
Sinema
Girl in Red'den Cesur Bir Çıkış: 'Low Expectations' ile Sinemada Yeni Bir Sayfa
Girl in Red olarak bilinen Marie Ulven, 'Low Expectations' filmiyle sinemada kendisinden çok farklı bir karakteri canlandırıyor.
Hexcore
4 dk
Veri Ağına Aktar

Müzik dünyasının en özgün seslerinden biri olarak tanınan Marie Ulven, sahne adıyla Girl in Red, şimdi de sinema perdesinde boy gösteriyor. Norveçli yönetmen Eivind Landsvik'in yeni dram filmi "Low Expectations" ile izleyici karşısına çıkan Ulven, bu kez kendisini değil, kendisinden çok farklı bir karakteri canlandırıyor. Cannes Film Festivali'nin Directors' Fortnight bölümünde dünya prömiyerini yapan film, ardından Norveç Uluslararası Film Festivali Haugesund'da gösterildi ve şimdiden hem müzik hem sinema eleştirmenlerinin dikkatini çekti.
Marie Ulven, Variety'ye verdiği röportajda bu yeni deneyim hakkında oldukça samimi açıklamalarda bulundu. Ünlü şarkıcı, canlandırdığı Maja karakterinin kendisinden çok farklı olduğunu ve bu rol için büyük emek harcadığını belirtiyor. Ancak asıl zorluğun, sanatçı kimliği nedeniyle insanların bu karakteri doğrudan kendisiyle özdeşleştirmesinden kaynaklandığını söylüyor. "Bu biraz sinir bozucu çünkü ben Maja'dan çok farklıyım ve bu role çok emek verdim. Ama sırf ben de bir sanatçı olduğum için bazı insanlar 'Sanırım bu o' diye varsayıyor. Bu beni rahatsız ediyor, bu yüzden Eivind bana bu rolü teklif ettiğinde tereddüt ettim" diyor.

Film, yıllarca süren uluslararası başarının ardından duygusal bir çöküş yaşayan Maja'nın hikayesini anlatıyor. Maja, tüm dünyada tanınan bir müzisyenken, yaşadığı zorluklar sonucu memleketine döner ve yerel bir lisede çalışmaya başlar. Bu sıradan yaşam, onun hem kendisiyle hem de geçmişiyle yüzleşmesini sağlar. Marie Ulven, senaryoyu ilk okuduğunda bu hikayenin kendisine çok yakın olduğunu düşünerek başta reddetmeyi düşünmüş. "İlk özeti duyduğumda 'Ben gerçekten kim olduğum kişiyken şarkı söylüyormuş ya da sanatçıymış gibi yapmak istemiyorum' dedim. Ama sonra tüm senaryoyu okudum ve 'Tamam, burada bir ayrım var' diye fark ettim" şeklinde konuşuyor.
Ulven, Maja karakterinin kendisinden farklı olarak sanatını tamamen bırakmayı seçtiğini, ya da daha doğrusu onu askıya aldığını belirtiyor. "Maja hala özel bir şey sunabileceğini hissediyor ve bundan vazgeçmek yazık olur. Ama hayatının o döneminde bir sanatçı değil ve sonunda beni 'evet' demeye iten şey de bu oldu" diyor. Bu noktada Ulven, sanatçıların ara vermesinin aslında gerekli olduğunu düşünüyor. Los Angeles'ta tanıştığı birinin kendisine "Marie, sen bir kuluçka dönemindesin" dediğini aktaran şarkıcı, sanatçıların kendilerini kitaplara ya da başkalarının sanatına kaptırdıkları anlara izin vermelerinin önemli olduğunu vurguluyor.
Marie Ulven, 2018 yılında yayınladığı "I Wanna Be Your Girlfriend" adlı teklisiyle dünya çapında üne kavuştu. The New York Times, onun için "hiç sahip olmadığı eşcinsel müzik rol modeli" haline geldiğini yazmıştı. O günden bu yana Sabrina Carpenter ile "You Need Me Now?" parçasında düet yaptı ve tüm zamanların en yüksek hasılatlı turnesi olan Taylor Swift'in Eras Tour'unda açılış sanatçısı olarak sahne aldı. Şimdi ise sinemada kendini kanıtlama yolunda ilerliyor. Bu geçiş, müzikten sinemaya adım atan sanatçıların sayısının arttığı bir dönemde dikkat çekici bir örnek olarak öne çıkıyor.
Marie Ulven, Maja karakterinin yaşadığı zorlukları kendi bakış açısıyla yorumluyor: "Maja başarılıydı, ancak akıl hastalığı, uyuşturucu bağımlılığı ve baskı nedeniyle bununla başa çıkamadı. En azından benim yorumum bu. Bir şeyi belirli bir önem düzeyinde yaptığınızda bu durum ilişkilendirilebilir. Sonrasında ona layık olmanız gerektiğini hissediyorsunuz." Bu sözler, sanat dünyasının görünmeyen yüzünü ve başarının getirdiği psikolojik yükü gözler önüne seriyor. Ulven, bu baskıya karşı sanatçıların kendilerine dürüst olmaları gerektiğini savunuyor: "Herkes için farklıdır, ancak bir sanatçı olarak güçlü kalmalısınız. Çok üretken de olabilirsiniz, ancak motivasyonunuz stres ve güncel kalma ihtiyacıysa, bu dürüst değildir."
Filmin Türkiye'deki gösterim tarihi henüz açıklanmadı. Ancak Cannes'daki prömiyerinin ardından festival turuna devam eden yapımın, önümüzdeki aylarda uluslararası platformlarda yer alması bekleniyor. Norveç yapımı bağımsız filmlerin Türkiye'deki dağıtımı genellikle sınırlı olsa da, dijital platformlar sayesinde izleyicilere ulaşması muhtemel. Marie Ulven'in hayranları, bu yeni deneyimini merakla bekliyor.
Marie Ulven, şimdilik sadece bu filmle sınırlı bir sinema kariyeri planlamadığını, ancak oyunculuğun kendisine yeni bir yaratıcı alan açtığını ifade ediyor. Müzik kariyerine devam ederken, sinema deneyiminin onun sanatsal bakış açısını zenginleştirdiği açık. "Low Expectations", hem Ulven'in hem de yönetmen Eivind Landsvik'in kariyerinde önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. Sanatçının bu cesur adımı, müzik ve sinema dünyasının kesişiminde yeni bir hikayenin başlangıcı olabilir.
90'ların kült suç dramalarının unutulmaz ismi Samuel Monroe Jr., 52 yaşında hayatını kaybetti.
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
E-posta adresiniz yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar (*) ile işaretlenmiştir.



