Stranger Than Heaven ile Bilinmeyene Yolculuk
Bu yıl düzenlenen Summer Game Fest etkinliğinde ses getirilen yeni oyunlardan biri olan Stranger Than Heaven, oynanış zorluğuyla dikkat çekiyor. Oyunu deneyimleyen oyuncular tarafından ele alınan bu yapım, ilk birkaç dakikası gerçekten kafa karıştırıcı olsa da alışıldık alışkanlıkları bir kenara bırakmayı başardığınızda inanılmaz derecede ilgi çekici ve derin bir dövüş sistemi sunuyor.
Bu demo özellikle oyunun tamamını merkeze alarak her türlü absürt karakter veya ünlü konuktan arındırılmış, saf dövüş mekaniklerini ön plana çıkarıyor. Dövüş sistemi tamamen sol ve sağ uzuvların (kolların ve bacakların) kontrolcü düğmeleriyle eşleştirilmesine dayanıyor, bu da oyuna benzersiz bir dinamizm katıyor.
Uzuv Kontrolü Temelli Çatışma Sistemi
Oyunun özündeki mekanik oldukça orijinal: Sol kolunuzu temsil eden sol bumper (sol tetikleyici) yumruk veya elinizle tuttuğunuz silahla saldırırken, sol tetikleyici ile sol bacağınızla bir tekmeyi vuruza karşı kullanıyorsunuz. Sağ taraf ise bu prensibin aynısını uyguluyor. Tek elle kullanılan bıçak gibi aletler sadece o eli kontrol eden düğmelerle kullanılabilir; örneğin sağ elinizdeki bıçağı kullanarak kesme vuruşu yaparken, hemen ardından sol elinizin yumruğunu serbestçe indirebilirsiniz.
Yapışık veya iki elle kullanılan silahlar ise her iki uzuvdan da farklı yönde saldırılar gerçekleştirmek için tasarlanmış olmasıyla bu sisteme uyum sağlıyor. Bu detaylı fizik ve mekanik yapısı, dövüşü basit bir düellodan çok, hareketli ve stratejik bir mücadeleye dönüştürüyor.
Savunma ve Saldırı Kombinasyonları
Dövüş sisteminin en sıra dışı yönlerinden biri de savunma mantığında karşımıza çıkıyor. Çoğu dövüş oyununda tek bumper ile kullanılan blok mekaniği burada B veya Circle düğmesine bağlı olarak işliyor. Bu tuşa basılı tutmak saldırıların çoğuna karşı sizi koruyor, ancak basılı tutarken herhangi bir yöndeki yan bumper'a ekleme yaparak o yöne özel direksiyonel bir blok gerçekleştirip rakibi savuşturabiliyorsunuz.
Yüklenebilir ve Yakın Dövüşler de Önemli.
Dövüş dinamikleri bu kadar etkileyici olmasının yanı sıra, saldırı tuşuna basılı tutarak hatta yumru gibi nispeten hafif görünen vuruşları bile 'şarj' edebilme imkanı tanıyor. Ayrıca aynı anda iki eşdeğer butona basarak rakiplerinizi yere sermek ve yerde kavga ederken onlar üzerinde yağma yapmak da mümkün. Bu dinamik, Yakuza tarzı oyunların geliştiricisi Ryu Ga Gokotsu'un derin dövüş mirasına uygun olarak oldukça sert bir yapıyı ortaya koyuyor.
Üç Ayrı Mekan Varyasyonu
Bu demo üç farklı mekanda geçen üç ayrı karşılaşma sunarak oynanışın çeşitliliğini sergiliyor. İlk bölümde, 1915 yılındaki Kokura, Fukuoka'da başladığınız başlangıç seviyesinde sizi karşılıyor. Burada birkaç rakibe birden karşılaşıyor olmanız oyunu kolaylaştırmasa da düşmanları birbirine iterek onları eğlenceli bir şov haline getirme fırsatı veriyor.
İkinci karşılaşma 1929 yılındaki Kure, Hiroshima'da gerçekleşiyor ve orta zorluk seviyesinde kendinizi buluyorsunuz. Bu bölümde devasa kaslı bir canavar da katılıyor. Büyük çekici gibi çeşitli silahları kullanarak kalabalığı temizlerken aynı zamanda rakibin güçlü saldırılarına karşı direksiyonel blok yaparak ustalaşmanız gerekiyor.
Zeka ve Tahmin Oyunu: Son Tur
Final bölümde, 1940'ların Minami, Osaka konumu olan bir dövüşte daha üstün rakiplere karşı mücadele ediyorsunuz. Bu son karşılaşma muhtemelen demo içindeki en keyifli anlardan biri olarak öne çıkıyor.
Dövüşün bu aşaması saf mekanik beceriden ziyade zamanlama ve rakibi tahmin etme yeteneğine odaklanıyor. Saldırgan, inanılmaz bir hız patlaması kullanarak areningin büyük bir bölümünü saniyeler içinde geçebiliyor. Bu durum sizi sürekli yeni stratejiler geliştirmeye itiyor; boş yumrukla yapılan hızlı vuruşlar bile onun hareketlerini kesmek için kritik öneme sahip olabiliyor. Stranger Than Heaven, mekanik becerinin yanı sıra, düşmanınızın size karşı nasıl bir ritim tuttuğunu çözme sanatıdır.