
Teknoloji
OpenAI ve Apple Ticari Sırlar Davası: Gizli Mesajlar Ortaya Çıktı
OpenAI'ın Apple'a ticari sır suçlamalarına karşılık yayımladığı yazışmalar ve e-postalar dava gündemine bomba gibi düştü.
Hexcore
3 dk
5 Ağustos 2026

OpenAI, teknoloji devi Apple'a karşı yürütülen ticari sır iddialarına yanıtını hukuki olmayan ama oldukça çarpıcı bir yol izleyerek verdi. Şirket, Apple’ın iddia ettiği gizli bilgilere yönelik savunmasını yaparken, eski çalışanları arasındaki mesajlar ve hukuk ekipleriyle yapılan e-postalar dahil olmak üzere dava dosyası içerisindeki yazışmaları kamuoyu ile paylaştı. Bu hamle, davayı sadece teknik bir uyuşmazlık olmaktan çıkarıp, şirketlerin çalışma kültürü ve personel değişimlerinin hassasiyeti gibi daha geniş konuların gündemine taşıdı.
Apple'ın Kuzey Kaliforniya Federal Bölge Mahkemesi nezdinde OpenAI hakkında açtığı bu hukuki süreç, 10 Temmuz 2026 tarihinde resmiyet kazandı. Şirket, davada sadece Apple ile değil, eski çalışanları Tang Yew Tan ve Chang Liu gibi bireyleri de dahil ederek hukuki zemini sağlamlaştırdı. Apple'ın temel endişesi; bu kişilerin ayrılışlarından sonra dahi şirkete ait gizli verilere erişmeye devam etmesi ve OpenAI’nin kendi tüketici elektroniği projelerinde bu hassas bilgileri haksız bir avantaj olarak kullanmasıydı.
Dava dosyasında, eski çalışan Chang Liu’dan ziyade 24 yılı aşkın Apple bünyesindeki hizmetiyle dikkat çeken Tang Yew Tan üzerinden yapılan suçlamalar büyük yankı uyandırdı. Bu iddialara göre Tan, Apple'dan ayrıldıktan sonra OpenAI'nin donanım yöneticılığını üstlendi ve eski meslektaşlarından yayımlanmamış ürünlerin geliştirilme süreçlerine dair kritik bilgiler talep ettiğinin öne sürülüyor. Buna karşılık OpenAI ise kapsamlı bir savunma yaparak, Tan gibi ekip üyelerine rakip şirketlerin gizli ticari sırlarını kullanmaması yönünde açık ve net yönergeler verdiğini belirtti.
Writers' Note: Bu kısımda metin akışı sağlandığı için ek yorumlar kaldırılmıştır.
OpenAI’ın savunmasındaki en çarpıcı noktalar ise eski çalışan Chang Liu ile iletişim kurulan iMessage yazışmalarını merkeze koyması oldu. Şirket, yayınladığı bu mesajlarda Apple çalışanlarının bizzat Liu'dan dosya bulma ve teknik ayrıntıları hatırlatma konularında yardım istediğini ortaya koyduğunu belirtti. Bu durum OpenAI tarafından savunulurken; Apple’ın ayrılışından sonra Liu’nun sistem yetkilerini zamanında devre dışı bırakmadığı iddia edildi. Öte yandan, Apple’ın söz konusu yazışmalardan bazılarını çıkarılmasını talep eden bir talebi olduğu da dikkat çekti.
İki şirket arasındaki anlaşmazlığın derinleştiği başka bir kritik nokta ise Apple'ın Şubat ayında OpenAI ile temas kurduğu yönündeki iddialardır. OpenAI bu iddianın arkasındaki avukatın Asya kökenli iki farklı soyadını birbirine karıştırmayı göze alabileceğini öne sürdü ve yazışmaların yanlış e-posta zincirinden kaynaklandığını savundu. Bu savunmayı destekleyen kısım olarak, ilgili süreçte görev alan Avukat Gabriel Gross'un da resmi yazışmalarda bu tür bir iletişim hatasını kabul etmiş olması belirtildi.
Ayrıca OpenAI; söz konusu avukatın gerçekleştirmemiş olduğu bir telefon görüşmesini sanki olmuş gibi aktardığını iddia ederek Apple'ın mahkemedeki anlatısıyla gerçekler arasında ciddi tutarsızlıklar olduğunu ileri sürdü. Şirket, yaklaşık beş aylık bir sessizlik döneminin ardından Apple’ın doğrudan dava sürecini başlatması ve bunun önceden beyan edilen iletişim şekliyle örtüşmediği değerlendirildi.
Apple'ın bu davanın ilerleyen aşamalarında talep ettiği geçici mahkeme kararı ise büyük önem taşıyor. Apple, bu karar ile OpenAI, Tang Yew Tan ve Chang Liu gibi bireylerin şirket bilgilerine erişimini sınırlandırmayı amaçlıyor; ayrıca delil teslimi ve ifade alma süreçlerinin hızlandırılmasını bekliyor.
OpenAI'ye gelince sunduğu yanıt net: şirketin Apple'a ait herhangi bir ticari sırrı elinde tutmadığı ve bu tür hassas bilgilere kesinlikle ihtiyacı olmadığı vurgulanıyor. Her iki tarafın sunacağı erişim kayıtları, şirket içi belgeler ve teknik dosyalar, mahkemenin vereceği kararda belirleyici olacak temel unsurlar olarak görülüyor.
Dava süreci devam ederken Apple ile OpenAI arasındaki ticari ilişki oldukça karmaşık bir yapı arz ediyor. Bir yanda ChatGPT gibi yazılım alanlarında karşılıklı işbirlikleri varken, diğer yanda donanım ve tüketici elektroniği çalışmalarının gizliliği konusundaki bu gerilim, iki teknoloji devi arasında farklı cephelerde karşı karşıya getiren ciddi bir çatışmayı işaret ediyor.
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
E-posta adresiniz yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar (*) ile işaretlenmiştir.