

Amerikan kıyı şeridi, özellikle Houston gibi kasırgaların yıkıcı etkilerine maruz kalan bölgeler için her mevsim sonbahara kadar endişeyle beklenen o büyük fırtına sezonuna girdi. 2026 yılı Atlantik okyanusu üzerindeki potansiyel kasırga faaliyeti şu ana kadar sakin görünse de, uzmanların verdiği güncel tahminler gelecek aylarda bu durumun değişebileceği uyarısını yapıyor.
Şimdi itibarıyla yalnızca iki farklı isim verilmiş fırtına ortaya çıktı: Arthur ve Bertha. Her ikisinin de merkezleri doğrudan veya Houston'a çok yakın geçiş yaptı. Bu tür bir başlangıç, tek başına dikkat çekici sayılabilse de bu iki sistemin yoğunluk açısından ortalama seviyelerde kalması, okyanusun genel dinamiklerinin henüz tam olarak aktif olmadığını gösteriyor.
Güneysel kasırgaların oluşumu ve gücü, yalnızca isim vermekle ölçülemez. Atlantik havzasındaki toplam siklon enerjisi (accumulated cyclone energy) gibi metrikler incelenerek bir mevsimin ne kadar yoğun geçeceği daha sağlıklı anlaşılabilir. Bu yıl kaydedilen enerji değeri ise bugüne dek normal değerlerin oldukça altında seyrediyor.
Mevsimlik tahminleri yönlendiren uzmanlar, endişelenmeye gerek olmadığını belirtse de dikkatli olmayı tavsiye ediyor. Gelen veriler, Atlantik kasırga sezonunun genel olarak normalin altında kalacağına işaret ediyor. Tarihsel verilere bakıldığında, bu zamana kadar genellikle üç veya dört adet isme sahip fırtınanın ortaya çıkması beklenirken, mevcut eğilimler farklı bir tablo çiziyor.
Birçok büyük hava durumu merkezinin en önde gelen kasırga tahmin uzmanlarından Phil Klotzbach’ın yaptığı son değerlendirmeler bu yönde. Uzman ve ekibinin daha önceki raporlarında sezon için 13 adet isme sahip fırtına ve altı tane tam kasırga öngördüğü belirtilmişti. Ancak en güncel ve nihai tahmininde, beklenen sayıları düşürerek dokuz isme sahip fırtınayı ve dört kasırga olasılığını işaret ediyor. Bu değişiklikler sonucunda sezonun toplam enerji seviyesinin normal yılındaki yaklaşık yüzde kırk kadar olacağı öngörülüyor.
Bu sakinliğin ardında yatan ana nedenlerden biri, Ekvatoral Pasifik Okyanusu'nda hızla güçlenen El Niño fenomeni olarak gösteriliyor. El Niño’nun küresel iklim üzerindeki etkileri çok geniş bir alana yayılıyor. Özellikle bu durumun Atlantik havzasındaki rüzgar şevlerini (wind shear) yükselttiği belirtiliyor.
Hastalıklara veya kasırgalara dönüşme potansiyeli olan tropikal sistemler, genellikle bu güçlü rüzgar kesiklikleri nedeniyle güçlük çekiyor. Rüzgarların seviye yüksekliği boyunca hızının değişmesi, fırtınaların dik bir şekilde gelişmesini engelliyor ve beklenen büyük kasırgaların oluşumunu zorlaştırıyor.
Küresel hava sistemlerine dair yapılan bu analizler, Güney Texas'tan Florida sıcağını taşıyan bölgelerden Kuzeydoğu Maine kıyılarına kadar tüm ABD sahil şeridi sakinleri için rahatlatıcı bir haber niteliği taşıyor. Henüz sezonun erken döneminde olmamıza rağmen gözlemlenen bu soğuma trendi, yıl boyunca beklenen potansiyel kasırga faaliyetlerinin daha sönük geçebileceği umuduyla geliyor.
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
E-posta adresiniz yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar (*) ile işaretlenmiştir.