Kuzey Kore ile uzun süredir gergin bir sınır hattında barış görüşmeleri yapmayan Güney Kore, askeri gücünde köklü ve çağdaş bir dönüşüm gerçekleştiriyor. Seul hükümeti, ülkenin savunma stratejilerini yeniden tanımlayarak ordusundaki yaklaşık yarım milyon düzenli personelin tamamını kendi askeri operasyonlarında dron kullanabilen bireylere dönüştürmeyi amaçlıyor.
Bu iddialı girişim; özellikle son yıllarda Ukrayna ve Orta Doğu’ndeki çatışmalardan alınan derslerle şekillendirildi. Güney Kore Savunma Bakanlığı, insansız hava araçlarını (İHA) savaşın evrensel bir parçası haline getirmeyi hedefliyor. Bu çerçevede ordunun teknolojik altyapısı güçlendiriliyor; askerler sadece dronları yönlendirmekle kalmayacak, aynı zamanda dronları etkisiz hale getirebilecek lazer ve mikrodalga gibi gelişmiş savunma sistemleri ile donatılacak.
Asker Sayısındaki Eşitsizlik Korkusu
Mevcut askeri güç dengeleri Güney Kore için kritik bir endişe kaynağı oluşturuyor. Ülkenin 450 bin aktif asker sayısına sahip olması, yaklaşık on iki milyonu aşan bir ordunun bulunduğu Kuzey Kore ile kıyaslandığında sayısal olarak ciddi bir azınlık konumunda. Seul yönetimi, Ukrayna örneğinde olduğu gibi teknolojik üstünlük sayesinde sayısal dezavantajı ortadan kaldırmayı hedefliyor; bu doğrultuda 'dron gücü' stratejisi ön plana çıkıyor.
Makinelerle donatılmış bir ordu kurma planında önemli bir engel ise ülkedeki demografik yapının getirdiği zorluklar. Düşük doğum oranları sebebiyle zorunlu askerlik sistemine dayanan ordunun büyümesi imkansız hale gelmiş durumda ve mevcut savunma gücünü dahi korumak giderek zorlaşıyor.
Dağırma Kararı Yerli Üretime Odaklanıyor
Bu büyük değişim sürecinin uygulanabilirliği ise lojistik ve teknik detaylarla şekilleniyor. Savunma Bakanlığı, öncelikle bu yıl personelin önemli bir bölümüne eğitim amaçlı 11 bin dron temin etmeyi planlamaktadır; bu sayının 2029 yılına kadar 60 bine çıkarılması hedeflenmektedir. Güvenlik nedeniyle tedarik zincirinde Çin menşeli parçalardan kaçınma kararı alındı ve tüm dronların yerli bileşenlerle üretilmesi şart koşuldu.
Çin’in küresel pazar üzerindeki baskısı göz önüne alındığında, Güney Koreli savunma şirketlerinin yerel üretim için yeterince kapasiteye ulaşması bekleniyor. Ancak bu süreci destekleyecek tecrübeli ve rütbeli eğitim personeli bulunmaması da karşılaşılan önemli bir zorluk olarak öne çıkıyor.
Uluslararası Gözlem ve ABD’nin Hamleleri
Warlike modelinin merkezinde Ukrayna’daki gibi her askeri doğrudan pilot eğitmek yerine uzman ekiplerin konuşlandırılması yaklaşımı savunulsa da, diğer güçler de kendi hazırlıklarını yapmaktan vazgeçmiyor. Rusya cephesindeki saldırılarla mücadele eden Kuzey Koreli ordular dahi, ABD destekli eğitim programlarına katılmak üzere ülkesine dönüyor.
Bölgedeki askeri dengeyi gözlemleyen Amerika Birleşik Devletleri ise yaklaşımını değiştiriyor. 28 bin 500 kişilik askeri sayısına sahip ABD Ordusu, yeni acemi eğitimlerine dron operasyonlarını entegre etmeye başladı ve Pentagon'un bütçe taleplerinde bu sistemler için ayrılan dana ciddi miktarda kaynak gösteriliyor.