Rekabet Kurumu, Google'ın arama sonuç sayfasında sunduğu yapay zeka özetlerinin haber sitelerinin ziyaretçi trafiğini ve reklam gelirlerini eritebileceği endişesiyle harekete geçti. Alphabet ve Google bünyesindeki şirketler hakkında soruşturma başlatılırken, haber yayıncılarının içeriklerine ilişkin ekonomik haklarını korumaya yönelik geçici tedbirler de devreye alındı. Karar, dijital yayıncılık ekosisteminde uzun süredir tartışılan bir denklemi Türkiye özelinde yeniden masaya yatırıyor.
- Rekabet Kurumu, Google'ın Yapay Zeka Önizlemeleri ve Yapay Zeka Modu özelliklerini 4054 sayılı Kanun'un 6. maddesi kapsamında inceliyor.
- Yayıncılar, içeriklerinin yapay zeka özetlerinde kullanılmasını arama görünürlüğünü kaybetme riski olmadan reddedebilecek.
- Google'ın yayıncılara ayrımcılık yaratmayan ve içeriğin ekonomik değerini yansıtan koşullar sunması gerekiyor.
Soruşturmanın odağında ne var?
Kurum, Google Arama hizmetinde sunulan Yapay Zeka Önizlemeleri (AI Overviews) ve Yapay Zeka Modu (AI Mode) özelliklerinin 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 6. maddesini ihlal edip etmediğini inceliyor. 27 Ağustos 2026'da başlatılan önaraştırmada, yapay zeka hizmetlerinin kullanıcıların bilgiye erişim alışkanlıklarını nasıl dönüştürdüğü ve haber yayıncıları ile diğer içerik üreticilerine yönelen trafiği olumsuz etkileyip etkilemediği değerlendirildi.
İncelemenin bir diğer ayağı ise sözleşme pratiği. Google ile yayıncılar arasındaki içerik kullanım anlaşmalarının haksız koşullar barındırıp barındırmadığı, yapay zeka hizmetlerinin rakip içerik üreticileri ve diğer yapay zeka sohbet asistanları üzerinde dışlayıcı bir etki yaratıp yaratmadığı da mercek altına alındı. Bu çerçevede soruşturma, yalnızca trafik kaybı değil, pazar gücünün nasıl kullanıldığı sorusuna da uzanıyor.
Geçici tedbir yayıncılara ne kazandırıyor?
Rekabet Kurulu, 8 Ekim 2026 tarihli toplantısında haber yayıncılarının içeriklerinin yapay zeka hizmetlerinde kullanımına yönelik geçici tedbir kararı aldı. Kararın özü oldukça net: Yayıncılar, içeriklerinin yapay zeka özetlerinde kullanılıp kullanılmayacağına, Google'ın diğer hizmetlerindeki görünürlük ve indekslenmelerinden bağımsız olarak karar verebilecek.
Bu düzenleme, sektördeki en büyük korkuyu ortadan kaldırmayı hedefliyor. Bugüne kadar birçok yayıncı, yapay zeka özetlerinde yer almayı reddetmesi halinde arama sonuçlarındaki görünürlüğünü kaybedeceği endişesini taşıyordu. Geçici tedbirle birlikte bu iki unsur birbirinden ayrılıyor ve yayıncıların içerikleri üzerindeki kontrolü güçleniyor.
Google'dan hangi adımlar bekleniyor?
Tedbir kapsamında Google'ın haber yayıncılarına ayrımcılık yaratmayan ve içerik kullanımının ekonomik değerini yansıtan koşullar sunması gerekiyor. Bu yükümlülük, içerik kullanımına ilişkin sözleşmelerin belirlenmesini de kapsıyor. Kurul, yapay zeka hizmetlerini doğrudan kısıtlamak yerine dijital medya ekosistemini korumayı ve yayıncıların içeriklerinden üretilen değerden adil pay almasını amaçlıyor.
Uyum sürecinde hangi uygulamaların hayata geçirileceği ve hangi ticari yöntemin kullanılacağı ise Google'ın kararına bırakıldı. Bu esneklik, şirketin teknik olarak farklı çözümler geliştirmesine imkan tanırken, sonuçta ortaya çıkacak modelin yayıncılar açısından gerçekten adil olup olmayacağı sorusunu da beraberinde getiriyor.
Türkiye'deki yayıncılar için ne anlama geliyor?
Karar, Türkiye'de faaliyet gösteren haber siteleri ve dijital içerik üreticileri için doğrudan bir koruma mekanizması sunuyor. Yapay zeka özetlerinin kullanıcıyı siteye tıklamadan bilgilendirmesi, tıklama oranlarını ve buna bağlı reklam gelirlerini düşüren temel unsur olarak öne çıkıyor. Geçici tedbir, bu döngünün yayıncı aleyhine işlemesini engellemeyi hedefliyor.
Soruşturmanın nihai karara bağlanmasıyla birlikte Google'ın Türkiye pazarındaki yapay zeka özeti pratiğinde kalıcı değişiklikler gündeme gelebilir. Şimdilik ortada bir ceza değil, davranışsal bir düzenleme var; ancak süreç, küresel ölçekte benzer tartışmaların Türkiye ayağını oluşturması bakımından dikkat çekici.