Avrupa Adalet Divanı, bir teknoloji devi olan Google'a karşı verilen milyarlarca Euro’luk antitröst (rekabet kuralları) cezasının kesinleşmesiyle dijital pazar rekabetinde önemli bir emsal daha oluşturdu. Haftalar süren ve şirketi alt etme çabalarıyla sonuçlanan uzun bir hukuki sürecin ardından, Divan'ın verdiği karar Google aleyhine teyit edildi.
Bu karar, sadece Google için değil; dijital ekonomilerde piyasa gücünün nasıl kullandığı ve bu gücün hangi kurallarla denetilebileceği açısından kritik öneme sahip. Özellikle mobil işletim sistemi Android bağlamında uygulanan ceza, bir teknoloji şirketinin kendi ekosisteminde hakim konumunu kötüye kullanma şekillerini net bir şekilde ortaya koyuyor.
Cezanın Derinlikleri ve Gerekçesi
Avrupa Komisyonu tarafından ilk olarak belirlenen bu cezalar, Google’ın dünya genelindeki mobil platformlarındaki hegemonyasına odaklanıyordu. Şirketin 2008 yılında Android'i açık kaynaklı bir sistem olarak piyasaya sürmesiyle hızla büyümesi, zamanla küresel cihaz pazarlarında baskın bir konuma gelmesine neden oldu. Ancak bu hızlı yükselişin temelinde Google’ın telefon üreticileri ile imzaladığı stratejik anlaşmalar yatıyordu.
Bu tür anlaşmalar aracılığıyla teknoloji devleri; Android işletim sisteminin üzerine kendi arama motorlarını, Chrome tarayıcısını ve Play Store uygulama mağazasını zorunlu olarak yüklemeye başladı. Bu durum, pazardaki rakiplik için hayati önem taşıyan diğer arama motorları veya alternatif uygulama platformlarının cihazlara erişimini büyük ölçüde kısılandı. Rekabetin engellendiği gerekçesiyle Avrupa Komisyonu 2018 yılında rekor seviyede bir yaptırım uyguladı ve şirket bu karara karşı uzun süren hukuki mücadele verdi.
Alt mahkeme süreçlerinde belirlenen cezalar, son olarak Google'ın üst düzey yönetimi Alphabet tarafından temyiz edilmek üzere Avrupa Adalet Divanı’na taşındı. Ancak Divan’ın onayıyla aleyhe verilen ceza kesinleşti. Karar metininde ise "Google ve ana şirketi Alphabet tarafından Genel Mahkeme kararına yapılan itiraz reddedilmiştir; Android işletim sisteminin hakim konumunun kötüye kullanılması sebebiyle Google Arama'na uygulanan yaptırım teyit edilmiştir" denildi.
Şirketten Tepki ve Finansal Etkisi
Kararın kesinleşmesi üzerine Google cephesinden de bir açıklama yapıldı. Şirket sözcülerinin bu karara yönelik eleştirileri, Android'in kullanıcılar için açık tutulduğu, birlikte çalışabilir ve ücretsiz olduğu yönündeki yatırımlarına rağmen rekabet kurallarının sert uygulandığını öne sürdü. Şirket temsilcilerinden alınan bilgiye göre, 2018’de verilen ilk karara uyum sağlamak adına anlaşmaların gerekli düzenlemeleri yapıldığı belirtildi. Ancak mahkeme bu açıklamaları dikkate alarak cezanın uygulanmasını onayladı.
Bu yeni kararyle birlikte Google'a karşı AB’nin son on yılda uyguladığı antitröst cezalarının toplam tutarı yaklaşık 11 milyar Euro seviyesini geçti. Bir önceki dönemde alışveriş karşılaştırma servisi nedeniyle aldığı 2,42 milyar Euro gibi ciddi bir ceza bulunuyordu.
Sektördeki Yeni Eğilimler
Özellikle bu tarz büyük antitröst kararları, sadece mali kayıplarla sınırlı kalmıyor. Bu tür hukuki yenilgiler; Google aleyhine küresel çapta tazminat davalarının açılması için de yol açan emsaller yaratabiliyor. Zaten İsveç’te PriceRunner gibi bir rakip, Google'a karşı açtığı dava sonucunda yaklaşık 1,5 milyar dolar seviyesinde önemli bir tazminat alarak bu tür yasal baskıların ne kadar gerçek olduğunu göstermişti.
Mevcut durum dikkate alındığında; gelecekte Google’ın arama sonuçlarında kendi hizmetlerini ön plana çıkarma politikaları ve Play Store uygulamalarındaki uygulamalarına yönelik yeni soruşturmalar kaçınılmaz görünüyor. Özellikle Avrupa Birliği'nin Digital Markets Yasası yani DMA çerçevesinde yürütülen çalışmaların bu kararla daha da güçleneceği öngörülüyor. Uzmanlar, Android’e uygulanan bu ağır yaptırımların dijital piyasalarda rekabet ve şeffaflık için atılmış çok önemli bir adım olduğunu belirtiyor.