
Bilim
Trafikte Selektör Tacizine Kara Nokta: Yargıtay Suçu Cezalandırıyor
Yargıtay kararıyla trafikte ısrarlı flaşör yakmanın (selektör tacizinin) TCK kapsamında suç teşkil etmesi bekleniyor.
Hexcore
3 dk
11 Temmuz 2026

Türkiye'deki trafik kültürünün en sinir bozucu yönlerinden biri olan ve sürücülerin 'trafikteki kâbusu' olarak tabir edilen ısrarlı flaşör kullanma (selektör yakma) eylemi, artık sadece bir ihlal değil doğrudan hukuki bir suç kapsamına alındı. Yargıtay 12. Ceza Dairesi tarafından nitelikli ve emsal teşkil eden tarihi bir karar yayınlanarak, öndeki aracı rahatsız edecek şekilde peş peşe selektör yapmanın ağır yaptırımları oldu.
Yeni yasal çerçeveyle birlikte takip mesafesini tehlikeye atarak ısrarla flaşör yapılmasına devam eden sürücüler TCK 123 maddesi kapsamında değerlendirilecek. Bu durum, trafik içinde karşı tarafın huzur ve sükununu kasıtlı olarak bozma eylemini suç sayıyor. Suç unsurları tam olarak oluşursa, bu 'maganda' davranışıyla adli merciler tarafından yargılanarak üç aydan bir yıla kadar hapis cezası alma ihtimaline karşı sürücüleri uyardı.
Mevcut trafik kurallarına göre selektörü kullanmanın tek yasal ve kabul edilebilir sebebi, öndeki araca nezaket çerçevesinde bir uyarıda bulunmaktır. Bu uyarının niteliği mutlaka kısa süreli ve tek seferlik olmalıdır. Trafik akışı içinde önünüzdeki aracın güvenliği veya şerit durumundan dolayı hemen çekilememesi durumunda arkadaki sürücü, sürekli flaş patlatma eylemini hukuki bir taciz olarak kabul etmektedir.
Yargıtay'a göre bu kindeki ısrarcı selektör davranışı artık sadece trafik kuralı ihlali değil, kişilerin ruh sağlığını hedef alan ve öngörülemez tehlikelere yol açan bir suçtur. Hukuki açıdan sorumluluk artar ve sürücüler haklarını daha güçlü biçimde koruma altına almış oldu.
Yargıtay kararı, önümüzdeki süreçte trafik güvenliğini gözden geçirme gerekliliği taşıyor. Sürücülerin sürekli dikiz aynalarından gelen yoğun ve agresif ışık uyarılarına maruz kaldığı durumun yarattığı psikolojik baskı üzerinde duruldu. Bu tür ısrarlı flaşör tacizi, öndeki sürücüde ani panik, dikkat dağınıklığı ve direksiyon hakimiyetinin zayıflamasına neden olabilir.
Hukuki uyarı çerçevesinde bu suçun sabit görülmesi halinde süreç sadece huzur bozma suçuyla sınırlı kalmayacak. Olay sırasında oluşan trafik kazaları durumunda yasal yaptırımlar, olay yaralama veya ölüme sebebiyet verme iddialarını içerebilir ve ağır maddi ya da manevi tazminat davalarına kadar genişleyebilecek.
Trafikte bu tür 'sol şerit avcısı' veya ısrarlı tacizlere maruz kalan sürücülerin yasal haklarını koruyabilmesi için delil toplama süreci kritik önem taşıyor. Uzmanlar, mahkemeler nezdinde başarılı bir başvuru yapılabilmesi adına şu unsurların titizlikle kayıt altına alınması gerektiğini belirtiyor:
yüksek çözünürlüklü araç içi kamera veya güvenlik sistemi kayıtları; olay anındaki tacizin niteliği ve süresini eksiksiz gösteren görüntüler, takip eden aracın plaka, marka ve model bilgileri; ourantısal olarak olayın gerçekleştiği tam konum, cadde adı/otoban bilinmesi ve zaman damgası.
Trafik kuralları evrim geçiriyor; artık sadece hızlı gitmek veya koruyucu araçların önünde durmak suç sayılmıyor. Her sürücü, bu yeni yasalar ışığında kendisini daha fazla gözlemlemek ve gerekli delilleri biriktirmekle kişisel güvenliğini sağlamalıdır.




Topluluk yargısını şekillendirmek için fikrini tek bir sinyalle belirt.
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
E-posta adresiniz yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar (*) ile işaretlenmiştir.