Vampir temalı RPG The Blood of Dawnwalker, çıkışıyla birlikte oyuncuların büyük bölümünden olumlu tepkiler aldı. Eski CD Projekt Red yapımcılarının kurduğu Rebel Wolves imzasını taşıyan yapım, atmosferi ve anlatımıyla beğeni toplarken, oyunun en çok tartışılan mekaniği ise kelimenin tam anlamıyla zaman oldu. Yapımın geleceği merak edilirken, yönetmen Konrad Tomaszkiewicz'den devam oyunlarına dair kritik bir açıklama geldi.

The Blood of Dawnwalker'da zaman mekaniği neden tartışılıyor?

Oyunun merkezinde, başkarakter Coen'in ailesini kurtarmak için verilen 30 gün ve 30 gece yer alıyor. Ana hikayeyi bu süre içinde tamamlamak gerekiyor ve dünyada geçirilen her an, oyuncunun zaman dilimlerinden feragat etmesi anlamına geliyor. Zamanı nasıl harcayacağınız büyük ölçüde size bırakılsa da, kaçırma korkusu ve yarattığı stres hissi oldukça gerçek. Öyle ki oyunun en popüler modu, bu döngüyü baştan aşağı yeniden düzenliyor.

Bu mekanik, oyuncu kitlesini ikiye bölmüş durumda. Bir kesim zaman baskısının anlatıya gerilim kattığını savunurken, diğer kesim RPG türünün doğasına aykırı buluyor. Tartışmanın büyüklüğü, devam oyunları için de aynı soruyu gündeme getiriyor: Acaba bu sistem gelecekte de karşımıza çıkacak mı?

Devam oyunlarında zaman sınırı olacak mı?

Yönetmen Konrad Tomaszkiewicz, konuya ilişkin yeni bir röportajda soruyu yanıtladı ve net bir karar verilmediğini belirtti. Tomaszkiewicz, "Dürüst olmak gerekirse buna karar vermedik. Bununla oynayacağız. Hikayenin bir kısmı ya da tamamı buna uyuyorsa kullanacağız. Uymadığı hikayeler varsa zorlamayacağız. Bu sistemi oyunlardaki bazı olayların aciliyetini artırmak için kullanmayı deneyeceğiz. Ancak her oyunda aynı şemaya ya da döngüye sahip olacağımızı söylemiyorum, öyle değil" ifadelerini kullandı.

Bu açıklama, stüdyonun zaman mekaniğini bir seri geleneği haline getirmek yerine, her projenin anlatısına göre şekillendireceğini gösteriyor. The Witcher 3 gibi yapımlarda görev almış deneyimli bir ekibin, türün kalıplarını sorgulaması ise oyuncular açısından umut verici bir sinyal olarak okunuyor.

Rebel Wolves'un aklında başka neler var?

Tomaszkiewicz yalnızca zaman mekaniğiyle ilgili konuşmakla kalmadı; stüdyonun RPG türünü farklılaştırabilecek başka fikirler üzerinde de çalıştığını ima etti. Yönetmen, "Gelecekte insanları şaşırtmak için RPG türünü farklı kılabilecek bazı çılgın fikirleri değerlendiriyor ve araştırıyoruz" dedi. Gündüz ve gece döngüsü ile 30 gün 30 gece yapısı zaten tür içinde oldukça özgünken, Rebel Wolves'un bir sonraki hamlesinin ne olacağı şimdiden merak konusu.

Oyuncu kitlesi nasıl bir tablo çiziyor?

Oyunun Steam verileri, CD Projekt Red hayranlarının yapıma yoğun ilgi gösterdiğini ortaya koyuyor. The Blood of Dawnwalker oynayanların yaklaşık yüzde 58'inin daha önce The Witcher 3 oynadığı görülüyor. Bu oran, Rebel Wolves'un hedef kitlesini doğru adreslediğini ve Witcher mirasının oyuncu tabanında güçlü bir karşılık bulduğunu gösteriyor.

Türkiye'de durum ne?

Oyunun Türkiye fiyatlandırması ve yerelleştirme detayları henüz netleşmiş değil. Devam oyunlarına ilişkin resmi bir çıkış takvimi bulunmuyor; Rebel Wolves'un gelecek projelerini ne zaman duyuracağı ise belirsizliğini koruyor. Şimdilik elimizde olan tek şey, stüdyonun zaman mekaniğini tamamen rafa kaldırmadığı ve türü dönüştürebilecek yeni fikirler peşinde olduğu yönünde.

Özetle The Blood of Dawnwalker'ın devam oyunları, aynı zaman baskısını hissedebilir ya da Rebel Wolves bambaşka bir yön tercih edebilir. Kesin olan tek şey, stüdyonun kendi formülüne körü körüne bağlı kalmayı planlamadığı.