
Sinema
İlayda İşeri: Tarla Fareleri mülkiyet kavgasını epik tiyatroyla anlatıyor
İlayda İşeri'nin yönettiği Tarla Fareleri, mülkiyet kavramını epik tiyatro ve absürt diyaloglarla sorguluyor.
Hexcore
3 dk
Veri Ağına Aktar

İşeri, filmde belirli bir coğrafyaya işaret etmekten kaçındığını belirtiyor. Köylülerin giyim tarzı, patates ekmeleri gibi detaylar Rus köylüsü havası uyandırsa da, yönetmen bu benzerliğin bilinçli bir tercih olmadığını vurguluyor. "Aslında filmin kurgusal bir dünyada geçmesini istedim. Dolayısıyla Türkiye'de herhangi bir yöre veya bölgeye ait görünmemesi tercihimdi" diyor. Film fikri, İşeri Moldova'da Sovyetler sonrası köylülerin yaşadıklarını konu alan Çeşme belgeselini çekerken ortaya çıkmış. Bu deneyim, Doğu Avrupa ve Balkan etkilerini hissettiren bir atmosfer yaratmış.
Yönetmen, Çeşme belgeseli sırasında Sovyetlerin dağılmasının ardından devlete ait toprakların, fabrikaların ve dükkanların sahipsiz kalmasını ilgi çekici bulmuş. Köylülere arazilerin eşit paylaşılacağı sözü verilmiş olsa da süreç öyle işlememiş ve köylülerin çoğu haklarının yendiğine inanmış. İşeri, bu durumun kendisinde "Toprağın asıl sahibi kim, mülkiyet aslında kime ait?" sorularını uyandırdığını söylüyor. Film, bu soruları evrensel bir düzleme taşıyarak izleyiciyi de sorgulamaya davet ediyor. İşeri, "İnsanlık tarihi boyunca toprak kavgası aslında birçok siyasi sorunun ve savaşın temelini oluşturuyor. Uzay boşluğunda dönüp duran yalnız bir kaya parçasından ibaret gezegenin topraklarını paylaşmak için hala kan dökülüyor" diyerek meselenin zamansızlığına dikkat çekiyor.
İşeri, seyirciyi hikayeye yabancılaştıran epik tiyatro tarzını benimsediğini açıklıyor. Brecht'in oyunlarından ve Beckett'in Godot'yu Beklerken eserindeki hiçbir yere varmayan diyaloglardan ilham alarak aradığı dili yakaladığını belirtiyor. Bu tercih, izleyicinin olup bitene dışarıdan bakmasını ve karakterlere mesafe almasını sağlıyor. Filmdeki tiyatro havası, mekanın mikro tutulmasıyla da destekleniyor; şehir farazi bir kavram olarak kalıyor ve köy sahnesi bir tür sahne gibi işlev görüyor.
İşeri, çocuk karakterlerin konuları derinleştirdiğine inanıyor. Filmin merkezinde yer alan çocuklar, mülkiyet ve güç ilişkilerini masumiyetleriyle sorgularken, yetişkinlerin dünyasındaki absürtlüğü daha görünür kılıyor. Yönetmen, bu sayede seyircinin hikayeye daha kolay dahil olmasını ve sorular sormasını hedefliyor. Tarla Fareleri, henüz vizyon takvimi açıklanmamış olsa da festival gösterimiyle dikkat çekmiş durumda. Türkiye'deki sinemaseverler için film, mülkiyet kavramına felsefi bir bakış sunan özgün bir yapım olarak öne çıkıyor.
Tarla Fareleri'nin vizyon tarihi henüz netleşmedi. Ancak Adana Altın Koza'da gösterilmesi, filmin ulusal ve uluslararası festivallerde yoluna devam edeceğini gösteriyor. İlayda İşeri'nin sinema dili, genç yaşına rağmen olgun bir anlatımı işaret ediyor. Film, seyirciyi toprak ve mülkiyet üzerine düşünmeye davet ederken, epik tiyatro geleneğini sinemaya taşıyan cesur bir deneme olarak değerlendiriliyor.
A24'nün Elden Ring filmi için yaklaşık 200 milyon dolarlık bütçe ayırdığı öne sürüldü.
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
E-posta adresiniz yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar (*) ile işaretlenmiştir.



