

Chile’de konumlanan NSF-DOE tarafından finanse edilen Vera C. Rubin Gözlem Merkezi, on yılı aşkın süredir hazırlanan dev bir bilimsel girişime resmen başladı. Gökyüzündeki her köşeyi inceleme hedefiyle yola çıkan bu proje, evrenin nasıl genişlediğinden karanlık madde ve enerji gibi en büyük gizemlerine kadar pek çok sorunun cevabını bulmamızı sağlayacak.
Bu dev gökyüzü haritası çalışması 30 Haziran'da resmen başladı. Dünya üzerindeki bilim camiasının hayranlıkla izlediği bu proje, önümüzdeki on yıl boyunca sadece güney gökyüzünü kapsamlı bir şekilde gözlemleyecek ve her birkaç saatte yeni bir fotoğraf yakalayacak.
Vera C. Rubin Gözlem Merkezi, dünyadaki en büyük dijital kameralardan biri olan 3200 megapiksel çözünürlüğünde bir imajlandırma sistemine sahip. Bu dev kamera, gece gökyüzünü neredeyse dakikada bir kare çekerek evrenin ultra geniş ve son derece yüksek çözünürlüklü zaman atlamalı kayıtlarını oluşturacak.
Ulusal Bilim Vakfı'ndan yapılan açıklamada, "Bugün tarihteki en büyük kozmik filmi çekmeye başlıyoruz" denilerek bu heyecan verici başlangıç vurgulandı. Meraklı gözler, merkezi ilk imajları geçen yaz test çalışmaları sırasında alırken, milyonlarca galaksi ve yıldızın yanı sıra daha önce görülmemiş binlerce asteroide dair çarpıcı görüntüler elde edilmişti.

Legacy Survey of Space and Time (LSST) olarak bilinen on yıllık bu dev proje boyunca Rubin Gözlem Merkezi gökyüzündeki her noktayı yaklaşık 800 kez ziyaret edecek. Bu yoğun takip sayesinde bilim insanları, yıldızların ve galaksilerin zaman içinde nasıl değiştiğini veya evrende hangi büyük kozmik olayların gerçekleştiğini kaydedebilecekler.
Haftanın diğer dikkat çekici başlıklarından biri ise yapay zekâlı böcekleri içeren araştırmalar oldu. Singapur’daki Nanyang Teknoloji Üniversitesi ve Waseda Üniversitesi ekipleri, biyolojik sistemlerle teknoloji birleşimi (siberleştirilmiş böcekler veya cyborg) alanında çığır açan bir gelişme kaydetti.

Bilim insanları, karıncalara benzer türlerdeki vücut yapısına sahip siberleştirilmiş hamam böcekleri için özel sualtı dalış kıyafetleri geliştirdi. Bu giysi sayesinde siber böcekler artık saatlerce su altında hayatta kalabiliyor ve yüzebiliyor.
Yere düşen veya sel gibi felaket yaşayan bölgelerdeki arama ve kurtarma (SAR) operasyonları genellikle insan, hayvan veya büyük robotların giremediği zorlu alanlarla sınırlıdır. Siborg hamam böcekleri, bu tür kapalı, su altı veya dar geçişlerde keşif yapma potansiyeline sahip oldukları için gelecekte hayat kurtarıcı bir araç olarak görülüyor.
Mevcut deneysel modellerde kullanılan siberböcekler aslında Madagaskar'a özgü çekiç burunlu karıncalardır. Esnek dalış kıyafeti; oksijen üreten özel bir tank, esnek bir dış kabuk ve böceğin nefes alma deliklerine (spirakallar) bağlanan dört silikon besleme borusundan oluşuyor.
Son çalışmalarında bu siber robotların test ortamlarında üç saate kadar su altında yüzebildiğini rapor eden araştırmacılar, böcekler üzerindeki bakım süreçlerinin sonrasında hasar görmeden çıkarması da teknik olarak başarılmış oldu. Çalışma, Nature Communications adlı bilimsel dergide yayınlandı.

NASA'nın yeni planlarına göre yaklaşan yıllarda Ay yüzeyine yönelik büyük bir keşif serisi geliyor. NASA, daha önce planladığı yörüngede dönen Lunar Gateway uzay istasyonu yapma hedeflerinden geçici olarak vazgeçerek bunun yerine 20 milyar dolarlık dev bir Ay Üssü inşa etme kararı aldı.
Bu köklü stratejik değişikliğin ardından, Ay üssüne ilk yükleri ulaştıracak üç misyonun 2026 yılı sonundan önce gerçekleşmesi planlanıyor. Ancak bu kapsamda dört yeni görev daha duyuruldu ve bunlar 2028 yılının sonunda Ay'a doğru yelken açacak.

Bu değerli teslimatlar için NASA, Astrobotic, Firefly Aerospace ve Intuitive Machines adlı üç firmaya yaklaşık 600 milyon dolar değerinde söz verdi. Bu şirketler, Ay Üssü projesi kapsamında bilimsel yükleri taşımaktan sorumlu olacaklar. Her firmanın Görev Yükleyici (lander) tasarımlarının güncellenmesi bekleniyor.
Yeni görevlerle yapılacak teslimatlarda SCALPSS (Stereolu Kamera ile Ay Plazması Yüzey Çalışmaları), LRA (Lazer Retroreflektör Dizisi) ve LETS gibi bilimsel araçlar bulunuyor. Her mission'ın benzer bilimsel yükler taşımayı planlaması, toplanacak veriler üzerinde birbirini destekleyen bütünsel bir etki yaratmayı hedefliyor.




Topluluk yargısını şekillendirmek için fikrini tek bir sinyalle belirt.
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
E-posta adresiniz yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar (*) ile işaretlenmiştir.