Üretken yapay zeka araçlarının şirketlerde hızla yaygınlaşması, beraberinde yeni bir güvenlik açığı getiriyor: çalışanlar farkında olmadan müşteri verilerini, kaynak kodlarını veya kurum içi belgeleri üçüncü taraf yapay zeka servislerine gönderebiliyor. Yerli siber güvenlik şirketi Shadowx, tam da bu riske odaklanan kurumsal yapay zeka güvenlik platformunu tanıttı. Platform, yapay zeka kullanımını tamamen yasaklamak yerine denetim altına almayı hedefliyor.

FilterX ile veri sızıntısına gerçek zamanlı önlem

Platformun temel yaklaşımı, üretken yapay zeka servislerine erişimi tamamen engellemek yerine bu servislere gönderilen veriyi kontrol etmek üzerine kurulu. Shadowx'in FilterX isimli bileşeni; metin, dosya ve görseller içerisindeki hassas verileri gerçek zamanlı olarak tespit ederek maskeleyebiliyor veya yeniden yazabiliyor. Sistem PDF, Word, Excel ve sunum dosyalarının yanı sıra görseller ve arşiv dosyaları üzerinde de çalışabiliyor. Trafiğin proxy seviyesinde denetlenebilmesi sayesinde kurumlar, çalışanların yapay zeka araçlarına hangi verileri gönderdiğini merkezi olarak kontrol edebiliyor. Çözüm, bulut tabanlı servislerin yanında şirketlerin kendi altyapısında çalışan yerel dil modellerini de kapsıyor.

Prompt injection ve jailbreak saldırılarına karşı hangi araçlar var?

Shadowx, platformda yalnızca veri sızıntısına değil, doğrudan yapay zeka sistemlerini hedef alan saldırılara yönelik araçlara da yer veriyor. Model Defense adlı bileşen prompt injection ve jailbreak girişimlerini modele ulaşmadan tespit etmeyi amaçlarken, RedX ise bu tür saldırı senaryolarını simüle ederek yapay zeka sistemlerinin dayanıklılığını test ediyor. Bu iki bileşen, kurumların yapay zeka altyapılarını hem dış hem de iç tehditlere karşı sürekli test etmesine olanak tanıyor.

Shadow AI nedir, VisionX nasıl tespit ediyor?

Platformdaki VisionX bileşeni ise şirket içerisindeki yapay zeka kullanımını görünür hale getirerek hangi uygulamaların ve servislerin kullanıldığını takip ediyor. Böylece BT ekiplerinin kontrolü dışında kullanılan ve "shadow AI" olarak adlandırılan araçların da tespit edilmesi hedefleniyor. Shadow AI, çalışanların onay almadan çeşitli yapay zeka servislerine veri göndermesi anlamına geliyor ve kurumsal veri güvenliği açısından ciddi bir kör nokta oluşturuyor.

Shadowx yöneticisi yapay zeka yasaklarına nasıl bakıyor?

Shadowx Kurucu Ortağı ve CTO'su Nedim Kaya, şirketlerin yapay zeka kullanımını tamamen yasaklamak yerine denetlenebilir hale getirmesi gerektiğini savunuyor. Şirketin çözümü, özellikle hassas verilerin kurum dışına çıkmasının sınırlandırılması ve üretken yapay zeka araçlarının mevcut güvenlik politikalarına dahil edilmesi üzerine konumlanıyor. Bu yaklaşım, çalışan verimliliğini korurken kurumsal veri güvenliğini de sağlamayı amaçlıyor.

Platformun teknik kapsamı ve Türkiye durumu

Shadowx'in platformu, bulut tabanlı yapay zeka servislerinin yanı sıra şirket içinde çalışan yerel dil modellerini de kapsıyor. Bu da onu hem genel amaçlı hem de özel altyapı kullanan kurumlar için uygun hale getiriyor. Şu an için platformun fiyatlandırması veya Türkiye'deki kullanıma sunulma takvimi hakkında resmi bir açıklama bulunmuyor. Ancak yerli bir siber güvenlik şirketi tarafından geliştirilmesi, Türkiye'deki kurumlar için veri yerelleştirme ve mevzuata uyum açısından avantaj sağlayabilir.

Kurumsal yapay zeka güvenliğinde yeni bir dönem mi?

Üretken yapay zeka kullanımı arttıkça, kurumların bu araçları tamamen yasaklamak yerine güvenli hale getirmesi gerekiyor. Shadowx'in tanıttığı platform, veri maskeleme, saldırı tespiti ve görünürlük gibi katmanlarla bu ihtiyaca cevap veriyor. Özellikle FilterX'in dosya ve görsel içeriklerdeki hassas verileri gerçek zamanlı işleyebilmesi, geleneksel veri kaybı önleme çözümlerinden ayrıştığı nokta olarak öne çıkıyor. Yapay zeka çağında kurumsal güvenlik, artık sadece ağ ve uç nokta korumasıyla sınırlı değil; model etkileşimlerini de kapsaması gerekiyor.