

ABD, Türkiye’nin milli iddiası olan 5. nesil muharip uçağı KAAN için hayati önem taşıyan motor tedarik sürecinde resmen harekete geçti. ABD yönetimi, piyasa değerinin yüz milyonlarca doları aşan onlarca adet savaş uçağı motorunun satışına dair resmi süreci başlattığını duyurdu. Bu önemli adımın amacı ise tamamen Türk mühendisliğinin ürünü olan KAAN’a gereken güç kaynağını sağlamak.
Satış yetkilileri, söz konusu ihracat izni için gerekli onay mekanizmasını işleyerek 24 Haziran tarihinde ABD Kongresi'ne resmi bir bildirim iletti. Bu bildirimde Genel İhracatta (General Electric) üretilecek motorların KAAN projesinde kullanılacağı ve süreç için tüm yasal kriterlerin uygun bulunduğuna dair detaylara yer verildi.
Ancak bu askeri ticaret süreci, ABD içinde alışılagelmiş politik bir inceleme yoluna girmesi nedeniyle merak konusu oldu. Amerikan Kongresi'nin satışı durdurabilmesi için belirlediği yasal prosedürler oldukça kapsamlıdır. Söz konusu kararın yürürlüğe girebilmesi için hem Temsilciler Meclisi hem de Senato üzerinden geçilmesi gerekir. Dahası, ABD Başkanı’nın veto yetkisi bu süreci ek bir belirsizlikle taçlandırmaktadır.
Geliştirilen savunma sistemlerinin askeri ihracatının bu denli kritik olması nedeniyle Kongre üyeleri ciddi itirazlar dile getirebilmektedir. Bu duruma ilişkin Temsilciler Meclisi’nde gayriresmi süreçlerde onay vermeyen siyasi figürler, yönetimin kendilerini yeterince bilgilendirmediğini ve motor teslimatlarının yıllar alacağını belirterek sürece farklı açılardan yaklaşmaktadır.

Geliştirilen savaş uçağının operasyonel hale gelebilmesi için bu tedarik çok büyük bir önem taşıyor. Satın alınacak motorlar, Genel İhracat (GE) şirketi tarafından üretilecek ve Türkiye'nin ilk milli muharip uçağı KAAN’a güç katacak. Proje takvimine göre planlanan ilk blok teslimatlarında 20 ila 40 adet KAAN makinesinin GE yapımı F110 motor varyantları ile donatılması hedefleniyor.
Yazılan resmi belgelerde, bu sayı itibarıyla yaklaşık sekiz yüz adet F110 motorunun tedarik edilmesi gerektiği öngörülmektedir. Bu durum, projenin başlangıcından itibaren yerli ve yabancı teknolojilerin harmanlandığı süreci gözler önüne seriyor.
KAAN’ın ilk envantere girmesinin en iyi senaryoda bile 2028 yılından sonra gerçekleşebileceği tahmin ediliyor. Projenin tamamen kendi milli motoru TF35000 ile entegre olması ise en erken 2032 yılında hedefleniyor, bu da projenin bugünden itibaren ne kadar uzun soluklu ve teknik açıdan derin bir çalışma gerektirdiğini kanıtlıyor.

Tarihsel olarak ABD’nin Türkiye ile yaptığı askeri anlaşmaların önündeki en büyük engel, 2019 yılında Rusya sistemlerinden tedarik edilen S-400 hava savunma sistemi olmuştur. Bu alandaki seçim kararı, Washington tarafından ciddi yaptırımlara ve F-35 gibi uçak programlarından çıkarılmaya yol açmıştı.
Bugüne kadar kabul edilen düzenlemeler çerçevesinde, Türkiye hala bu Rus sistemlerini elinde tuttuğu sürece ABD’den herhangi bir askeri araç alımında kısıtlamalar devam etmektedir. Bu kısıtlama, rus hava savunma sistemlerinin Amerikan yapımı savaş uçakları için güvenlik riski oluşturduğu gerekçesiyle uygulanmaktadır.
Mevcut durumda bu tedarik sürecinde karşılaşılan tüm itirazlar ve siyasi incelemeler, büyük ölçüde Türkiye'nin mevcut askeri altyapısı ile kurumsal ittifaklar arasındaki karmaşık dengelerden kaynaklanıyor.



Topluluk yargısını şekillendirmek için fikrini tek bir sinyalle belirt.
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
E-posta adresiniz yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar (*) ile işaretlenmiştir.