Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), bu yıla ilişkin Yapay Zeka İstatistikleri bültenini yayımladı. Bültene göre hem bireylerde hem de girişimlerde yapay zeka kullanım oranı bir önceki yıla kıyasla yaklaşık iki katına çıktı. Üretken yapay zeka kullandığını beyan eden bireylerin oranı geçen yıl yüzde 19,2 iken bu yıl yüzde 37,6 seviyesine yükseldi. Girişimlerde ise yapay zeka teknolojilerinden herhangi birini kullandığını belirtenlerin oranı 2025'te yüzde 7,5 iken bu yıl yüzde 14 olarak hesaplandı.
- Bireylerde üretken yapay zeka kullanımı yüzde 19,2'den yüzde 37,6'ya çıktı.
- Girişimlerde yapay zeka kullanım oranı yüzde 7,5'ten yüzde 14'e yükseldi.
- En yüksek kullanım yüzde 64,9 ile 16-24 yaş grubunda görüldü.
Kadınlar ve erkekler arasında nasıl bir tablo var?
Cinsiyete göre incelendiğinde erkeklerin yüzde 37,2'sinin, kadınların ise yüzde 38,1'inin yapay zeka kullandığı görüldü. Kullanım amaçları cinsiyet bazında farklılaşıyor. Erkeklerde özel amaçlı kullanım oranı yüzde 86, mesleki amaçlı kullanım yüzde 43,2, örgün eğitim için kullanım yüzde 29,1 olarak sıralandı. Kadınlarda ise bu oranlar sırasıyla yüzde 86,8, yüzde 31,2 ve yüzde 36,1 olarak kaydedildi. Genel olarak bireylerin yüzde 86,4'ü yapay zekayı özel amaçlar, yüzde 37,3'ü mesleki amaçlar ve yüzde 32,6'sı örgün eğitim için kullandığını beyan etti.
Yaş gruplarına göre kullanım nasıl değişiyor?
Yapay zeka kullanma oranı yaş grubuna göre analiz edildiğinde en yüksek kullanım yüzde 64,9 ile 16-24 yaş grubunda yer alan bireylerde tespit edildi. Bu grubu yüzde 55,7 ile 25-34 yaş, yüzde 38,1 ile 35-44 yaş grupları takip etti. Eğitim seviyesi arttıkça yapay zeka kullanım oranının da arttığı görüldü. Yükseköğretim mezunlarında bu oran yüzde 62,7 ile zirveye çıkarken, lise veya mesleki lise mezunlarında yüzde 45,4, ilköğretim veya ortaokul mezunlarında yüzde 35,5, ilkokul mezunlarında ise yüzde 8,5 olarak kaydedildi.
Girişimlerde yapay zeka kullanımı hangi büyüklükte yoğunlaşıyor?
Yapay zeka teknolojilerinden herhangi birini kullandığını belirten girişimlerin oranı 2021'de yüzde 2,7 iken bu yıl yüzde 14'e ulaştı. Çalışan sayısı büyüklüğüne göre incelendiğinde, 10-49 çalışanı olan girişimlerde bu oran yüzde 12,8, 50-249 çalışanı olanlarda yüzde 17, 250 ve üzeri çalışanı olanlarda ise yüzde 37,1 olarak hesaplandı. 2021'de aynı oranlar sırasıyla yüzde 2,3, yüzde 3,6 ve yüzde 9,6 seviyesindeydi. Bu veriler, büyük ölçekli şirketlerin yapay zeka adaptasyonunda açık ara önde olduğunu gösteriyor.
Sektörel dağılımda hangi alanlar öne çıkıyor?
Yapay zeka teknolojilerinden herhangi birini kullandığını belirten girişimler ekonomik faaliyet grubuna göre incelendiğinde, en yüksek kullanım yüzde 63,7 ile telekomünikasyon, programlama ve bilişim faaliyetlerinde kaydedildi. Bu tablo, dijital altyapının güçlü olduğu sektörlerin yapay zeka dönüşümünde lokomotif rol üstlendiğini ortaya koyuyor.
Türkiye için bu rakamlar ne anlama geliyor?
TÜİK verileri, üretken yapay zekanın toplumun geniş kesimlerine yayıldığını ancak kurumsal tarafta hâlâ kat edilecek mesafe olduğunu gösteriyor. Özellikle 250 ve üzeri çalışanı olan girişimlerdeki yüzde 37,1'lik kullanım oranı, KOBİ'lerde yüzde 12,8'de kalması dikkat çekici. Eğitim seviyesi ile kullanım arasındaki güçlü korelasyon, dijital okuryazarlığın yaygınlaştırılmasının kritik olduğunu ortaya koyuyor. Bireysel kullanımda 16-24 yaş grubunun yüzde 64,9'a ulaşan adaptasyonu, genç nüfusun teknolojiye hızlı entegrasyonunu doğruluyor. Önümüzdeki dönemde bu oranların daha da artması bekleniyor; ancak girişimlerin yapay zeka yatırımlarını hızlandırması, Türkiye'nin dijital rekabette üst sıralara tırmanması için belirleyici olacak.