Netflix, Fransa’da zorunlu tutulan yerel içerik yatırım kurallarının güncel haliyle sürdürülebilir hale gelmediğine dair ciddi uyarılar yapıyor. Küresel yayıncılık devlerinden biri olarak Fransız sinema ve televizyon üretiminin en büyük özel destekçilerinden birine dönüşen Netflix, mevcut düzenlemelerin şirketler için baskı yarattığını belirtiyor.
Bu durumun ileride Amerikan platformlarının Fransa'daki tüm içerik finansmanının yaklaşık yarısını karşılamasına neden olabileceği tahminlerini paylaştığı iddia ediliyor. Mevcut kurallar değişmediği sürece bu dengesizliğin daha da derinleşeceği korkusu mevcut. Netflix yetkilileri Fransız basınında yaptığı açıklamada, yaratıcı sektörün vazgeçilmez bir ortağı olduklarını ancak bugünkü finansman şartlarının geleceği tehdit ettiğini vurguladı.
İçerik Zorunlulukları Ne Diyor?
Tartışmanın merkezinde 2021 yılında yürürlüğe giren ve Avrupa Audiovisual Medya Hizmetleri Direktifi'ni hayata geçiren Fransa hükümeti kararları bulunuyor. Bu düzenlemeler, Netflix gibi abonelik tabanlı yayın hizmeti sunan devlerin kendi yerel gelirlerinin %20'sini Fransız veya Avrupa yapımı film ve dizi prodüksiyonlarına aktarmasını zorunlu kılıyor.
France’ın bu alandaki gereklilikleri şu an için Avrupa içindeki platformlar arasında en yüksek seviyede tutuyor. Netflix, Türkiye dahil olmak üzere dünya çapındaki operasyonlarında her yıl 250 milyon avroya (yaklaşık 332 milyon dolar) üzerinde yatırım yaptığı belirtiliyor; yıllık bütçesinin yaklaşık %66 milyonu ise sinema ve özel yapımlara ayrılıyor.
Yabancı bir yayın şirketi olarak, Netflix Fransa'da tam on yılı aşkın süredir hizmet veriyor ve bu süre zarfında 20 ila 25 adet Fransız yapımını ürettiğini ya da finansal destek sağladığını ifade ediyor. Ancak şirket, gelir artışlarıyla yatırım zorunluluğunu orantılı olarak büyütmenin Fransa pazarındaki izleyici talepleriyle çeliştiğini savunuyor.
Sinema Salonları ve Yayın Tarihi Çatışması
Son aylarda Netflix, Fransız yayın sistemindeki bu dengeyi eleştirmeye devam ediyor. Geçtiğimiz yıl şirket, Fransa Adalet Divanı'na başvurarak ülkenin sinema gösterim sürelerine ilişkin kurallarını hedef almıştı. Bu kural, Netflix gibi devlerin yerel içeriklere daha fazla yatırım yapmasına rağmen, filmlerini yayınlamada diğer rakiplerine göre çok daha uzun süre beklemesini zorunlu kılıyor.
Yasal düzenlemelere göre Canal+ bir filmi sinema gösteriminden altı ay sonra yayına alabiliyorken, Disney+, sinemaya gelen içerikler için dokuz aylık bir pencereye sahip. Ancak Netflix’in güncel yayın penceresi on beş aya kadar uzanıyor ve şirket bu sürenin azaltılmasını talep ediyor.
Kültürel Etkiler ve Gelecek Projeksiyonu
Bu sıkı sinema gösterim kuralları, büyük küresel prodüksiyonların Fransız pazarında nasıl bir varlık sergileyeceği konusunda ciddi sorunlar doğuruyor. Örneğin, Cannes Film Festivali gibi prestijli etkinlikler, Palme d’Or adayları için mutlaka tiyatro gösterimini şart koştuğu için Netflix filmlerini bu platformlarda sunamıyor.
Bu kısıtlamaların en çarpıcı örneklerinden biri de Greta Gerwig'in yönettiği yapım. Sinema salonlarında büyük bir prestijle olması beklenen Narnia filmindenIMAX formatında Fransız lansmanı yapılmayacak ve doğrudan Netflix dijital platformuna özel olarak sunulması planlanıyor.
Bu tür durumlarda, Hollywood ve diğer küresel stüdyoların içeriklerini yerel pazar beklentileriyle bağlamakta zorlandığını görüyoruz. Netflix'in Avrupa Komisyonu nezdinde kuralların sınırlandırılması yönündeki çağrısının önümüzdeki sonbaharda Brüksel'de revize edilecek direktiflerin yeniden tartışılmasıyla yakından takip edilmesi bekleniyor.