Norveç ordusunun Oslo'da düzenlenen bir tatbikat sırasında kiraladığı araçların, içindeki askerleri fark edilmeden kaydederek görüntüleri araç hafızasında sakladığı ortaya çıktı. Söz konusu kayıtlar, askerlerin araca binip inmesini, hareketlerini ve konumlarını, hatta güvenlik kapılarında yazdıkları erişim kodlarını dahi içeriyor. Olayın en dikkat çekici yanı ise araçların Çin merkezli bir şirketler zincirine uzanan bir kiralama operatörüne ait olması.
- Kiralık araçlardaki standart araç içi kameralar, askerlerin farkında olmadan açık bırakılmasıyla kayıt yapmış.
- Görüntülerde askerlerin hareketleri ve kapı giriş kodları yer alıyor; kayıtlar daha sonra silinmiş.
- Alternatif araç kıtlığı nedeniyle ordu, tatbikatın geri kalanında aynı araçları kullanmaya devam etmiş.
Kayıtlar neden bu kadar ciddi bir sorun?
Kişisel verilere yönelik hassasiyet zaten yüksekken, insanları sessizce görüntüleyen her cihaz anında inceleme altına alınıyor. Ancak burada mesele yalnızca mahremiyet değil. Askerlerin erişim kodlarını kayıt yapan bir merceğin önünde tuşlaması, aracın sahibinin hangi ülkeden olduğundan bağımsız olarak rutin güvenlik açısından ağır bir ihlal anlamına geliyor. Kapı kodları kısıtlı bölgeleri koruduğu için, bu görüntülere erişen herhangi biri söz konusu alanlara yetkisiz giriş yöntemini öğrenebilirdi.
Kayıtların özel casusluk yazılımıyla değil, askerlerin yanlışlıkla açık bıraktığı standart araç içi kameralarla oluşması da ayrı bir dikkatsizlik katmanı ekliyor. Görüntüler kimse tarafından incelenmeden araçların içinde birikmiş. Askerler kayıtları, araç menülerini can sıkıntısıyla kurcalarken tesadüfen bulmuş ve ardından silmiş.
Çin bağlantısı neden tartışmayı büyüttü?
Kiralama operatörünün, sonunda Çin merkezli bir şirkete uzanan bir kurumsal zincirin parçası olduğu öğrenilince tablo daha da hassas bir hal aldı. Norveç silahlı kuvvetleri, günlük işler, tatbikatlar ve operasyonel görevler için araç sağlayan Hertz markalı First Rent A Car Norway AS'den kiralama yapıyor. Volvo Cars bu şirketin tam kontrolünü elinde tutuyor; ancak Volvo Cars'ın yaklaşık yüzde 79'u Geely'nin İsveç merkezli holding kolu tarafından kontrol ediliyor. Bu kolun tamamı ise Çin merkezli Zhejiang Geely Holding Group'a bağlı.
Yine de sahiplik tek başına bir niyet kanıtı sayılmıyor. Asıl soru, Çin bağlantılı servislerin Norveç'te bu tür bir erişimi kullanma kapasitesine ve geçmişine sahip olup olmadığı. Kiralama firması Volvo'ya ait olsa da yalnızca iki aracın Çin üretimi Deepal olduğu doğrulanmış durumda; geri kalan araçların markaları ise açıklanmadı.
Hangi araçlar ve markalar söz konusu?
| Bilgi | Detay |
|---|
| Kiralama operatörü | First Rent A Car Norway AS (Hertz markalı) |
| Üst sahiplik | Volvo Cars, ardından Geely ve Zhejiang Geely Holding |
| Doğrulanan Çin üretimi araç | 2 adet Deepal |
| Diğer araç markaları | Açıklanmadı |
| Kayıt kaynağı | Standart araç içi kameralar |
| Kayıtların akıbeti | Askerler tarafından silindi |
Norveç güvenlik birimleri ne yapıyor?
Olay, Norveç'in karşı istihbarat organı olan Polis Güvenlik Servisi'nin (PST) radarına girmiş durumda. Askeri yetkililerin, kayıtların niteliği ve araçların kiralama zinciri üzerinden yürütülecek bir inceleme başlatması bekleniyor. Alternatif araç kıtlığı nedeniyle ordunun tatbikatın geri kalanında aynı araçları kullanmak zorunda kalması ise operasyonel güvenlik açısından ayrı bir zafiyet olarak öne çıkıyor.
Türkiye açısından ne anlama geliyor?
Haber, Türkiye'deki kurumlar ve savunma sanayii için de ders niteliğinde. Kamu kurumları ve güvenlik birimlerinin kiralık filo kullandığı durumlarda, araç içi kamera ve bağlantılı donanımların varsayılan ayarlarının denetlenmesi kritik hale geliyor. Türkiye'de bu olaya ilişkin resmi bir açıklama ya da soruşturma bulunmuyor; gelişme yalnızca Norveç özelinde ilerliyor. Yine de olay, veri toplayan cihazların tedarik zinciri boyunca nasıl bir güvenlik riskine dönüşebileceğini somut biçimde gösteriyor.