
Donanım
Sıvı Bilgisayar Devrimi Laboratuvarda
Üniversite fizikçileri tarafından geliştirilen sıvı bazlı bu deneysel bilgisayarların karmaşık verilerde kaotik tahminler yapabilmesi dikkat çekiyor.
Hexcore
3 dk
27 Temmuz 2026

Fizikçilerin karmaşık olayları simüle etme biçimi, bilgisayar donanımının geleceğine dair heyecan verici yeni kapılar araladı. Konstanz ve Stuttgart Üniversitelerindeki bilim insanları, akışkanların oluşturduğu bu 'sıvı bilgisayarlar' üzerinde çarpıcı çalışmalar gerçekleştirdi.
Bu araştırmada, sıvı içerisinde dönen mikroskobik partiküller kullanılarak kaotik sinyal tahminleri yapıldı ve sistemdeki anormallikler tespit edildi. Proje, 400 adet hareketli parçadan oluşan bir düzlemde çalıştı; bu partiküllerin hareketi dijital veriler gibi yorumlandı.
Geliştirilen model, gelen veri serilerindeki karmaşık örüntüleri başarıyla tahmin etti ve sinyalin ortalaması ile değişkenliği bozulmadan önce ortaya çıkan hataları belirledi. Bu zorlu görevde F1 skoru 0.90 olarak kaydedildi. Ancak makaledeki bilim insanları şeffaf bir şekilde şunu belirtiyor: bu sıvı donanımı, piyasadaki memristör tabanlı rezervuar sistemleri kadar yüksek doğruluk oranına ulaşamıyor.
Deneyin merkezinde 3 mikrometre yarıçapında silika küreler bulunuyor. Her bir bu kürenin tek bir tarafı, karbon kapak ile mühürlenmiş durumda ve bunların tamamı su-lütidin karışımı içinde tutuluyor. Bu yapı, 28 derecede sabit sıcaklıkta korunuyor.
Gökertken (laseri) tabanlı bir sistemle çalışan bu deneysel kurulumda, belirli bir hedefe yönlendirilmesi gereken her parçaya odaklanan lazerler kullanılıyor. Ancak parça üzerine görüntüleme yapılan lazer vuruşunda oluşan gecikme nedeniyle, hedef noktayı geçiyor ve en sonunda küçük bir yörüngeye oturuyor. Bu şekilde hareket eden parçaların çevresindeki akış alanları, komşu parçaların yörüngelerini birbirine bağlıyor; dolayısıyla veriler bu parçacıkların belirlenen hedeften sapma miktarları olarak sisteme giriş yapıyor.
Bu colloidal (kolloidal) dizide, partiküller arası mesafe ne kadar azsa bağlantı gücü o kadar yüksek oluyor çünkü hidrotermal kuvvetler uzaklaştıkça zayıflıyor. Sistemdeki bu bağlanma gücü ile her parçacığın yapabileceği dalgalanmanın sınırları, yani sönüm eşiği, experiment yürütülürken ayarlanabiliyor.
Dahası, modelin performansı oldukça dayanıklı çıktı. Giriş verilerinin sadece %20’sinin sisteme dahil olduğu veya bazı parçaların lazer tepki vermeyi bıraktığı gibi zorlu senaryolarda bile tahmin doğruluğu korundu. Kolloidal dizide yapılan tek adımlı Mackey-Glass tahmini için normalize edilmiş ortalama kare hatası (RMS error) yaklaşık 0.1 seviyesinde gerçekleşti.
Mevcut memristör cihazları ise bu ölçümde çok daha başarılı, aynı hata düzeyine ulaşarak 0.01 veya altını gösteriyor; ancak yazar makaledeki sonuçlarda bu gelişimin zaman üzerinden birçok yoğun çalışmanın ürünü olduğunu ve yüksek odaklanma gerektirdiğini vurguluyor.
Başlangıçta yayınlanan ArXiv ön baskısı, bu farkı farklı bir çerçevede eleydi. Araştırmacılar kendi platformlarının en belirgin özelliğinin, mevcut fotonik veya spintronik rezervuarların aksine, zaman çoğaltma tekniği (time-multiplexing) kullanmaktan kaçınması olduğunu savundu.
Yapılan bu karmaşık rezervuarı çalıştırmak; 532 nanometreli bir lazerle, saniyede 100 bin kez tarama yapan çift eksenli akustik-optik deflektörlerle, gerçek zamanlı mikroskopi ile parçacık takibi, sıcaklığı kontrol edilen kuvars hücreler ve veriyi işlemek için geleneksel bir bilgisayar gerektiriyor.
Mesele şu ki bu bilim insanları enerji sarfiyatı üzerine spesifik bir analiz sunmadılar. Bunun yanı sıra makaleden anlaşılan en kritik nokta; lazer gücüyle çalışan bu kurulumun henüz pratik uygulamaya uygun olmayabileceği, çünkü verimlilik açısından büyük bir zorluk barındırdığı yönünde.
Yine de Konstanz Üniversitesi'nin ilgili öğretim üyelerinden Clemens Bechinger,
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
E-posta adresiniz yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar (*) ile işaretlenmiştir.