Intel Hisseleri ve Yapay Zeka Dengesi
Bu çeyrekte açıklayacağı finansal sonuçlarla tüm sektörün nabzını tutması beklenen Intel, yapay zeka (AI) patlamasının şirketi ne kadar yükseltebileceğini netleştirecek. Şirket, son dönemde hisselerini yaklaşık üç katına çıkararak yatırımcıların dikkatini çekmiş olsa da gerçek büyüme potansiyelinin bu raporda gizli olup olmadığı merak konusu.
Yapay zeka geliştirme çalışmaları Intel için büyük bir talep yaratıcı fonksiyon olarak görülüyor. Yapay zeka ajanlarının ihtiyaç duyduğu merkezi işlemciler (CPU), pazarın yeniden canlanmasını sağlıyor ve analistler, Intel'in yaklaşık altı yıllık durgunluğun ardından en hızlı çeyreklik gelir artışını bildirmesini bekliyor.
Yeni müşterilere yönelik umutlar da yatırımcıların gündeminde. Özellikle Tesla ile yapılması planlanan iş birliği gibi sözleşmeli üretim (foundry) işlerindeki ivmenin gelecekte de artıp artmayacağı, şirketin uzun vadeli stratejisi için kritik önem taşıyor.
Apple Fırsatı ve Pazar Güveninin Sınırları
Piyasadaki en büyük soru işaretlerinden biri ise ABD Başkanı Donald Trump'ın geçtiğimiz Nisan ayında dile getirdiği ancak şirketler tarafından doğrulanmayan, Intel’in Apple için işlemci üretebilme potansiyelindeki bir anlaşma meselesi. Bu olası iş birliği, sadece finansal tabloyu değil aynı zamanda küresel yarı iletken rekabetini de yeniden şekillendirebilecek devasa bir potansiyele işaret ediyor.
Yarı iletken piyasasında genel bir satış dalgası yaşanıyor olsa da Intel'in hisseleri son dönemde baskı altında seyrediyor. 22 Haziran tarihinde görülen rekor kapanışın ardından çip endüstrisinde yaşanan genişlemeye rağmen, Intel’in en yüksek seviyelerin %25 üzerinde düşmesi endişe verici bir tablo çiziyor.
Yılbaşından bu yana hisseler %185 gibi rekor bir kazançla yükselmiş olsa da PC pazarından gelen talebin hala zayıf kalması ve kar marjlarının tarihi zirvelerin oldukça altında seyretmesi, şirketin genel zorluklarla mücadele ettiğini gösteriyor.

Yatırımcı Beklentileri Nasıl Şekilleniyor?
Bernstein gibi önemli analiz kurumları, piyasa iyileşmesinin beklentiyi desteklediğini belirtse de temellerin hala eleştirilmesi gerektiğini vurguluyor. Bu dönemde, Intel’in geçmiş çeyrekte satış yapabildiği dar kapasite ürünleri arasında rafa kaldırılmış eski ve düşük özellikli bileşenlerin yer alması da dikkat çekiyor.
Halkkan, LSEG tarafından derlenen verilere göre beklentiler oldukça net: Şirketin ikinci çeyrek gelirinin bir önceki yıla oranla %12,1 artarak 14.4 milyar dolara ulaşması ve hisse başına düzeltilmiş kazancın 0,21 dolar olması bekleniyor.
Yapay zeka odaklı veri merkezi segmenti ise bu yükselişin ana motoru olarak öne çıkıyor; burada %36,4 gibi dikkat çekici bir artışla 5,37 milyar dolarlık ciroya ulaşması bekleniyor. Ancak tüm bu pozitif sinyaller arasında bile TD Cowen analistlerinin belirttiği gibi düzeltilmiş brüt kar marjının yüzde 38,8 seviyesinde kalması zor görünüyor.
Bu düşük marj baskısının nedeni temelde yoğun fabrika yatırım maliyetleri ve yeni üretim süreçlerini devreye almanın yüksek işletme giderleridir. Intel'in bir yandan büyük ölçekli teknoloji yatırımları yaparken, diğer yandan piyasa beklentilerini karşılayıp karlılığını yeniden optimize etmesi önümüzdeki dönemde en büyük sınavı olacak.