
Teknoloji
İranlı Kritik Siber Vuruşu: Amazon Veri Merkezi Darbeye Tutuldu mu?
İran İslami Devrim Muhafızları'nın AWS (Amazon Web Services) veri merkezlerine yönelik füze saldırıları gerilimi artırıyor.
Hexcore
3 dk
22 Temmuz 2026

Amazon’un önemli bulut bilişim platformu olan Amazon Web Services (AWS), son zamanlarda Ortadoğu ve özellikle Bahreyn'deki veri merkezi gibi kritik tesisleri düşman saldırılarının hedefi haline geldi. İran devlet medyası, İslami Devrim Muhafızları'nın uluslararası arenada artan faaliyetlerini bir misilleme olarak gördüğünü iddia ederek Bölgesel AWS merkezine füze saldırdığını öne sürdü.
Söz konusu saldırılar, ABD’nin İran topraklarında inşa edilen ve Iraklı sınırına yakın olan Darkhovin'deki nükleer tesise yönelik gerçekleştirilen hava operasyonlarına bir yanıt olarak gerçekleştirildi. Bu olay, sadece askeri çatışmaların değil, aynı zamanda küresel teknoloji devlerinin altyapısının da bölgesel jeopolitik gerilimler karşısındaki savunmasızlığını gözler önüne serdi.
Bahreyn'deki AWS veri merkezi tek örneği değil; Amerikan teknoloji devlerinin Orta Doğu genelindeki birçok bölgesel veri merkezinin son günlerde füze ve insansız hava araçlarıyla hedef alındığı rapor edilmektedir. ABD'nin bölgeye yönelik askeri harekatlar başlatmasından çok kısa bir süre sonra İran, AWS'ye bağlı birden fazla kritik veri merkezini vurarak dikkatleri üzerlerine çekti.
Rapor edilen hasar seviyesi oldukça ciddi düzeydeydi. Amazon bu duruma yanıt olarak en son Mart ve Nisan aylarında ilgili tesisleri geçici olarak hizmet dışı bırakmıştı. AWS Sağlık Kontrol Paneli'ndeki (AWS Health Dashboard) güncel veriler, Orta Doğu Bölgesi için önemli bir aksaklığı işaret etmişti. Bu durum, teknoloji şirketlerinin fiziksel altyapılarıyla çatışmaların doğrudan bağlantısını gösteriyor.
Bölgesel tansiyonun en üst seviyeye ulaştığı olaylar zincirinde anlaşmazlıkların ve karşılık verme durumlarının ardından, 17 Haziran 2026'da ABD ve İran arasında bir ateşkes kabul edilmiş olsa da bu barış çabaları kısa sürede sona ermiş oldu. 7 Temmuz'daki Kızıldeniz/Hürmüz Boğazı civarında yaşanan olaylar zinciri gerilimi yeniden yükseltti. Bu durum, sadece nükleer tesisler gibi askeri hedeflere odaklanmak yerine, ticari ve sivil altyapının da birer hedef haline geldiği korkusunu doğurdu.
ABD Merkez Komutanlığı (USCENTCOM) kaynakları, İran'ın yalnızca devam eden inşaat alanındaki nükleer enerji tesisi gibi yapıları vurmadığını; aynı zamanda 17 Temmuz'da Filistinli personel de dahil olmak üzere ABD personeline saldırmaya çalışan İslami Devrim Muhafızları kuvvetlerine yönelik operasyonlar da gerçekleştirdiğini belirtmişti.
Gelişen bu durum, IRGC tarafından son AWS saldırılarının ana motivasyonu olarak sunuldu. Bu nedenle bölgedeki teknoloji altyapısı artık sadece bir ticari operasyon değil, aynı zamanda küresel güçler arasındaki jeopolitik hesaplaşmanın de kritik bir oyuncusu haline geldi.
Saldırılara rağmen Amazon'un hizmet kesintileri konusunda doğrudan resmi bir açıklama yapmaması merak uyandırıyor. Ancak teknoloji devlerinin bölgedeki hizmet sürekliliğini sağlamak için müşterilerini çatışmadan etkilenmeyen diğer veri merkezi lokasyonlarına kaydırmaları, şirketin bu hasara karşı hızlı operasyonel çözümler ürettiği şeklinde yorumlanabiliyor.
Gelecek dönemde ABD ve İran arasındaki savaşın ne gibi bir sona varacağı belirsizliğini koruyor. Bu durum, bölgedeki Amerikan teknoloji şirketleri için ciddi bir tehdit oluşturmaya devam ediyor. İslami Devrim Muhafızları'nın Microsoft, Apple, Google gibi devlere saldırma potansiyeli ve hatta Dubai merkezli Stargate gibi büyük yapılar üzerindeki açıklamaları bu endişeyi pekiştiriyor.
Amazon Web Services dahil olmak üzere global teknoloji firmalarının bölgedeki fiziksel varlıklarını koruma stratejileri, önümüzdeki aylarda jeopolitik risk yönetimi açısından yakından takip edilecek bir konu olarak öne çıkıyor.
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
E-posta adresiniz yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar (*) ile işaretlenmiştir.