
Sinema
Sıradan Şiddetin Gösteri Hale Geldiği Film: '3 Weeks After'
Miroslav Terzić imzalı son film '3 Weeks After', okulda yaşanan intihar olayları ve gençlik arasındaki sessiz şiddeti mercek altına alıyor.
Hexcore
3 dk
6 Temmuz 2026

Sırp yönetmen Miroslav Terzić, 2024 yılında vizyona girecek son filmi '3 Weeks After' ile izleyiciyi sadece bir hikaye anlatmakla kalmıyor; aynı zamanda modern toplumlarda şiddetin günlük hayatın acımasız bir parçası haline gelmesi gerçeğiyle yüzleştiriyor.
Macerayı yaratan bu film, Sırp toplumunda yaşanmış gerçek olaylardan ve her biri için ayrı vakitlerde intihar eden Aleksa ile Mahir adında iki gençten ilham alıyor. Film, Bulgaristan'daki bir okul gezisini konu alırken, izleyiciyi lise çağındaki bireylerin yaşadığı sinsi şiddet döngüsüne tanıklık ettiriyor.
Terzić, sinemasının en yeni projesini anlatırken yaşadığı zorlu yaratım sürecinden de bahsetti. Filmi yazmaya başladığı dönemde Sırbistan'da bir okulda toplu silahlı saldırı olması onu derinden sarsmış ve 'burası artık bir film değil, gerçek hayat oluyor' yorumunu yapmıştı.
Yeni uzun metraj filmi beş farklı ülkede (Sırbistan, Bulgaristan, İtalya, Hırvatistan ve Lüksemburg) ortak yapım olarak gerçekleştiriliyor. Senaryosunda Terzić’in yanı sıra Vladimir Arsenijević ve Bojan Vuletić gibi isimler yer alıyor.
Filmdeki olay örgüsü, Andrij adında bir öğrenciden intihar eden sınıf arkadaşının ölümünden sonra gelen okul gezisi etrafında şekilleniyor. Baş karakter Tsosta (oyunculukta Jovan Ginić), bu travmanın gölgesinde en iyi arkadaşının kaybıyla derin bir yas ve çaresizlik yaşıyor.
Yönetmen, filmin yalnızca basit bir zorbalık hikayesi olmadığını vurguluyor. Travmanın üzerinden üç hafta geçmesine rağmen gençlerin bu büyük kederle başa çıkmasının ne kadar zor olduğunu dile getiriyor: 'Üç haftalık süre tüm bunları sindirmek için kesinlikle yeterli değil.'
Mülakatlarında belirttiği üzere, eğitmenler bile olaylar karşısında sıradan davranmaya başlamışken yönetmenin fark ettiği temel sorun, gençlik arasında yaygınlaşmış ve hayatın günlük bir diline dönüşmüş olan şiddet eylemleri. Travmatik durumların ortaya çıktığında yaşamın devam etme zorunluluğu ile gerçek değişimin eksik kalması arasındaki uçurum filmin ana teması.
Film kadrosunda yer alan 24 çocuğa seçilirken Terzić çok büyük bir çaba sarf etti. Toplam 500'den fazla oyuncuyla görüştükten sonra ağırlıklı olarak profesyonel olmayan, gerçek gençlerle çalışmayı tercih edip 'doğaçlama'ya yakın yaklaştı.
Terzić’in çocuklara sadece replik okuma talimatı vermek yerine, okul hayatındaki deneyimlerini sorması tesadüfen hikayenin birçok çocuğun kendi yaşamıyla ne kadar örtüştüğünü keşfetmesine yol açtı. Bu süreçte bazı gençlerin kendilerini şiddetin suçluları olarak tanımlamasını görmesi, yönetmene toplumsal vicdanın ve medeni bir sorgulamanın önemini hatırlatmıştır.
'3 Weeks After'da ekranlarda intihar veya fiziksel saldırganlık gibi eylemler gerçekleştiğinde, görüntü yönetmeni Damjan Radovanović bilinçli bir sanatsal tercih yapıyor: Çekimleri mesafeli tutuyor. Bu stilistik yaklaşım, Terzić’in eserindeki odak noktasının kriz anlarında 'nötr' kalan ve şiddete müdahale etmeyi seçmeyen toplum üyeleri olduğu fikriyle birebir örtüşüyor.
Yönetmen, günümüzde izleme biçimimizle bugünkü durumu kıyaslıyor. Şiddeti telefonlarımızdan, uzaktan, bir gözlemci gibi izlediğimizde araya giren o koruyucu alanın ne kadar yanıltıcı olabileceğini savunuyor. Bu mesafe, şiddetin bir gösteriye dönüşmesine neden oluyor. Filmdeki uzun çekimler ve doğaçlama yöntemleri de bu seyirsel mesafeyi sorgulatan aktif bir bakış açısı sunmayı amaçlıyor.
Telif hakları nedeniyle filmin dünya prömiyeri Karlovy Vary Film Festivali'nde gerçekleştirilecek. Terzić, Bulgaristan’da intiharla ilgili konuşmaların genellikle çok geç yapıldığına dikkat çekerek, bu küresel gösterimin farklı izleyici kitlesine hitap etmesinin önemini vurguluyor.
Yönetmenin nihai hedefi ise seyircinin sinemadan çıktıktan sonra filmin temaları üzerine düşmesini sağlamak. 'Biz şimdiden bir yangının içindeyiz ama fark etmiyoruz. Şiddet, dilimiz olduğu için bu durumu görmezden geliyoruz,' diyerek izleyicileri harekete geçmeye davet ediyor.




Topluluk yargısını şekillendirmek için fikrini tek bir sinyalle belirt.
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
E-posta adresiniz yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar (*) ile işaretlenmiştir.