Supermicro'nun Savunması: 'Basınlamadık, İş Birliği Ettik'
Holde Edilen Nvidia GPU kaçakçılığı soruşturmasının Tayvan ayağında hız kazanmaya devam ederken, şirketin Taipei genel merkezinde polis tarafından bir baskın yapıldığı yönündeki haberler kamuoyunda yankı uyandırdı. Ancak Supermicro bu iddiaları kesin bir dille reddederek durumu netleştirdi.
Şirket yetkilileri, Tayvan makamlarının bu haberi 'basınlama' olarak nitelendirmesi konusunda rahatsız olduklarını belirtiyor. Matt Thauberger adlı Şirketin Baş Gelir Soruması aracılığıyla yapılan açıklamada Supermicro, soruşturma sürecine tam destek verdiğini vurguladı. Firmanın önceliği yasalara uyum ve etik politikaları olduğu mesajı net olarak iletildi.
Olası Basınlama Değil Adımların Atılması
Supermicro, yetkililerin gelmesini beklemek yerine proaktif bir rol üstlendiğini ifade ediyor. Şirket, olası yasal süreçlere hazırlıklı olmak amacıyla ilgili personelin bilgisayarlarına ve elektronik cihazlarına soruşturmacıların erişimine izin verdiğini belirtti. Bu durum, teknik olarak herhangi bir 'basınama' maruz kalmadıklarını ispatlamalarına yardımcı oluyor.
Firmanın bu açıklamasında da vurgulandığı gibi, şirketin kendi iç politikaları gereği yasalara veya şirket kurallarına uymayan herkes için sıfır tolerans anlayışına sahip olduğu ifade edildi. Supermicro, soruşturma boyunca makamlara tam iş birliği içinde olduğunu ve kanıt toplama sürecinde tüm gerekli desteği sunduğunu dile getirdi.
Tayvan'daki Kaçakçılık Şeması Ne Sunuyor?
Gelişmeler sadece Supermicro ile sınırlı değil. Yapılan soruşturma, Nvidia yapay zeka çiplerinin Tayvan üzerinden Çin'e kaçırıldığı iddialarıyla ilgili. Taiwan henüz ABD tarafından uygulanan katı dış ticaret kontrol yasalarına sahip olmasa da, mevcut diğer düzenlemeleri esnek bir yorumla kullanarak bu tür kaçakçılık faaliyetlerini soruşturuyor.
Benzer durumlar Singapur’da da yaşanıyor; oradaki şüpheliler mülkleri ve banka hesapları üzerinden haksız kazanç sağlamış olarak ele geçirilmiş durumda. ancak Tayvan'daki suçlamalar genellikle ticaret kurallarının ihlali veya dolandırıcılık kapsamında şekilleniyor, yani doğrudan dış ticaret yasa kaçırma durumundan farklı bir boyutta değerlendiriliyor.
ABD’de Yapılan Tutuklamalar ve Riskler
Tayvan davasından bağımsız olarak Supermicro ile bağlantılı başka isimler de küresel çapta sorunlarla karşılaşıyor. Şirketin kurucu ortaklarından Yih-Shyan Liaw da dahil olmak üzere üç kişi, Amerika'da ihracat kontrol yasalarını ihlal etmekle irtibatlı olmaktan tutuklandı.
Bu olaylarda iddia edilen yöntemler oldukça sıra dışıydı: Yasaklı sunucuların seri numaralarının değiştirilmesi için vantilatör gibi ev eşyaları kullanılarak yapıştırıcıların yumuşatıldığı ve ürünlerin takibi zorlaştırmak amacıyla sahte birimlere geçirildiği öne sürülüyor. Ardından bu kaçırılan cihazlar Tayland merkezli hükümet bağlantılı bir kurum üzerinden Çin'deki teknoloji devleri depolarına yönlendiriliyordu.
Geniş çaplı soruşturmalar ve şirket çalışanları hakkında yürütülen davalar, Supermicro gibi büyük donanım tedarikçileri için hem partnerler hem de müşteriler nezdinde önemli kaygı yaratıyor. Bu baskı sonucunda Nvidia CEO'su Jensen Huang bile şirketi ihracat uyumluluk kontrollerini güçlendirmeye çağırmak zorunda kalmış durumda.
Hisselerde gözlemlenen düşüş, şirketin bu hukuki ve itibar risklerine nasıl yanıt vereceği konusundaki endişeleri yansıtıyor.