Electronic müzikte özgün soundları ve deneysel yaklaşımlarıyla tanınan Matmos ikilisi, ana projenin yanı sıra Drew Daniel gibi üyeleri aracılığıyla farklı tarzlarda projeler üretmeye devam ediyor. Özellikle Drew Daniel'in yürüttüğü Soft Pink Truth etiketi altındaki çalışmalar, grubun karakteristik Medikal ses örnekleri veya PVC borulardan yapılmış enstrümanlar yerine sanatçının anlık ilhamlarına odaklanan geniş bir spektrum sunuyor.
Soft Pink Truth projeleri bazen elektronik house ritimleri barındırırken, bazen de siyah metal türünün cover kayıtlarını içerebiliyor. Ancak bu etiketin sunduğu albümlerden biri olan Shall We Go On Sinning So That Grace May Increase?, küresel faşizmin yükselişi gibi karanlık bir temayı şok edici derecede zarif ve umut dolu bir meditasyon çerçevesinde ele alıyor.
Deneysel Sound Tasarımı
Bu albüm, Daniel'in daha önceki solo çalışmalarına kıyasla daha incelikli bir dokuya sahip. Önceki materyallerindeki ağır bozulmalar (distortion) ve house ritimleri Soft Pink Truth’un bu eserinde yerini hipnotik ve iyileştirici (healing) formüllere bırakıyor. Bir Matmos kaydındaki gibi yoğun işlenmiş ses kayıtları ve örnekler bulunmasına rağmen, genel doku diğer projelerinden çok daha organik ve ambient bir atmosfere eğimli.
Albümün ilk parçası olan Shall, kulaklara alışık gelmeyen, uyumsuz (dissonant) uğultular, titizlikle oluşturulmuş ses manzaraları ve bilinçaltının sınırında dans eden vokallerle izleyicileri hazırlıyor. Albüm asıl ivmesini yakaladığında ise minimal new-age tınılarıyla gelen We şarkısı devreye giriyor.
Ritmler ve Duygusal Geçişler
We, dört vuruşluk yumuşak bir kick ritmi eşliğinde metalik perküsyonlar, rüzgar sesleri, kadın vokallerinin süslemeleri (vocal runs) ve arka planda usulca çalınan bir piyano ile yavaşça yükseliyor. Bestemeler giderek karmaşıklaşıyor ve dinleyiciyi bulutların üstüne taşıyan yoğun bir enerjiye ulaşıyor.
Bu yapıdan sonra Go parçası, dinleyicileri rahatlatıcı bir dans pistinde gezintiye çıkarıyor; ardından Secde çağrısı benzeri temalarla bütünü yönlendirerek On parçasının okyanus kıyısındaki gizemli ambiyansına geçiş yapıyor. Bu bölgede hayalet gibi sesler çıkaran bir koir, glitch’li (bozuk) piyano vuruşları ve nazikçe çalınan sentez altyapıları ön planda.
Sinning: Albümün Kalbi
Tüm bu hazırlıklar albümün merkezi olarak nitelendirilebilecek bir parçaya hizmet ediyor: Sinning. Soyut saksofon vuruşları, çan sesleri ve vibrafonlardan oluşan melodiler; ritme katılan basit dört vuruşlu kick ile şarkıya inkar edilemez bir müzikal akıcılık (groove) veriyor.
Hata işlemek gerekirse bu kelimeyi kasıtlı olarak seçtim. Soft Pink Truth'un önceki kayıtları ve Matmos'un büyük bölümü ağırlıklı olarak örneklerden oluşurken, Shall We Go On... serbest canlı enstrümantasyonun ön planda olduğu ve müzisyenlerin fikir alışverişinde bulunduğu anlık bir performansı yansıtıyor. Oysa Where Do You Party? daha titiz bir üretim izlenimi verirken, bu eser kendi insani yaratıcılığının kutlaması gibi, sanatın şifa verme gücünü özgürce serbest bırakıyor.
Müziğin doruk noktasından sonra gelen So parçası, Sinning'deki coşkulu patlamadan sonra dinlenmeye izin veriyor. Buradaki saksofonlar bize albümün ikinci yarısına geçiş için bir kap açıyor ve tüm bu kısım kusursuzca birbirine bağlı ilerliyor.
Yeniden ortaya çıkan iki notluk sade dron sesi, takip eden parçaların ortak motiflerinden biri haline geliyor. Bu kaosun ortasında duran sabit odağımız, ‘That’teki ambiyans düzeninden başlayarak, araç alarmının panikle çığlık atmış gibi duyulduğu o caz patlaması olan Grace'e kadar uzanıyor.
Son Meditasyon: May Increase
Albümün son parçası ve dört dakikayı aşan süresiyle her şeyi parçalayan bu eser, That şarkısının inşa ettiği tüm karmaşayı ve gürültüyü yavaşça dağıtır. Tüm kaos sona erdikten sonra derin bir nefes verme hissiyle dinleyiciyi sessizliğe doğru ulaştırır. Soft Pink Truth'un Shall We Go On Sinning So That Grace May Increase? albümü Bandcamp üzerinden satışta olup Apple Music, Spotify ve YouTube Music gibi tüm ana akım yayın platformlarında bulunabiliyor.