Antonin Baudry tarafından yönetilen "De Gaulle: Direniş," ulusal tarihi epik yapımı, Charles de Gaulle'ün direniş lideri olarak yükselişini anlatıyor. Pathé stüdyoları için bu iddialı iki bölümlük tarih filmi, başlangıçta beklenen performansı gösteremese de şimdi Fransız sinema salonlarında yavaş ama istikrarlı bir geri dönüş yaşıyor.
Filmin başarısı şaşırtıcı derecede ağızdan ağıza yayılma etkisine ve sıcak hava dalgalarının seyircileri kapalı ve klimalı sinemalara çeken ek etkisiyle tetikleniyor. Cannes Film Festivali'nde dünya prömiyeri sergiledikten sonra, filmin ilk bölümü 3 Haziran'da vizyona girmişti. Variety dergisinin eleştirilerinde "eski Hollywood şaheserlerine benzetiliyor" sözleriyle övgü alan bu destan, şu ana kadar Fransa genelinde bir milyon iki yüz bin seyirciye ulaştı.
Bilet satışları zamanla yavaşlamak yerine tam tersine ivme kazandı. Üçüncü haftada %17,2 gibi ciddi bir artış gözlenirken, son weekend ise filmin Fransız sineması için özel olarak düzenlenen indirimli bilet etkinliği olan "La Fête du Cinéma"a ekleleriyle satışlar rekor kırdı ve önceki hafta üzerine %68 arttı.
Film İvmesini Nasıl Yakaladı?
Filmi takip eden Safaee, pozitif ilgiyi üçüncü haftada hissederek, bu yükselişin sadece hava durumuyla sınırlı olmadığını belirtti. "Biz filmleri normal bir seyir eğrisiyle devam ederken %17 artış gösteren yapımlardan biri olduk", dedi. Bu ivme dördüncü hafta da devam etti ve hatta o hafta toplam girişler %114 oranında arttı.
Bu durum Pathé için son derece önemli; çünkü stüdyo birinci filmin vizyonundan sadece üç hafta sonra, 26 Haziran'da ikinci bölümünü "De Gaulle: I Yazdığım Adın" olarak gösterdi. Bu iki film, Julian Jackson'ın yazdığı "De Gaulle: Fransa’nın Bir Fikri" adlı kitabından uyandı.
Filmde General Charles de Gaulle rolünde Simon Abkarian varken; Pierre Koenig'yi Benoît Magimel, François Darlan'ı Mathieu Kassovitz ve Winston Churchill ile Franklin D. Roosevelt rollerini Niels Schneider, Simon Russell Beale ve Campbell Scott gibi isimler üstlendi. Direniş hareketinin genç yüzlerini ise Florian Lesieur ve Anamaria Vartolomei canlandırıyor.
Blockbuster Çıkışın Zorlukları
Pathé için bu proje, daha önce "Monte Kristo Kontu" veya iki bölümlük olarak çıkan "Üç Musketiyle" gibi yapımları aratmayacak kadar iddialıydı. Filmin bütçesi 85 milyon dolar civarında hesaplanmış ve Pathé onu tam teşekküllü bir blokbaster gibi pazarlamıştır. Ancak gösterim başlangıcında seyirci ilgisi beklenen seviyelerde değildi.
Safaee, filmin güçlü tanıtım kampanyasına rağmen ilk dönemde izleyici çekmekte zorlandıklarını kabul etti. Sorunun kaynağı olarak De Gaulle'ün kişiliğinin zaman zaman mesafeli veya siyasi yüklü algılanabilmesi ve bu durumun bazı izleyicileri uzaklaştırması gerekebilir. Ancak film, genellikle bilinen versiyonundan farklı, daha az tanınmış bir generalini gösteriyor.
Yönetimin başlangıçta hedeflediği kitle olgun ve erkek ağırlıklı olsa da, stüdyo özellikle genç seyirciler nezdinde erişimlerini genişletmeye odaklandı. Bu yeni nesil ile bağlantı kurmak için YouTube yıldızı Inoxtag'ın Pathé sinemalarında izleme partileri düzenlemesi ve Baudry ile film sonrası tartışmalara katılması büyük bir adım oldu.
Bu, Pathé'nin 130 yıllık tarihinde ilk kez bir internet içerik üreticisini markayı yeni nesillere tanıtmak amacıyla dahil etmesiydi. Safaee, sosyal medyanın gençlerin filmle ilgili bilgiyi edindiği ve konuşmaların yapıldığı alan olduğunu vurguladı.
İkinci Film Vizyonu: Gençlik Direnişi
Pathé bu stratejinin etkisini daha önce de görmüştü. Örneğin, Fransız oyuncu Pierre Niney'nin "Monte Kristo Kontu"nu takipçilerine tanıtması ve filmi 2024'ün ikinci en büyük gişe başarısı haline getirmesi sosyal medyanın gücünü kanıtlamıştı.
Şimdiki filmde, bu yeni neslin enerjisi direniş hareketindeki gençlik karakterlerinin öne çıkmasıyla seyirciyle bağ kuruyor. Özellikle lise öğrencilerinin kendi başlarına organize olarak gösterdikleri protestoların canlandırılması, izleyicilerin kendilerini o olayların yerine koymasını sağlıyor ve onlara ne yapacaklarını sorgulattığı belirtiliyor.
Pathé yöneticisi Safaee, arka arkaya iki film yapmanın hem yaratıcı hem de ticari açıdan büyük bir meydan okuma olduğunu dile getirdi. Ancak stüdyonun bu tür geniş ölçekli Fransız sinema projelerinden çekinmeyeceğini belirtti. Bu filmlerin yerel sinemaya iyi gelmesi ve yeni bir bakış açısı sunması gerektiği fikrinde.
Değeri olan şey, "Monte Kristo" gibi yapımların küresel uluslararası telif haklarına sahip eserler olması durumundayken, De Gaulle'ün ulusal figür olması nedeniyle bu tür projelerin uluslararası ölçekte üretilmesinin çok daha zor olduğu gerçeği de yadsınamaz.