Yemen'de meşru hükümeti destekleyen Arap Koalisyonu, Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı'na düzenlenen ve 12 kişinin hayatını kaybetmesine, 309 kişinin yaralanmasına yol açan saldırının ardından sert bir açıklama yaptı. Koalisyon Sözcüsü Tümgeneral Turki el-Maliki, saldırının Husiler tarafından gerçekleştirilen bir terör eylemi olduğunu belirterek, uluslararası insancıl hukuka göre bunun tam anlamıyla bir savaş suçu teşkil ettiğini vurguladı.
- Saldırıda 12 kişi hayatını kaybetti, 309 kişi yaralandı.
- Arap Koalisyonu saldırıyı savaş suçu olarak nitelendirdi.
- Koalisyon, uluslararası hukuka uygun kararlı bir yanıt vereceğini açıkladı.
Saldırının bilançosu ne oldu?
Suudi Arabistan Sivil Havacılık Genel Kurulu (GACA), Kral Halid Uluslararası Havalimanı'na yönelik saldırıda ölü sayısının 12'ye, yaralı sayısının ise 309'a yükseldiğini duyurdu. GACA, daha önce 6-8 Ekim tarihleri arasında düzenlenen saldırılarda 4 kişinin hayatını kaybettiğini, çok sayıda kişinin yaralandığını açıklamıştı. Saldırıların hedefinde yolcu terminalleri ve sivil altyapı bulunuyordu.
Tümgeneral Maliki, saldırıda sivillerin ve havalimanı çalışanlarının öldüğünü veya yaralandığını belirterek, bu eylemin insani ilkeler, değerler ve ahlakla bağdaşmadığını ifade etti. Maliki, Ortak Kuvvetler Komutanlığı'nın bu terör saldırısına uluslararası insani hukuk ve ilgili kurallara uygun olarak kararlılıkla yanıt vereceğini kaydetti.
Taraflar arasındaki çatışmalar nasıl bir seyir izliyor?
Yemen'de hükümet güçleriyle İran destekli Husiler arasındaki çatışmalar son dönemde şiddetlenmiş durumda. Husiler, kendilerine saldırı düzenlendiğini öne sürerek Suudi Arabistan'ı balistik füze ve insansız hava araçlarıyla hedef alıyor. Eylül 2014'te başkent Sana'yı ve bazı vilayetleri kontrol altına alan Husiler, Suudi Arabistan liderliğindeki Arap Koalisyonu'nun Mart 2015'ten bu yana destek verdiği Yemen hükümetine karşı savaşıyor.
Uluslararası hukuk açısından saldırının anlamı ne?
Arap Koalisyonu Sözcüsü, saldırının uluslararası insancıl hukuk ve örf-adet kurallarına göre savaş suçu olduğunu belirterek, sivil kayıpların kabul edilemez olduğunu vurguladı. Bu tür saldırılar, bölgede gerilimi daha da artırırken, uluslararası toplumun Yemen krizine yönelik endişelerini de derinleştiriyor.
Türkiye ve bölge açısından ne anlama geliyor?
Riyad'daki saldırı, Körfez'de güvenlik endişelerini artırırken, enerji piyasaları ve bölgesel istikrar üzerinde de etkili olabilir. Türkiye, Yemen krizinde diplomatik çözümden yana tavır alırken, sivil kayıpların önlenmesi ve insani yardımların ulaştırılması çağrısını yineliyor. Saldırının ardından bölgede tansiyonun daha da yükselmesi bekleniyor.
Arap Koalisyonu'nun kararlılık mesajı, Husilerin saldırılarının devam etmesi durumunda askeri yanıtın kaçınılmaz olacağını gösteriyor. Uluslararası toplum ise bir yandan savaş suçu iddialarını incelerken, diğer yandan Yemen'deki insani krizin derinleşmemesi için çaba harcıyor.