Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, İstanbul Finans Merkezi'ndeki Ziraat Kuleleri Oditoryumu'nda düzenlenen "Yatırımın Yeni Odağı: Geleceğe Değer Üretmek Zirvesi"nin açılışında küresel ekonominin jeopolitik ve stratejik kırılmalar nedeniyle yön arayışına girdiğini söyledi. Bacacı Yatırım Holding ev sahipliğinde gerçekleşen zirveye Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan da katıldı.
Kacır, uzun yıllar küresel refahın temeli sayılan serbest ticaret anlayışının yerini korumacı politikaların aldığını belirterek, ülkelerin üretim ve teknoloji geliştirme kabiliyetlerini artık milli egemenliklerinin ayrılmaz bir parçası olarak gördüğünü vurguladı. Bu dönüşümün yatırım haritasını baştan aşağı yeniden çizdiğini ifade eden Kacır, "Küresel ekonominin ağırlık merkezi batıdan doğuya kayıyor" dedi.
ÖNE ÇIKANLAR
- Bakan Kacır, korumacılığın yükselişiyle küresel ekonominin yön arayışında olduğunu belirtti.
- Türkiye'nin milli geliri son 23 yılda 238 milyar dolardan 1,6 trilyon dolara çıktı.
- Yıllık ürün ihracatı 2002'deki 36 milyar dolardan 283 milyar dolara yükseldi.
Türkiye'nin 23 Yıllık Dönüşümü Nasıl Gerçekleşti?
Kacır, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde tesis edilen siyasi ve ekonomik istikrarın, AR-GE ve yüksek katma değerli üretimi önceleyen politikaların ve nitelikli insan kaynağına yapılan yatırımların Türkiye'yi bugüne hazırladığını kaydetti. Üretim kapasitesi, teknoloji geliştirme kabiliyeti ve dünya pazarlarına erişim açısından 2000'li yılların başından çok farklı bir tablo oluştuğunu belirten Bakan, son 23 yılda yatırım, istihdam, üretim ve ihracat odaklı kalkınma modeliyle milli gelirin 238 milyar dolardan 1,6 trilyon dolara taşındığını ifade etti.
İhracat ve Küresel Konumda Hangi Noktaya Gelindi?
Bakan Kacır, Avrupa'dan Afrika'ya, Orta Doğu'dan Asya'ya kurulan güçlü ticaret ağları sayesinde 2002'de 36 milyar dolar olan yıllık ürün ihracatının 283 milyar dolara yükseldiğini açıkladı. Türkiye'nin bugün Çin'den sonra Orta Avrupa'ya kadar uzanan geniş kuşakta ürün ve pazar çeşitliliği bakımından en önde gelen ihracatçı ülke konumunda olduğunu söyledi. "Bizler, 23 yıldır olduğu gibi bundan sonra da istihdam sağlayan, üreten, ihraç eden ve bu ülke için elini taşın altına koymaktan çekinmeyenin yanında olmayı sürdüreceğiz" diye konuştu.
Yatırım ve Teknoloji Politikalarında Öncelikler Neler?
Kacır, Türkiye Yüzyılı vizyonuyla katma değerli üretim altyapısını güçlendirmeyi, teknoloji geliştirme ve üretme kapasitesini artırmayı hedeflediklerini belirtti. Üretim altyapısının ikiz dönüşümünü ve bölgesel kalkınmayı hızlandıracak yatırımlara en güçlü destekleri sunduklarını dile getirdi. Bu kapsamda AR-GE teşvikleri, yüksek teknoloji yatırımları ve nitelikli istihdam programlarının öncelikli gündem maddeleri arasında yer aldığını vurguladı.
Piyasalar ve Yatırımcılar İçin Ne Anlama Geliyor?
Zirvede TCMB Başkanı Fatih Karahan'ın da yer alması, para politikası ile sanayi yatırımları arasındaki eşgüdümün önemini gösteriyor. Küresel ticarette korumacılığın artması, Türkiye gibi üretim ve ihracat kapasitesi yüksek ülkeler için yeni fırsatlar yaratabilir. Özellikle Avrupa Birliği pazarına yakınlık, genç nüfus ve gelişen teknoloji altyapısı, Türkiye'yi alternatif üretim üssü olarak öne çıkarıyor. Yatırımcılar açısından bu tablo, sanayi ve teknoloji şirketlerine yönelik ilginin artabileceğine işaret ediyor.
Bakan Kacır'ın mesajları, Türkiye'nin küresel ekonomideki ağırlık merkezinin doğuya kaydığı bir dönemde konumunu güçlendirme ve yüksek katma değerli üretimle rekabet gücünü artırma hedefini ortaya koyuyor. Zirve, iş dünyası ve yatırımcılar için geleceğe dönük stratejik bir yol haritası sunması bakımından dikkat çekiyor.