
Teknoloji
Görme Kaybına Umut: Biyonik İmplant Avrupa Onayını Aldı
Science Corporation tarafından geliştirilen Prima biyonik göz sistemi, ileri evre görme kaybı yaşayan hastalara umut vaat eden CE onayını aldı.
Hexcore
3 dk
29 Temmuz 2026

Görüş dünyasında çığır açan bir gelişme daha yaşandı. ABD merkezli bilim devi Science Corporation tarafından geliştirilen ‘Prima’ isimli biyonik göz sistemi, Avrupa pazarında kullanılması için gerekli olan kritik CE onayını nihayet aldı. Bu teknoloji, ileri evrelerde yaşanan görme problemlerine karşı hasta başına yeni bir umut ışığı tutuyor ve önümüzdeki aylardan itibaren ticari kullanımının yolunu açması bekleniyor.
Sarı nokta hastalığından (makula dejenerasyonu) şikayetçi olan milyonlarca insan için geliştirilen Prima sistemi, retinanın altına yerleştirilen kablosuz bir implant ile özel tasarlanmış gözlüklerden oluşuyor. Tıbbi uzmanların bildirdiği raporlara göre sistem üzerinde yapılan son klinik denemeler olağanüstü sonuçlar doğurdu; testlerde katılan hastaların yüzde 84'ünün harfleri, sayıları ve kelimeleri tekrar okuyabildiği tespit edildi.
Prima teknolojisinin temel çalışma prensibi oldukça sofistike. Kullanıcı, özel gözlüğün kamerasını aracılığıyla çevresindeki nesneleri görüntülerken, bu görüntü işleme sürecinden geçer. İşlenmiş veriler daha sonra göze yakın kızılötesi bir ışık formu olarak iletilir. Retinanın hemen altına cerrahi yöntemlerle yerleştirilen implant ise bu ışığı elektriksel uyarı sinyallerine dönüştürür.
Bu elektrik sinyalleri doğrudan retina üzerinden beyne aktarılır ve hasarlara uğramış görsel hücrelerin yapması gereken görevleri kısmen devralarak hastanın görüntü algısını yeniden düzenler. Sistem bir görüntüyü ekranda yansıtmak yerine, beynin doğuştan yorumlayabileceği elektriksel uyarıları üreterek görme sürecini kısmen restore ediyor.
Bu tasarımın en büyük avantajlarından biri de kablosuz olmasıdır. Implant’un vücudun diğer bölgelerine veya dışarıdan güç sağlaması gereken kablolara ihtiyaç duymaması, hem güvenlik açısından önemli bir adım atılmasına yardımcı oluyor hem de kullanım kolaylığını artırıyor.

Görüntü protezi teknolojisi yeni değil; geçmişte ikinci görüş (Second Sight) gibi şirketlerin Argus cihazıyla benzer girişimleri oldu. Ancak, bu erken dönem sistemlerin ticari operasyonlarda yaşanabileceği teknik destek ve güncel teknoloji sağlamadaki zorluklar önemliydi. Prima sistemi ise bu sorunların üzerine geliştirilmiş, pazar odaklı bir yaklaşımı temsil ediyor. Henüz tam anlamıyla doğal görme keskinliğine ulaşmasa da mevcut haliyle bile hastaların hayatını değiştirecek yeni ufuklar açıyor.
Kurucu Max Hodak’ın belirttiği gibi teknolojinin şu anki durumu, kullanıcıya dar bir görüş alanında siyah-beyaz görüntüler sunuyor; bu deneyimi “merkezinde ince bir pipetten bakmaya” benzetiyor. Ancak sistemin kendisi görmenin tamamen kaybolduğu aşamada dahi bu şekilde işlev görebiliyor olması bilimsel açıdan büyük bir sıçramayı işaret ediyor.
Science Corporation, kısa vadede siyah-beyaz implantın sınırlarını zorlarken, uzun vadede renkli görüntü sunabilen ve doğallık konusunda insan gözüne daha yakın olan yeni sürümler geliştirmeyi hedefliyor. Bu alandaki gelişmeler, bilim dünyasının sadece görme kaybıyla değil, genel nörolojik rehabilitasyon alanlarıyla da kesişiyor. Tıpkı felçli hastaların hareket kabiliyetini geri kazandırmayı hedefleyen diğer beyin-bilgisayar arayüzü projeleri gibi, biyonik göz de insan sinir sistemleri ile teknoloji arasındaki bariyeri kaldırma yolundaki büyük bir adım.
Bu teknolojilerin potansiyeli sadece görme kaybına yönelik değil; aynı zamanda görmenin doğallığını geri getirme vaadiyle insani yardım tarafında devrim yaratma gücüne sahip. CE işaretinin alınmasıyla şirketin Almanya başta olmak üzere Avrupa'daki hastalarla buluşması bekleniyor, ancak bu yeni tedavilerin maliyetleri ve uygulama süreçleri hakkında henüz resmi bir açıklama yapılmadı.
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
E-posta adresiniz yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar (*) ile işaretlenmiştir.