Almanya merkezli dijital haklar savunucusu HateAid, Meta’nın FaceBook ve Instagram çatı şirketi ile Ray-Ban gibi cihazları üreten EssilorLuxottica şirketlerini Alman gizlilik yasalarını ihlal etmekle suçlayan ciddi bir suç duyurusu yaptı. Bu dava ileMeta akıllı gözlüklerinin Almanya'daki dijital mahremiyet mevzuatına aykırı olduğu iddia ediliyor ve ilgili perakende zincirleri de sorumlular arasında gösterildi.
HateAid tarafından yapılan açıklamada, özellikle Ray-Ban Meta Wayfarer modeli başta olmak üzere söz konusu cihazların tasarımı itibarıyla kişisel verilerin gizliliğini tehlikeye attığı belirtildi. Sivil toplum kuruluşu, yalnızca Meta yönetimini değil, aynı zamanda bu ürünleri Almanya'da satan Fielmann, MediaMarkt ve Apollo-Optik gibi önemli perakende zincirlerini de Dijital Suçlar Soruşturma Bürosu’na (ZIT) ihbar etti.
Haberin temelinde Alman Federal Veri Koruma Kanunu yatıyor. Bu kanun, kişileri kimliğinden ayırt etmeden arka planda kayda devam edebilen iletişim cihazlarının satışını ve dağıtımını yasaklıyor. Sivil toplum kuruluşu bu yasal çerçevede şirketi şikayet ederken, gözlüklerin gizli ses veya görüntü kaydı yapabilme yeteneğinin dijital mahremiyete doğrudan tehdit oluşturduğu argümanı üzerine yoğunlaştı.
HateAid'in suç duyurusu sonrası Almanya'daki akıllı gözlük pazarında büyük bir belirsizlik oluştu. Gizlilik konusundaki bu hassas durum, teknoloji devleri ve tüketici hakları savunucuları arasındaki gerilimi bir kez daha artırdı. Meta gibi küresel çapta milyarlarca kullanıcıya ulaşan markaların ürünlerinin yerel gizlilik yasalarına takılması, uluslararası şirketler için önemli bir hukuki dönüm noktası oluşturuyor.
HateAid’in bu iddiaları dikkate alan Alman Federal Ağ Ajansı (BNetzA) daha önce sessizliğini bozmuştu. Kurumun 2023 yılı sonlarına doğru yayımladığı görüşlerde, gizli ses veya video kaydı yapabilen bağlantılı akıllı gözlüklerin genel yasak kapsamına girdiğini bildirmişti. Ancak BNetzA'dan yapılan en yeni açıklamada şu detaylar paylaşıldı:
HateAid bu endişelerine rağmen Alman düzenleyici kurumların bu ürünleri nasıl gördüğü merak ediliyordu. Peki, yasal açıdan akıllı gözlükler ne durumda ve yasaklı mıydı?
BNetzA sözcüsü, akıllı gözlük pazarının yakından takip edildiğini ancak mevcut aşamada resmi bir ihlal soruşturmasına başlanmadığını teyit etti. Sözcü tarafından yapılan açıklamaya göre şu şartlar geçerli oldu:
- Gizli ses veya video kaydı yapabilen bağlantılı akıllı gözlüklerin mülkiyeti ve ithalatı yasak değildir.
- Ancak kayıt fonksiyonunun bir optik sinyal yardımıyla açıkça görülebildiği sürece cihazların kullanımına izin verilebiliyor.
HateAid’in iddiaları hukuki bir savaş başlatma potansiyeline sahipken, Alman düzenleyici kurumlar bu konuda daha dengeli bir yaklaşım sergilediler.
Almanya'da akıllı gözlükler üzerine dikkat çekilmesi gereken diğer bölgesel gelişmeler de mevcuttu. Örneğin, geçen ay Hamburg Eyaleti Veri Koruma ve Bilgi Özgürlüğü Kurumu kendi alanındaki kullanım konusunda yasal adımları devreye sokmuştu. Bu gibi yerel girişimler, Meta’nın Avrupa genelindeki akıllı gözlük çıkış stratejisini ciddi bir şekilde etkileyebilir.
Gizlilik endişeleri nelerden kaynaklanıyor?
Tüketicilerin ve sivil toplum kuruluşlarının temel kaygısı, cihazların kullanıcının farkında olmadan çevresini dinleme veya görüntüleme olabilmesidir. Akıllı gözlükler genellikle telefonla entegre çalışarak sürekli bağlantıda kalma özelliğine sahiptir.
- Kişisel verileri fark ettirmeden sürekli kaydedebilme potansiyeli, gizlilik endişelerinin en büyük kaynağıdır.
- Cihazlar Meta ekosistemine bağlı olduğu için toplanan verilere erişim ve bu verilerin nasıl işlendiği önemli bir hukuki soru işaretidir.