Rusya-Ukrayna savaşının Karadeniz'deki ticari deniz taşımacılığına etkisi her geçen gün daha da ağırlaşıyor. Türk armatörlerle bağlantılı ticari gemilere yönelik saldırılar, bölgedeki güvenlik risklerini zirveye taşırken Ankara ile Moskova arasındaki ilişkilerde de kritik bir sınav oluşturuyor. Son sekiz günde dört geminin hedef alınması, üçünün batması ve onlarca denizcinin hayatını kaybetmesi, savaşın artık yalnızca askeri hedeflerle sınırlı olmadığını, uluslararası taşımacılığı ve gıda ticaretini doğrudan tehdit ettiğini gözler önüne serdi.
- Ekim ayının ilk yarısında Karadeniz'de Türk şirketleriyle bağlantılı dört ticari gemi insansız hava araçlarıyla vuruldu.
- Saldırılarda üç gemi batarken en az 12 kişi yaşamını yitirdi, 11 kişi kayboldu.
- Ukrayna, Bulgaristan ve Avrupa Birliği saldırılardan Rusya'yı sorumlu tutarken Ankara temkinli bir diplomasi yürütüyor.
Sekiz günde dört gemi vuruldu, üçü battı
Karadeniz'deki saldırıların son örneklerinden biri, İstanbul merkezli Sarfo Denizcilik tarafından işletilen Azov-Concord adlı gemi oldu. 12 Ekim'i 13 Ekim'e bağlayan gece insansız hava aracı saldırısına uğrayan gemi battı. Mürettebattan yalnızca beş kişinin kurtarılabildiği bildirildi. Bu olaydan bir hafta önce, 5 Ekim'de Türk şirketine ait Royad-Mammadov adlı gemi de saldırı sonucu battı. Saint Kitts ve Nevis bayrağı taşıyan gemi, Ukrayna'nın İzmail Limanı'ndan İtalya'ya mısır sevkiyatı gerçekleştiriyordu. Saldırıların sekiz günlük kısa bir süreye sığması, bölgedeki güvenlik açığının ne denli ciddi olduğunu ortaya koyuyor.
Zelenskiy Rusya'yı suçladı, Avrupa'dan tepki geldi
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, 6 Ekim'de iki Türk gemisinin Bulgaristan'ın münhasır ekonomik bölgesinde hedef alınmasının ardından saldırılardan Rusya'yı sorumlu tuttu. Bulgaristan Başbakanı Rumen Radev de saldırıların büyük olasılıkla Moskova tarafından gerçekleştirildiğini ifade etti. Avrupa Birliği'nden de saldırılara tepki geldi. Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, ticari gemilere yönelik saldırıların sorumlularının hesap vermesi gerektiğini belirtti. Romanya Cumhurbaşkanı Nicușor Dan ise sivil deniz taşımacılığının hedef alınmasının kabul edilemez olduğunu vurgulayarak saldırıların sona ermesi çağrısında bulundu. Böylece Karadeniz'deki gelişmeler, yalnızca Türkiye ve Ukrayna'yı değil, bölgedeki diğer kıyıdaş ülkeleri ve Avrupa Birliği'ni de yakından ilgilendiren bir güvenlik sorununa dönüştü.
Ankara'dan temkinli açıklama: Karadeniz yeni bir cepheye dönüşmemeli
Türkiye, saldırıların ardından Rusya ile ilişkilerini doğrudan hedef alan açıklamalardan kaçınarak temkinli bir diplomasi yürütüyor. Ankara, Karadeniz'in yeni bir cepheye dönüşmemesi gerektiğini vurgularken, hem Rusya hem de Ukrayna ile sürdürdüğü diplomatik kanalları açık tutmaya özen gösteriyor. Bu denge politikası, Türkiye'nin bölgedeki ticaret yollarının ve enerji hatlarının güvenliğini koruma çabasıyla da örtüşüyor. Ancak Türk gemilerinin hedef alınmaya devam etmesi, Ankara'nın Moskova ile ilişkilerinde yeni bir kriz başlığı yaratabilir.
Saldırıların hedefinde hangi gemiler var?
Tablodan da görüldüğü üzere, saldırılar kısa sürede ve farklı bölgelerde gerçekleşti. Bu durum, Karadeniz'deki ticari gemilerin insansız hava araçlarına karşı savunmasız olduğunu ve uluslararası denizcilik güvenliğinin acil bir şekilde ele alınması gerektiğini gösteriyor.
Türkiye'nin enerji ve ticaret hatları tehlikede mi?
Karadeniz, Türkiye için yalnızca ticari bir koridor değil, aynı zamanda enerji arz güvenliği açısından da stratejik bir öneme sahip. TürkAkım doğal gaz boru hattı ve bölgedeki diğer enerji altyapıları, artan saldırı riskleri karşısında daha fazla koruma gerektiriyor. Uzmanlar, ticari gemilere yönelik saldırıların sürmesi halinde deniz taşımacılığında sigorta maliyetlerinin yükseleceğini ve küresel gıda ticaretinde aksamalar yaşanabileceğini belirtiyor. Türkiye'nin hem NATO hem de bölgesel aktörlerle koordinasyonu artırması bekleniyor.
Türkiye'de durum ne?
Saldırıların ardından Türk armatörler, Karadeniz'de seyreden gemileri için ek güvenlik önlemleri almaya başladı. Ancak henüz resmi bir sefer kısıtlaması veya bölgesel bir abluka ilan edilmiş değil. Türkiye'nin önümüzdeki günlerde hem Rusya hem de Ukrayna ile yapacağı görüşmelerde, ticari gemilerin güvenliği konusunu masaya yatırması bekleniyor. Karadeniz'deki tansiyonun düşürülmesi, yalnızca bölge ülkeleri için değil, küresel tedarik zincirleri için de hayati önem taşıyor.