
Sinema
John Malkovich: Oscar Kampanyası Sinemalara İnsan Çekmenin Tek Yolu
John Malkovich, Oscar kampanyalarının artık insanları sinemalara çekmenin tek yolu haline geldiğini söyledi.
Hexcore
3 dk
Veri Ağına Aktar

John Malkovich, Martin McDonagh'ın CIA kara komedisi Wild Horse Nine'daki performansıyla otuz yıl sonra ilk kez Oscar yarışına ciddi biçimde giriyor. 72 yaşındaki oyuncu, daha önce 1984'te Places in the Heart ve 1993'te In the Line of Fire ile en iyi yardımcı erkek oyuncu dalında aday gösterilmiş ancak ödülü kazanamamıştı. Londra Film Festivali'ndeki Screen Talk etkinliğinde konuşan Malkovich, ödül kampanyalarının sinema sektöründeki dönüşümünü ve Oscar yarışının bugünkü işlevini çarpıcı sözlerle değerlendirdi.
Malkovich, ödül yarışını geçmişte olduğundan farklı algıladığını belirterek şunları söyledi: "O dönem film endüstrisi vardı. Kültür içinde hak etmediğini düşündüğüm ama yine de çok yüksek bir konumu vardı. Hak etmediğini söylerken, o kadar çok Chinatown ya da Godfather, Godfather II yoktu demek istiyorum. Şimdi ise insanları sinemalara sokmanın tek yolu bu ve bu aylar aylar sürüyor." Bu sözler, Oscar kampanyasının sanatsal değerlendirmeden çok bir pazarlama aracına dönüştüğü eleştirisini güçlendiriyor.
Oyuncu, otuz yılı aşkın süre önceki adaylık sürecini hatırlatarak, "Akademi Ödülü'ne aday gösterildiğimde biri gelip 'Akademi Ödülü'ne aday oldun' dedi" ifadelerini kullandı. Ödül törenlerinin büyük hayranı olmadığını belirten Malkovich, yalnızca Places in the Heart ile aday olduğunda Oscar'a katıldığını ve bu deneyimden oldukça bunaldığını anlattı. Menajeri Phyllis Carlyle ile Dorothy Chandler Pavilion'a giderken yaşadıklarını şöyle aktardı: "Bana 'Tatlım, oraya vardığımızda çok fazla insan olacak' dedi. Ben de 'Tamam ama yan kapıdan girebiliriz, değil mi?' diye sordum. Yüzüme karşı 'Tatlım! Bu Oscar, yan kapı yok!' dedi. Yani bu, o tür bir saldırı karşısındaki doğal kişiliğim."
Malkovich, Hollywood'un son otuz yılda büyük ölçüdeğiştiğini, streaming platformlarının sinemaları ele geçirdiğini vurguladı. 1984 Oscar filmi The Killing Fields ve Places in the Heart'ın vizyona girdiğinde parasını çoktan kazandığını, aynı durumun In the Line of Fire için de geçerli olduğunu hatırlattı. "Gerçekten farklı bir dünyaydı. Şimdi ise insanları gerçekten sinemaya sokmanın tek yolu bu gibi görünüyor" dedi. Bu tespit, pandemi sonrası gişe rakamlarının düşüşü ve büyük stüdyoların streaming yatırımlarıyla örtüşüyor.
Malkovich'in sözleri, ödül sezonunun filmlerin gişe performansı üzerindeki belirleyici rolünü gözler önüne seriyor. Özellikle bağımsız ve orta bütçeli yapımlar için Oscar adaylığı, sinemalarda kalma süresini uzatan ve seyirci ilgisini canlı tutan kritik bir faktör haline geldi. Ancak oyuncu, bu sürecin aylarca süren yorucu bir kampanyaya dönüşmesinden duyduğu rahatsızlığı da gizlemiyor. Wild Horse Nine ile ilk Oscar hedefini kovalayan Malkovich'in bu çıkışı, ödül yarışının sanat mı yoksa pazarlama mı olduğu tartışmasını yeniden alevlendirecek gibi görünüyor.
Türkiye'de ise Oscar kampanyalarının sinema salonlarına etkisi sınırlı; yerli yapımlar genellikle festivaller ve dijital platformlar üzerinden seyirciye ulaşıyor. Wild Horse Nine'ın Türkiye vizyon tarihi henüz açıklanmadı.
Laika'nın altıncı filmi Wildwood, Travis Knight yönetmenliğinde stop-motion sanatını görkemli bir destana dönüştürüyor.
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
E-posta adresiniz yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar (*) ile işaretlenmiştir.



