şüpheli, savcılık ifadelerinin ardından tutuklama talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edildi.
Türkiye'de belediye rüşvet soruşturmaları neden önemli?
Bu soruşturma, kamu ihaleleri ve ruhsat süreçlerindeki yolsuzluk iddialarının Türkiye gündeminde ne kadar kritik bir yer tuttuğunu bir kez daha hatırlatıyor. Özellikle büyükşehirlerde inşaat sektörünün yoğun olduğu bölgelerde, belediye yetkililerinin ruhsat süreçlerindeki yetkilerini kötüye kullanması, hem kamu kaynaklarının israfına hem de şehir planlamasının bozulmasına yol açabiliyor. Üsküdar'daki soruşturmanın detayları, bu tür iddiaların sadece bireysel değil, örgütlü bir yapı tarafından yürütülebileceğini gösteriyor.
Soruşturmanın bundan sonraki seyri, hem adli makamların kararları hem de kamuoyunun tepkisi açısından yakından takip edilecek. Tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edilen üç şüpheli hakkında verilecek karar, soruşturmanın seyrini belirleyecek. Gelişmeleri aktarmaya devam edeceğiz.