

Tony Gilroy, 14 yıl aradan sonra sinemaya dönüyor. Son üç yılını Star Wars evreninde Andor dizisinin yaratıcısı, showrunner'ı ve baş yazarı olarak geçiren Gilroy, bu kez bir çellistin hikayesini anlatan Behemoth! ile karşımızda. Film, 4 Aralık Cuma günü vizyona giriyor. Ancak Behemoth!, sevilmesi zor bir yapım olarak dikkat çekiyor.
Gilroy, Michael Clayton ile En İyi Yönetmen ve Senaryo dallarında Oscar adaylığı elde etmiş bir isim. Uzun süre televizyon projelerinde çalıştıktan sonra Behemoth! ile sinemaya dönüş yapıyor. Film, ilk kez New York Film Festivali'nde Centerpiece bölümünde gösterildi. Ancak yapımın en büyük sorunu, dramatik ivmeyi sık sık kesintiye uğratan zaman atlamalı anlatı yapısı. Bu yapı, hikayenin duygusal akışını zayıflatıyor.
Pedro Pascal, Alex Serian rolünde sıcaklık ve manyetizma sergiliyor. Ancak karakterin pasifliği, oyuncunun çekiciliğiyle çatışıyor. Alex, kendi hayatında bir kenara itilmiş bir figür. Narsist bir ailenin gölgesinde yaşamış olması, onu ilginç kılmaya yetmiyor. Üstelik başarısız ilişkileri, kendi hasarlarının bir belirtisi olmaktan çok, yanlış partner seçimlerinin sonucu gibi görünüyor. Senaryo, Pascal'ın karakterine bir filmi taşıyacak derinliği vermiyor.
Olivia Wilde, zengin ve evli bir sanat hamisi olan Carol Spedding'i canlandırıyor. Alex ile ilişkisini bitirdiğinde onu çılgınca takip eden Carol, Fatal Attraction filmindeki Glenn Close karakterine benziyor. Alex'in Chicago Senfoni Orkestrası'ndaki görevi sırasında yaptığı 6 milyon dolarlık bağış, ona bir tür sahiplik hissi veriyor. Ancak bu durum, filmde yeterince derinleştirilmiyor. Carol, Alex telefonlarını engellediğinde "Senin için kan ağlıyorum, sen beni mi reddediyorsun?" diye bağırıyor.
Behemoth!'in en güçlü yanı, Hollywood'un film müziği kayıt sahnelerinde çalışan bir orkestranın işleyişini gözler önüne seren heyecan verici sekanslar. Bu sahneler, nadiren görülen bir dünyayı izleyiciye taşıyor. Film, Maestro ile Tár arasında bir yerde konumlanıyor gibi görünse de, içsel motoru bu karşılaştırmaların altında kalıyor. Yine de yetenekli kadrosu ve özenli işçiliğiyle dikkat çekiyor.
Filmde Pedro Pascal, Olivia Wilde, Eva Victor, Alexa Swinton, Kaya Ralls, Erik Griffin, JoBeth Williams, Margarita Levieva, Hank Azaria ve Will Arnett gibi isimler yer alıyor. 2 saat 7 dakika süren yapım, 4 Aralık'ta sinemalarda olacak. Türkiye'deki vizyon tarihi henüz belli değil.
Film, zaman atlamalı yapısı ve pasif ana karakteriyle dramatik momentumu sık sık kaybediyor. Alex'in hikayesi, kendi hayatında bir kenara itilmiş bir adamın portresini çiziyor. Ancak bu portre, onu ilginç kılmak için yeterli değil. Kadın karakterler de genellikle pek olumlu çizilmiyor. Özellikle Carol Spedding, takıntılı bir figür olarak öne çıkıyor. Film, bir yandan ilgi çekici bir dünyayı sunarken, diğer yandan hikaye anlatımında tökezliyor.
PMK Entertainment, 16 yıllık kendi ajansı Prodigy Public Relations'ı yöneten Erik Bright'ı içerik ve stratejik iletişimden sorumlu başkan yardımcısı olarak kadrosuna kattı.
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
E-posta adresiniz yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar (*) ile işaretlenmiştir.



