Qualcomm Üst Yöneticisi Cristiano Amon, yapay zekâ şirketlerinin 2028 yılına kadar akıllı telefonlarda en az 100 milyar parametreli modelleri çalıştırmak istediğini açıkladı. Hawaii'de düzenlenen Snapdragon Summit sırasında kaydedilen ve Sources programında yayınlanan söyleşide konuşan Amon, bu talebin sürekli çalışan yapay zekâ beklentisiyle birlikte geldiğini vurguladı. Açıklama, bugün satın alınan telefonların bu ölçekteki modelleri desteklediği anlamına gelmiyor; yönetici, gelecekteki cihazlar için sektörden gelen beklentiyi tarif ediyor.
- 2028 hedefi: Telefonlarda en az 100 milyar parametreli yapay zekâ modelleri çalıştırmak.
- Sürekli çalışan yapay zekâ: Ajanlar arka planda kesintisiz görev yapacak.
- Qualcomm'un çözümü: Hexagon NPU ve uzman karışımı mimarisiyle verimli hesaplama.
Telefonlarda yapay zekâ neden yeni bir yenileme dalgası yaratacak?
Amon'a göre, uygulamaları kullanabilen ve kişisel bağlamı anlayabilen yapay zekâ ajanları, yeni bir cihaz yenileme döngüsü başlatacak. Ona göre telefon deneyimini üçüncü taraf uygulamalar nasıl dönüştürdüyse, ajanlar da benzer bir etkiyi tetikleyebilir. Kullanıcıların artan bellek fiyatları nedeniyle telefon değiştirmeyi ertelediğini hatırlatan Amon, yeni yapay zekâ özelliklerinin bu kararı tersine çevirebileceğini söylüyor. Ancak bu yaklaşım, satışlara ilişkin gerçekleşmiş bir sonuçtan çok yöneticinin beklentisini yansıtıyor.
100 milyar parametre tam olarak ne anlama geliyor?
Yöneticinin 100 milyar parametre vurgusu, telefonun tek bir dev modeli tüm görevlerde aynı biçimde çalıştıracağı anlamına gelmiyor. Qualcomm'un Hexagon NPU mimarisine ilişkin resmî açıklaması, farklı görevleri uzmanlaşmış modellere yönlendiren bir yaklaşımı öne çıkarıyor. Böylece şirket, toplam model büyüklüğüyle her işlemde gereken etkin hesaplama miktarını birbirinden ayırıyor. Şirketin 10 Eylül tarihli teknik paylaşımında örnek verilen 30 milyar parametreli uzman karışımı model, her yeni belirteç üretiminde yaklaşık 3 milyar yönlendirilmiş parametreyi etkinleştirebiliyor. Dolayısıyla toplam parametre sayısı, bütün parametrelerin her adımda birlikte hesaplamaya katıldığını ifade etmiyor. Qualcomm, uzman seçimi ve önbelleklemenin işlem yükünü azaltabildiğini belirtiyor.
Giyilebilir yapay zekâ cihazlarında hangi form faktörleri öne çıkıyor?
Amon, yapay zekâ şirketlerinin kulaklık, kolye, rozet ve başka biçimlerde cihazlar denediğini anlatıyor. Akıllı gözlükleri ise giyilebilir yapay zekâ ürünleri içinde en güçlü aday olarak görüyor. Kullanıcıların ürüne güvenmesini, yararlı bulmasını ve kolay kullanmasını bu cihazların başarısı için gerekli sayıyor. Bu bakış açısı, Qualcomm'un yalnızca akıllı telefonlara değil, çoklu cihaz ekosistemine yönelik bir yapay zekâ stratejisi izlediğini gösteriyor.
Türkiye'de durum ne olacak?
Qualcomm'un 2028 hedefi küresel bir yol haritası olsa da Türkiye'deki kullanıcılar için bu teknolojilere erişim, öncelikle amiral gemisi telefonların ülkeye giriş takvimine ve fiyatlandırmasına bağlı olacak. Şu an için Türkiye'ye özel bir çıkış tarihi veya fiyat bilgisi bulunmuyor. Yüksek bellek fiyatları ve kur dalgalanmaları göz önüne alındığında, 100 milyar parametreli modelleri destekleyen cihazların Türkiye'de üst segment fiyatlarla konumlandırılması bekleniyor.
Qualcomm'un rakipleri bu yarışta nerede?
Apple, Google ve Samsung gibi üreticiler de cihaz üstü yapay zekâ konusunda agresif adımlar atıyor. Apple, M serisi çiplerle yerel model çalıştırma deneyimini genişletirken; Google, Tensor işlemcileriyle Pixel cihazlarda yapay zekâ özelliklerini öne çıkarıyor. Samsung ise Galaxy AI ile bulut ve cihaz üstü işlemleri harmanlıyor. Qualcomm'un 100 milyar parametre hedefi, bu rekabette Snapdragon platformunu konumlandırma çabası olarak okunabilir. Ancak sektördeki bellek tedarik sorunları ve enerji verimliliği kısıtları, hedefin ne kadar hızlı gerçeğe dönüşeceğini belirleyecek.
2028'e kadar hangi engeller aşılmalı?
100 milyar parametreli modellerin telefonlarda sürekli çalışması için bellek bant genişliği, güç tüketimi ve ısı yönetimi gibi kritik alanlarda önemli ilerlemeler gerekiyor. Qualcomm, uzman karışımı ve önbellekleme teknikleriyle bu yükü azaltmayı hedefliyor. Yine de sektörün 2028'e kadar bu hedefe ulaşıp ulaşamayacağı, yalnızca çip teknolojisine değil, aynı zamanda yapay zekâ model mimarilerindeki gelişmelere de bağlı. Amon'un açıklamaları, telefonların önümüzdeki yıllarda yalnızca iletişim değil, sürekli çalışan kişisel yapay zekâ asistanlarına dönüşeceği vizyonunu ortaya koyuyor.