Sosyal medya devi Meta, Facebook ve Instagram gibi platformlarını genç kullanıcıları bağımlılık yaratacak şekilde tasarladığı ve bu süreçte mahkemeleri yanılttığı iddiasıyla karşılaştığı tarihi dava sürecinde devasa para cezalarıyla karşı karşıya.
Dava ekibinin talep ettiği potansiyel ceza miktarı, yaklaşık 1,5 trilyon dolarlık piyasa değerine yaklaştığı için bu durum tüm teknoloji dünyasında büyük yankı uyandı. Sorun sadece bir platformda yaşanmıyor; davanın kapsamı oldukça genişleyerek Meta'nın ABD genelindeki faaliyetlerinin hukuki sınırlarını zorluyor.
Ceza Hesaplaması Nasıl Yapılıyor?
Dava süreci, çeşitli eyaletler tarafından başlatılan birden fazla yasal hamle üzerinden ilerliyor. Özellikle California, Colorado, Kentucky ve New Jersey gibi eyaletlerin başlattığı bu ilk davada cezanın tespiti, doğrudan Meta'nın eylemlerinden olumsuz etkilendiği tahmin edilen genç kullanıcı sayısıyla ilişkili.
Dava tarafı, belirlenen yerel yasa cezaları ile potansiyel etkilenen çocukluk yaştaki kitleyi çarparak tahmini bir ceza miktarını ortaya koyuyor. Şirketin avukatları ise bu hesaplamaların bilimsel ve somut kanıtlarla desteklenmediğini iddia ediyor.
Yaptırımlar Tarihsel Boyutta mı?
Meta, mahkemede yaptığı açıklamada, talep edilen yaptırımın tüketici koruma mevzuatı tarihindeki herhangi bir emsalden tamamen farklı ve benzerinin görülmemiş boyutta olduğu yönünde savunmalarını yineledi. Bu durum, Meta’nın bu iddialara karşı güçlü bir hukuki direnç sergilediğini gösteriyor.
Çocuk Gizliliği ve Veri İhlali Suçlamaları
Bu davanın sadece dört eyaletle sınırlı kalmadığı belirtiliyor. California ve diğer ilk davaların ötesinde, toplamda 29 ABD eyaleti de Meta'ya yönelik federal mahkemelerde süreç başlatmış durumda. Bu genel hukuki saldırının büyük bir kısmı ise çocukların çevrimiçi gizliliğini koruma yasası olan Children’s Online Privacy Protection Act (COPPA)'nın ihlal edildiği iddiasına dayanıyor.
Davacılar, Meta'nın ebeveyn izni almaksızın veri topladığını ve platformları bu yasa kapsamında kullanan çocukların gizliliğini riske attığını savunuyor. Bu iddialar üzerinde duran ABD Bölge Yargıcı Yvonne Gonzalez Rogers, ağustos ayında yapılacak kritik bir duruşmada hem COPPA ile ilgili suçlamaları hem de dört ana eyaletin tüketiciyi koruma yasalarına karşı olan taleplerini detaylıca eleyecek.
Meta'nın Savunması ve Tıbbi Tartışma
Dava sürecinde ortaya çıkan başka bir önemli husus ise sosyal medya bağımlılığı konusu. Daha önceki duruşmalarda, Meta bu iddiaları reddederken sosyal medya kullanımının tıbbi olarak kanıtlanmış psikiyatrik bir durum olmadığını öne sürmüştü.
Instagram'ın üst düzey yöneticilerinden biri olan Adam Mosseri, platformdaki akıllı telefon bağımlılığını arka arkaya yayın izlemeye benzeterek bu iddialara karşılık vermişti. Öte yandan Amerikalı Psikiyatri Birliği (American Psychiatric Association - APA), sosyal medya bağımlılığının henüz resmi tanı kılavuzlarında bir tanım olarak yer almasa bile böyle bir durumun mevcut olmadığı anlamına gelmediğini ifade etmiş, bu bilimsel tartışmanın dava üzerinde farklı boyutlar yarattığı görülüyor.
Yasal Süreç Takvimi: Yaklaşan Adımlar
Gelişen hukuki süreçte dikkat çeken diğer nokta ise davaların takvimini belirleyen yerel yargı mekanizmeleri. Dört eyaletin yasa ihlal iddialarına ek olarak, 14 farklı eyalet kendi yerel mevzuatlarına dayanarak açtığı davaları ayrıca ele alacak. Bu duruma ilişkin ayrı bir duruşmanın Şubat 2027 yılında gerçekleşmesi planlanıyor. Metanın karşı karşıya olduğu bu hukuki baskı dalgası, teknoloji devinin gelecekteki operasyonlarını ve milyarlarca dolarlık değerini ciddi şekilde tehdit eden en kapsamlı yasal meydan okumalardan biri olarak tarihe geçmeye hazırlanıyor.